likit fon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
likit fon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ocak 2011 Çarşamba

Bireysel emeklilik fonları hisse atağına başladı

Bireysel emeklilik fonları hisse almaya başladı. 2010’da emeklilik fonlarında getiriler yüzde 30’ların üzerine çıkarken, fonların hisse oranı yüzde 12’ye çıktı. 2011’de faizlerdeki düşük seyir nedeniyle ilginin sürmesi bekleniyor.



ZEYNEP AKTAŞ
Bireysel emeklilik fonları, düşen faiz ortamında gerileyen sabit getirili enstrümanlar yerine hisse senetlerine ağırlık vererek atağa geçti. Emeklilik fonları içindeki hisse oranı yüzde 12 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye’deki yatırım fonlarının toplam büyüklüğü içinde hissenin payının yüzde 4 olduğu düşünüldüğünde bu oran bireysel emeklilik fonları için hiç de azımsanmayacak bir oran.
2011 yılında fonların büyüme yılı olması bekleniyor. Ata Portföy Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Gerz, düşen faizler ile birlikte yerli yatırımcının faizli enstrümandan hisseye yönelmesini beliyor. Gerz fonlara ilişkin yaptığı değerlendirmede, “2011 yılı profesyonel fon yönetiminde uzun vadeli büyüme döneminin başlangıcı olmaya aday” dedi.
Gerz’in bu değerlendirmesi Türkiye’de para piyasalarının gelişim seyrine bakıldığında önümüzdeki dönemin trendini koyuyor biraz da ortaya. Anlaşılan giderek azalan getiriler kurumsal yatırımcıların da hisse senedine yönelmesine neden oluyor. Eğer beklendiği gibi fonlar borsadaki paylarını artırırsa o taktirde 2011 borsa için daha da renkli ve yüz güldürücü olacak. Emeklilik fonlarının borsaya gelişi ister istemez hisse senetleri piyasasına derinlik kazandıracaktır.

Neden bireysel?
Bireysel emeklilik sisteminde bireyler aylık periyotlarla katıldıkları fona ödemede bulunurken fon da bu nakdi uzun vadeli yatırım enstrümanlarında değerlendirmekte. Burada amaç katılımcıyı tasarrufa yönlendirirken emeklilik döneminde beli bir gelir elde etmesini sağlayabilmek. Tabi bunun olabilmesi her şeyden önce kuruluş amacına uygun şekilde fonun yönetilebilmesinden geçiyor.
Kişiler bu sisteme gönüllü katılarak, sosyal güvenlik sisteminin sağladığı emeklilik gelirine ek bir gelir sağlayabilmekte.
Emeklilikle birlikte yaşam standardının değişmesi ve maddi sıkıntı yaşama ihtimali her birey için ciddi bir risk. İnsan ömrünün uzaması emeklilikte finansal varlıkları yönetme ve varlıklarını koruma gerekliliğini de ister istemez beraberinde getirmekte. Finans piyasası içinde, emeklilikte birikimini en azından enflasyon karşısında korumak ve doğru yatırımlar yapabilmek ilerleyen yaşlarda daha da zorlaşmakta.

Hisse fonlar önem kazanıyor
Hisselerin getirisi daha yüksek olunca A tipi fonlara ilgi artacaktır. Bu açıdan sabit ancak düşük getirili fonlar yerine A tipi fonlar önümüzdeki süreçte revaçta olursa şaşmamak gerekir.
Kurumsal yatırımcının hisse senetlerine ilgi göstermesi geçtiğimiz yıllarda hep arzu edilen bir gelişmeydi. Piyasalardaki güven artması için kurumsal yatırımcının piyasadaki varlığının sürmesi veya daha da payını artırması önemli. 




17 Ocak 2011 Pazartesi

Likit fon kalkıyor!

Geçen yıl yatırımcısına yüzde 2.2 kazandırarak yatırım araçlarının gerisinde kalmıştı.

Sermaye Piyasası Kurulu’nun yatırımcısına 2010 yılında ortalama yüzde 2.2 kazandıran likit fonlarla ilgili çalışma yaptığı öğrenildi. Edinilen bilgilere göre SPK'da oluşan hâkim görüş kısa vadeli yatırım yapan vatandaşların ya mevduat yapması veya gerçek fon alması yönünde. Bu görüş hayata geçerse likit fonlar ortadan kalkacak

3 2 milyar liralık fon pazarının 23.6 milyar lirasının (yaklaşık yüzde 73) park ettiği likit fonların yatırımcıya getirisi 2010 yılı boyunca yüzde 2.2'de kalınca Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) fon yatırımcıları aleyhine oluşan bu durumu düzeltmek için harekete geçtiği öğrenildi. Edinilen bilgilere göre SPK'da başlayan çalışmada oluşmaya başlayan genel kanaat, likit fonların gerçek anlamda bir yatırım ürünü olmadığı, müşterilerin dezavantajına işleyen bir mevduat ikamesi olduğu yönünde oluştu. SPK yetkililerinin bu yüzden şimdiye kadar likit fonlara yatırım yapan 2.6 milyon yatırımcının ya mevduat yapması veya gerçek fon almaları yönünde çalışma başlattıkları ifade edildi.

BONO VADESİNE KISITLAMA
Çalışma sonucunda böylece likit fonlar tamamen ortadan kaldırılabilecek. Ancak yetkililer likit fonların yatırım yaptıkları ve vadesi kısa olan Hazine bonoları yerine daha uzun vadeli bono yatırımı yaparak getirilerinin artırılabileceği yönünde bir düzenleme de olabileceğini ifade ediyorlar. Buna göre likit fonlar minimum 3 veya 6 ay vadeli bono alabilecek. Veya fona belirli bir vade konulacak. Fon gecelik repo yapıp gecelik faiz veremeyecek. Repo yapmak isteyen vatandaşın kendisi yapacak. SPK ayrıca tüm bilgilerin internette şeffaf ortamda yayımlanmasını sağlayacak düzenleme yapacak. Böylece yatırımcı fonun getirileri ve günlük, aylık ve yıllık yönetim ücretlerini net olarak görüp ona göre yatırım yapacak.
Ayrıca Takasbank bünyesinde oluşturulacak fon platformu ile vatandaşların elektronik olarak istenilen fonun alınmasını sağlayacağı bir ortam oluşturulacak. SPK'yı düzenleme yapmaya zorlayan Likit fon hem yatırımcıya kazandırdığı hem de aldıkları fon yönetim ücreti ile 2010'da yatırımcıyı en çok üzen fon tipi oldu. Çünkü yatırımcıya yüzde ortalama 2.2 kazandıran likit fonların yönetimi için fon kuruluşları bu tutarın iki misli olan yüzde 4.2'lik kazancı kasalarına koydular. 3 milyon 226 binlik fon yatırımcısının 2 milyon 648 bininin yani yüzde 82'sinin toplandığı likit fonlarda para kısa vadeli bono ve repoda değerlendiriliyor. 2010 yılı boyunca repo oranlarının yüzde 7 civarında olduğu düşünüldüğünde yatırımcıların kendilerinin paralarını profesyonel yatırımcılar yarine kendileri yönetmeleri halinde yüzde 7 gelir elde edebileceklerdi. Rosyanet'ten alınan verilere göre tüm yatırım fonlarının 3.2 milyona ulaşan yatırımcılara yıllık ortalama kazancı yüzde 4.04 olabildi. Oysa yatırım fonlarının yönettiği 32.1 milyar lirayı bulan toplam fon tutarından elde ettikleri yönetim ücreti tutarı da yatırımcıya kazandırılan bu tutarla neredeyse aynı oldu. Fon yöneticisi kurumlar 32.1 milyar lira olan fonların yönetiminde yüzde 3.34'lik tutarı yönetim ücreti olarak kestiler. Fon yöneticilerinin 2010'da yönetim ücreti olarak aldıkları tutar 1 milyar 109 milyon lirayı buldu.

YÜZDE 2.2 KAZANDIRDI
Likit fonlar sayıları 2.6 milyona ulaşan yatırımcılarına 2010’da 1 yıllık sürede % 2.2 kazandırabildi. Bu kazanca rağmen % 4.2’lik fon yönetim ücreti kesilmesi SPK’nın tepkisini çekti.

Ücretleri yüzde 3.6’yla sınırlandırmıştı 
SPK yaptığı düzenleme ile 16 Temmuz 2010'dan itibaren yatırım fonlarında yönetim ücretine üst sınır getirerek yüzde 50 indirime gitmişti. SPK, 16 Temmuz 2010'dan itibaren yatırım fonlarına günlük en fazla yüz binde 10 oranında yönetim ücreti kesilmesini zorunlu hale getireceğini açıklayarak yıllık yüzde 5 civarında olan fon yönetim ücretlerine yüzde 3.6 olacak şekilde tavan koymuştu. Yatırım fonu yöneticileri 2010'da yönetip enflasyonun altında sağladıkları getiri ile 1.1 milyar lira gelir elde ettiler. Bu tutar önceki yıl 1.4 milyar liraydı. Yönetim ücreti tutarının azalmasında ise baş faktör fona yatırım yapanların azalması geliyor. Fonun getiri sağlamadığını gören vatandaşın kaçmasıyla yatırım fonları büyüklüğü 38 milyar liradan 32 milyara geriledi.

Rahim AK-HT EKONOMİ

Ratings and Recommendations by outbrain