hisse etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hisse etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ocak 2011 Çarşamba

Bireysel emeklilik fonları hisse atağına başladı

Bireysel emeklilik fonları hisse almaya başladı. 2010’da emeklilik fonlarında getiriler yüzde 30’ların üzerine çıkarken, fonların hisse oranı yüzde 12’ye çıktı. 2011’de faizlerdeki düşük seyir nedeniyle ilginin sürmesi bekleniyor.



ZEYNEP AKTAŞ
Bireysel emeklilik fonları, düşen faiz ortamında gerileyen sabit getirili enstrümanlar yerine hisse senetlerine ağırlık vererek atağa geçti. Emeklilik fonları içindeki hisse oranı yüzde 12 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye’deki yatırım fonlarının toplam büyüklüğü içinde hissenin payının yüzde 4 olduğu düşünüldüğünde bu oran bireysel emeklilik fonları için hiç de azımsanmayacak bir oran.
2011 yılında fonların büyüme yılı olması bekleniyor. Ata Portföy Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Gerz, düşen faizler ile birlikte yerli yatırımcının faizli enstrümandan hisseye yönelmesini beliyor. Gerz fonlara ilişkin yaptığı değerlendirmede, “2011 yılı profesyonel fon yönetiminde uzun vadeli büyüme döneminin başlangıcı olmaya aday” dedi.
Gerz’in bu değerlendirmesi Türkiye’de para piyasalarının gelişim seyrine bakıldığında önümüzdeki dönemin trendini koyuyor biraz da ortaya. Anlaşılan giderek azalan getiriler kurumsal yatırımcıların da hisse senedine yönelmesine neden oluyor. Eğer beklendiği gibi fonlar borsadaki paylarını artırırsa o taktirde 2011 borsa için daha da renkli ve yüz güldürücü olacak. Emeklilik fonlarının borsaya gelişi ister istemez hisse senetleri piyasasına derinlik kazandıracaktır.

Neden bireysel?
Bireysel emeklilik sisteminde bireyler aylık periyotlarla katıldıkları fona ödemede bulunurken fon da bu nakdi uzun vadeli yatırım enstrümanlarında değerlendirmekte. Burada amaç katılımcıyı tasarrufa yönlendirirken emeklilik döneminde beli bir gelir elde etmesini sağlayabilmek. Tabi bunun olabilmesi her şeyden önce kuruluş amacına uygun şekilde fonun yönetilebilmesinden geçiyor.
Kişiler bu sisteme gönüllü katılarak, sosyal güvenlik sisteminin sağladığı emeklilik gelirine ek bir gelir sağlayabilmekte.
Emeklilikle birlikte yaşam standardının değişmesi ve maddi sıkıntı yaşama ihtimali her birey için ciddi bir risk. İnsan ömrünün uzaması emeklilikte finansal varlıkları yönetme ve varlıklarını koruma gerekliliğini de ister istemez beraberinde getirmekte. Finans piyasası içinde, emeklilikte birikimini en azından enflasyon karşısında korumak ve doğru yatırımlar yapabilmek ilerleyen yaşlarda daha da zorlaşmakta.

Hisse fonlar önem kazanıyor
Hisselerin getirisi daha yüksek olunca A tipi fonlara ilgi artacaktır. Bu açıdan sabit ancak düşük getirili fonlar yerine A tipi fonlar önümüzdeki süreçte revaçta olursa şaşmamak gerekir.
Kurumsal yatırımcının hisse senetlerine ilgi göstermesi geçtiğimiz yıllarda hep arzu edilen bir gelişmeydi. Piyasalardaki güven artması için kurumsal yatırımcının piyasadaki varlığının sürmesi veya daha da payını artırması önemli




Satışa direnen hisseler

Borsada yaşanan düşüşlerde bazı hisseler defansif özellikleriyle ön plana çıkıyor, bazıları ise teslim oluyor.
Son bir hafta ve dün İMKB-50deki hisselerin getirilerini gösterdik. Satışa direnen hisseler defansif olarak nitelenip izlemeye alınabilir. Direnenler genelde finans dışı, teslim olanlar ise finans kesimi...

7 Ocak 2011 Cuma

Piyasalarda bugün

İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında (İMKB) işlem gören hisse senetleri, bugün ortalama yüzde 0,78 oranında değer kaybetti.


İMKB 100 Endeksi, birinci seansta 361,34 puan azalarak 68.949,89 puana geriledi. İkinci seansta 179,60 puan azalan endeks günü 68.770,29 puandan kapattı.

Endeks, ikinci seansa 76,95 puan artarak 69.026,84 puandan başladı.

Seansın ilk yarısını 338,26 puan azalarak 68.611,63 puandan geçen endeks, seans içinde en düşük 68.553,43 puana gerilerken, en yüksek olarak 69.081,31 puana çıktı.

Birinci seanstaki 361,34 puanlık azalış dikkate alındığında, endeks günlük bazda 540,94 puan düştü. Hisse senetleri günlük ortalama yüzde 0,78 değer kaybetti.

İkinci seans kapanışında, mali endeks 443,31 puan azalarak 103.362,70 puana geriledi, sanayiendeksi 31,67 puan artarak 55.064,69 puana, hizmetler endeksi 74,57 puan artarak 44.141,03 puana yükseldi.

Böylece ilk seansa göre mali grup hisseler ortalama yüzde 0,43 oranında geriledi, sanayi grubu hisseler ortalama yüzde 0,06 oranında, hizmetler grubu hisseler ortalama yüzde 0,17 oranında değerkazandı.

İkinci seansta işlem gören toplam 344 hisse senedinden 113’ü değer kazandı, 145’i değer yitirdi, 86 hisse senedinin fiyatında değişiklik olmadı.

İkinci seansta, 1 milyar 713 milyon 955 bin 394 liralık işlem hacmi kaydedildi. Günlük işlem hacmi 3 milyar 366 milyon 609 bin 133 lira olarak hesaplandı.

İkinci seansta İş Bankası (C), Garanti Bankası, Emlak Konut, Vakıfbank ve Konya Çimento en çok işlem gören hisse senetleri oldu.

Sabreden kazanacak!

Yeni yıla mutlu bir şekilde giren piyasalarda bahar havası hakim. Haftanın ilk 4 gününde yüzde 5'e yakın değer kazanan İMKB, bugün bir miktar düşüş yaşasa da bu, rallinin yanında sınırlı kalmış durumda.
Yılbaşı öncesi Noel tatilinin de etkisiyle durağan ve satıcılı bir seyre giren İMKB, yeni yılla birlikte hızlı bir yükseliş trendi yakaladı. Yılın son bir ayında negatif ayrışma sürecine giren ve diğer borsaların altında bir performans sergileyen İMKB 100 Endeksi, bu açığı kapatmaya çalışıyor. Yılbaşına kadarki son 3 aylık süreçte yüzde 6 gerileyen Türkiye Endeksi'ne karşılık, Doğu Avrupa Endeksi yüzde 9 değer kazandı. Para girişiyle yakalanan bahar havası, işte bu makası daraltabilir.
Peki yatırımcı bu endeks hareketinde nasıl bir starteji izlemeli? Alımlara devam etmeli mi? Bu seviyeler uygun değilse hangi seviyeler beklenmeli? Altın yatırımcısı bu fiyat düşüşü karşısında nasıl bir tavır takınmalı? Doları bozdurmak için uygun seviye hangisi?

YATIRIM İÇİN ZOR BİR YIL!
Hisse senetleri yatırımı için zorlu bir yıl olacağını daha önce söylemiştik. Bu paralelde bu yıl yatırım yapacak yatırımcıların çok fazla iştahlı olmaması gerekiyor. Ufukta kaçırılacak tren yok. Seçim dönemine kadar ve akabinde bir çok fırsatın doğması söz konusu olacak. Yani sabırlı olan yatırımcı bu yıl kazanmasını bilecek.
KISA VADEDE BU SEVİYELERE DİKKAT!
Bu paralelde, borsanın bulunduğu bu 68-69 binli seviyelerin alım için uygun olduğunu belirten uzmanlara karşılık 66 binli seviyelerin beklenilmesi gerektiğini söyleyenler de var. Fakat genel kanı 66 binli seviyelerin fırsat olarak değerlendirilmesi yönünde. Kısa vadede yeni zirve seviyeleri beklenmezken, not artırımı gibi önemli haberler rüzgarının yönünü değiştirebilir. Özetle dar bantta yatay seyir gözlemlenecek bu da 66-70 bin bandında olacak.

AB KAYGILANDIRIYOR
Dünya borsalarında son haftalarda görülen sert yükselişin ardından endekslerde yorulma işaretleri görülüyor. Wall Street beklentilerden iyi gelen işsizlik başvurusu verilerine rağmen perşembe günü kâr satışlarıyla geriledi. Avrupa'da ise hava sisli. Çin'in ciddi ekonomik kriz yaşayan İspanya ile 5 milyar 654 milyon eroluk 16 ticari anlaşma imzalaması ve İspanya devlet tahvilleri alımına devam edeceği beklentisi her ne kadar olumlu algılansa da tünelin sonunu görmek için henüz erken. Uzmanlar da zaten 2011 için özellikle AB'ye vurgu yapıyor.

DÖVİZDE REALİZASYON SEVİYESİ!
Döviz kanadında ise kısa vadede TL'de değer kaybı beklentisi ağır basıyor. Fakat yılın geneline baktığımız zaman TL bir mikta değer kazanabilir.

Faizler ise son günlerde dip üstüne dip yaparken Dolar/TL kuru para girişine rağmen yukarı yönlü eğilimini muhafaz ediyor. Bu artışta faizlerin bir miktar daha düşeceği beklentisi etkili oluyor. Euro ise güçlü dolar karşısında bir miktar geri gelirken Euro/Dolar paritesi tekrar 1.30 seviyelerinin altına çekildi.
Doları daha fazlat tutmak stemeyen ve satmak isteyenler için 1.60-1.61 TL seviyeleri için uygun olabilir. Dolarda beklenti 1.50-1.60 TL arasında bir hareket.

YA ALTIN NE OLACAK?
Yatırımcının güvenli limanı güven sarsmaya mı başladı? Hisse senetleri piyasasında yükseliş sert olurken emtia kanadında altın fiyatlarının düşüşü de bir o kadar sert ve hızlı oluyor. Uzmanlar, altındaki bu düşüşü yıl sonuna doğru görülen hızlı yükselişin bir düzeltmesi olarak görüyor. Bugün itibariyle atlının ons fiyatı bin 360 doların altına gerilemiş durumda. Buna göre son 5 günlük kayıp ise yüzde 4.7'ye ulaşmış gözüküyor.
ABD'de parasal sıkılaştırma ya da sürpriz faiz arıtrımı altına sert satış getirebilir.
Öte yandan 5 gündür süren realizasyonlar altın fiyatlarını bin 350 doların altına çekebilir. Uzmanlar 'al' önerisinde bulunmazken fiyatların izlenmesi gerektiğini ya da kademeli olarak satışların yapılabileceğini ifade ediyor. Yani dolarda yükseliş beklentisi artarsa altındaki düşüş kaçınılmaz olabilir. Alım için uygun değil, destekler fırsata dönüşebilir.
"BORSA FARKI KAPATIYOR"
İş Yatırım Araştırma Müdürü Emra Sezan, HABERTURK.COM EKONOMİ SERVİSİ'
nin piyasalara ilişkin sorularını yanıtlarken İMKB'nin bulunduğu seviyelerin süpriz olmadığını ve bu yönde bir harketi beklediklerini faka bu kadar sert bir hareket beklemediklerini ifade etti. Yurtdışı piyasalardaki seyrin de olumlu olduğuna işaret eden Sezan, ABD'den son günlerde olumlu verilerin gelmeye başladığını piyasaların ise buna pozitif tepki verdiğini kaydetti. Yılın son günlerinde negatif ayrışan İMKB'nin ise toparlanma sürecine girdiğini aktaran Emra Sezan, "Borsa bu farkı kapatıyor" dedi. İMKB'de düzeltmelerin görülebileceğini ifade eden Sezan'a göre bu tarz endeks hareketleri alım için kullanılabilir. Sezan endeksin bulunduğu 68-69 binli seviyelerin bile hâlâ alım için uygun olduğunu belirtirken yıl içerisinde borsanın 80 binli seviyelere dayanacağını söyledi. Para girişinin de sürdüğünü bildiren Araştırma Müdürü, endeksteki geri çekilmelerin ise çok sert olmayacğaını bildirdi. Sezan ayrıca, TL'nin yıl genelinde değer kazanacağına da işaret etti.

"ÇOK FIRSAT DOĞACAK"
Gedik Yatırım Araştırma Müdürü Onur Mutlu ise ABD'den gelen olumlu verilerle borsanın biraz güç toplamaya çalıştığını fakat AB'deki sıkıntıların devam ediyor olmasının tedirginlik yarattğını belirtti. Mutlu, borç krizinde olan AB ülkelerine yönelik piyasaları tatmin edici girişimlerin olmamasının ve bu ülkelere yönelik yeni not indirimlerinin gündeme gelebileceği yönündeki beklentilerin satış baskısı yarattığına dikkat çekiyor. 'TL'nin değerini koruyacağı hatta biraz daha değer kaybedebileceği' yönündeki tezlerin çürümeye başladığını aktaran Onur Mutlu, TL'deki bu değer kaybının da piyasaları kötü etkilediğini söyledi. Tahvil faizlerinin düşük olmasının ise moralleri yüksek tuttuğunu bildiren Mutlu, fakat bunun geçici olduğunun altını çiziyor. İMKB Ulusal 100 Endeksi'nde kısa vadede hızlı bir yükseliş beklemeyen Mutlu, bu yükselişin seçim öncesi Nisan-Mayıs gibi görülebileceğine işaret ediyor. O tarihlerde 70-75 bin test edilebilir.
"Borsaları destekleyici bir gelişme yok" diyen Araştırma Müdürü, not artırımı beklentisinin ise fiyatlandığını belirtti. Kısa vadede zirve seviyelerinin zor olduğunu söyleyen Mulu'ya göre, endeksin satışlarla 66 bin 500-67 binli seviyelere çekilebiecek. Bu seviyeler ise alım için değerlendirilebilir. Alım için aceleci olunmaması gerektiğini de söyleyen Mutlu, yıl içinde daha bir çok fırsatların doğacağını ve yatırım stratejisinin zamana yayılması gerektiğini ifade etti. ABD'deki olumlu havayla doların değerlenmeye başladığını buna karşılık ise altının hızla düştüğünü belirten Onur Mutlu,parasal sıkılaştırma ya da faiz sinyalinin gelmesi durumunda altında düşüşün daha da sert olabileceği yönünde uyarıda bulundu. Mutlu, kısa vadede geri çekilmelerle altının ons fiyatının bin 350 doların altına düşebileceğini belirtti.
Euro/Dolar paritesinin 1.26'ları test edebileceği tahmininde bulunan Mutlu, Dolar/TL paritesinin de1.50-1.60 TL bandında hareket edeceğini savundu. Mutlu'ya göre eğer 1.60'lı seviyeler görülürse TL'ye dönüş için uygun zaman.
"ALTINDA DÜŞÜŞ SÜREBİLİR"
Anadolu Yatırım Araştırma Müdürü Gülizar Özdemir Türk
 ise 70 bin seviyelerinde direnç bulunduğunu bu seviyelerin üzerine çıkılmadığı sürece kâr realizasyonlarının gelebileceğini aktardı. "Alım için ya 70 binli seviyeler görülmeli ya da 67-68 bin seviyeleri izlenmeli" diyen Türk, özellikle AB tarafının yakından izleneceğini belirtti. Önümüzdeki günlerde İspanya'nın tahvil ihracının sonuçarlının piyasalar açısından belirleyici olacağını aktaran Araştırma Müdürü, Türkiye'ye bakış açısının ise hala pozitif olduğunu dile getirdi. "Para girişi de devam ediyor" diyen Türk, yabancıların banka hisselerini bırakmadığını da kaydediyor. Dolar/TL kurunda 1.57 TL seviyesini yukarı yönlü kırılmasının yükseliş trendini güçlendireceğini belirten Türk, hedef fiyat olarak 1.61 TL'yi işaret etti. Bu seviyenin üzerindeki kapanışlarda ise 1.65 TL test edilebilir. Türk'e göre 1.57'nin üzerinde tutunamayan parite 1.50-1.60 TL bandında seyreecek.
Altında ise direnç bin 380 dolarda bulunuyor. Satış baskısı bir süre daha devam edecek. Altında izlenmesi gereken destek seviyeleri ise sırasıyla bin 350, bin 330 ve bin 320 dolar.

Kaynak:BİLAL EMİN TURAN
HABERTURK.COM
EKONOMİ SERVİSİ

2 Ocak 2011 Pazar

Endeksi değişen hisseler

Hangi hissleler İMKB-100'den çıkarıldı? Hangi hisseler İMKB-30'a dahil edildi? İşte 3 Ocak'tan itibaren endeksi değişen hisseler?


03.01.2011-31.03.2011 arasında geçerli olmak üzere :

Ulusal 100 endeksine İhlas Gazetecilik, Türk Traktör, Brisa, Trabzonspor Sportif, Aksa Enerji, Tek-Art Turizm, Anel Elektrik, Rhea Girişim, Goldaş Kuyumculuk, Adana Çimento C eklenecek;

Ulusal 100 endeksinden Pınar Süt, Selçuk Ecza Deposu, Marshall, Otokar, Vestel Beyaz Eşya, Kerevitaş Gıda, BSH Ev Aletleri, DYO Boya, Turcas Petrol, Çelebi çıkarılacak;

Ulusal 50 endeksine Aselsan, Fenerbahçe Sportif, Aksa, Petrol Ofisi, İpek Matbaacılık eklenecek;

Ulusal 50 endeksinden Mondi Tire Kutsan, Aygaz, Net Holding, Afyon Çimento, Zorlu Enerji çıkarılacak;

Ulusal 30 endeksine İhlas Holding eklenecek;

Ulusal 30 endeksinden Şekerbank çıkarılacaktır.

YÜKSEK TEMETTÜ VERECEK HİSSELER

İş Yatırım'ın analizlerine göre 2011 yılında 7 şirketin yüksek temettü dağıtam potansiyeli var İş Yatırım analistlerine göre 2011 yılında Türk Telekom, Çelebi, Ford Otosan, Pınar Grubu, Tofaş, Mardin Çimento, Ünye Çimento yüksek kar payı dağıtacak.

İş Yatırım'ın analizlerine göre 2011 yılında 7 şirketin yüksek temettü dağıtam potansiyeli var

İş Yatırım analistlerine göre 2011 yılında Türk Telekom, Çelebi, Ford Otosan, Pınar Grubu, Tofaş, Mardin Çimento, Ünye Çimento yüksek kar payı dağıtacak.
İş Yatırım'ın bugün düzenlediği basın toplantısında 2011 yılına ait öngörülerini paylaştı. İş Yatırım, Türk bankacılık sektöründe karlılıkta 2011 yılındaki yüzde 1'lik artışın ardından 2012'de yüzde 14'lük artış beklerken, 2011 sonu için İMKB 100 beklentilerini 79 bine çıkardı ve 2011'de enflasyonda Merkez Bankasının nokta hedefinin tutturulamayacağını, yüzde 7,5 civarında olacağını öngördü.
İş Yatırım Araştırma Müdürü Serhat Gürleyen, 2011 yılına ilişkin beklentilerin aktarıldığı toplantıda yaptığı konuşmada, dünya ekonomisindeki son duruma işaret ederek, Türkiye gibi ülkelerin genellikle dışardan kaynak geldiğinde büyümesini hızlandırdığını, dolayısıyla likiditenin bol olmasının ülkenin hızlı büyümesinde önemli bir etken olduğunu söyledi.
Bu süreçte yurt dışından gelen kaynakların iyi yönetilmesi gerektiğine dikkati çeken Gürleyen, ''İyi yönetilmezse dışardan gelecek kaynağın, sıcak paranın bazen yakıcı etkisi olabiliyor'' dedi.
''MERKEZ BANKASI ÇOK SERT BİR FREN İSTEMİYOR''
Gelişmekte olan ülkelerde dışardan gelen kısa vadeli paralara karşı önlemler alındığını, cari fazlası olan ülkelerin sermaye hareketlerine karşı genel sınırlamalar ve vergiler koyarak mücadele ettiğini belirten Gürleyen, şunları kaydetti:
''Bizim dışardan gelen kaynakları engellemek gibi alternatifimiz yok. Biz paranın gelmesini, ancak istediğimiz şekilde gelmesini istiyoruz. Yani sıcak para olarak gelmesin, daha uzun vadeli, yatırım için gelsin. Merkez Bankası ve BDDK'nın son dönemlerdeki tedbirlerini böyle bir çerçeveye oturtarak algılıyoruz. Alınan tedbirlere bizim yorumumuz, yurt dışından kaynaklar gelmeye devam etsin, ama bu kaynaklar gelirken yüksek cari açığın finansmanını dengeleyelim.
Merkez Bankasının aldığı önlemlerle kredi piyasasında çok sert bir fren yapılmasını istemediğini, olayların kendi normal seyrinde akmasını istediğini, buna karşılık cari açığın finansmanında bir iyileşme istediğini anlıyoruz.''
''ORTA VADEDE TL'NİN DEĞER KAZANMA EĞİLİMİ...''
Türkiye ekonomisinde canlanma ve faiz oranlarındaki gerilemenin başta bankacılık sektörü olmak üzere şirketlerin karlılıklarında önemli sıçrama sağladığını vurgulayan Gürleyen, Borsa piyasa değerinin yüzde 42'sini oluşturan bankaların karlarının 2009 yılında yüzde 55 artıştan sonra 2010 yılında yüzde 18, 2011 yılında yüzde 1 oranında artmasının beklendiğini söyledi.
Banka dışı kesimin kar artışının ise 2009'daki yüzde 20 artışın ardından hızlanarak 2020'da yüzde 27 büyüyeceği, 2011'de ise yüzde 17 olmasının beklendiğini kaydeden Gürleyen, bankacılık sektörünün hala yatırım yapılabilir, karlı bir sektör olduğunu düşündüklerini, 2011'deki yüzde 1'lik karlılık artışının ardından 2012'de bankacılık sektöründe yüzde 14'lük büyüme beklediklerini bildirdi.
Merkez Bankasının politika değişikliğinden sonra Türk Lirası ile ilgili görüşlerinde herhangi bir değişiklik olmadığını dile getiren Gürleyen, gelişmekte olan ülkelere sermayenin aktığı önümüzdeki 4-5 yılda TL'nin değer kazanacağı yönünde görüşleri bulunduğunu, orta vadede TL'nin değer kazanması eğiliminde bir farklılık olmasını beklemediklerini ifade etti.
Türkiye'de tahvil piyasasının gelişmesinde bankalara tahvil çıkarma izninin verilmesinin çok önemli bir aşama olduğunun altını çizen Gürleyen, sektörde toplamda 50 milyar lira civarında tahvil çıkarılmasını beklediklerini, ancak bunun geniş bir zaman dilimini kapsayabileceğini, 2011'de bunun beşte biri veya dörtte biri civarındaki miktarın gerçekleşebileceğini belirtti.
''KAĞIT PARALARA GÜVEN AZALIYOR, ALTIN DA OLMALI''
Serhat Gürleyen, dünyada özellikle gelişmiş ülkelerin kağıt paralarına güvende bir azalma olduğunu, bu nedenle portföylerde, alınabilecek risk iştahına karşın bir miktar altın ve emtia da taşınması gerektiğini düşündüklerini kaydetti.
Türkiye'de hane halkında hisse senedi sahipliği oranının yüzde 6-7'lerde olduğuna ve hisse senedinin bugüne kadar yüksek risk taşıyan yatırım aracı olarak algılandığına dikkati çeken Gürleyen, ''Hisse senedi yine riskli yatırım aracı olmaya devam ediyor. Ama tahvillerin reel getirilerinin çok düştüğü yerlerde iyi seçilmiş bir portföyün, tahvilden orta vadede çok daha iyi getiri sağlayacağını ve alınacak riskin de kabul edilebilir düzeyde olacağına inanıyoruz'' dedi.
Gürleyen, 2011 sonu için İMKB 100 beklentilerini 79 bine çıkardıklarını bildirdi.
Risklere ilişkin de Gürleyen, Türkiye'den çok yurt dışından gelecek risklerden endişe duyduklarının altını çizerek, piyasanın şu anda ihmal ettiği enflasyon riski bulunduğunu, enflasyonun yükselmesinin tablonun rengini bir parça değiştirebileceğini söyledi.
''EKONOMİ İÇİN GÖRDÜĞÜMÜZ RİSKLERDEN BİRİ ENFLASYON''
İş Yatırım Ekonomisti Burcu Ünüvar ise Türkiye için cari açığın önemli bir risk olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:
''Merkez Bankası'nın aldığı ve almaya devam edeceği önlemlere rağmen, önümüzdeki dönemde cari açığın Türkiye ekonomisi açısından çok büyük bir risk olmaya devam edeceğini düşünüyoruz. Türkiye ekonomisi açısından gördüğümüz risklerden biri enflasyon... Önümüzdeki yıl enflasyonda hedefin üzerine çıkacağımızı öngörüyoruz. Emtia ve gıda fiyatlarındaki artış ile seçimler sonrasında kamu mallarına zam yapılması ihtimali nedeniyle 2011'de enflasyonun Merkez Bankasının nokta hedefini tutturamayacağını düşünüyoruz. Bu nedenle 2011 için enflasyon beklentimiz yüzde 7,5. Kamu maliyesi cephesinden gelecek zamların enflasyona etkisi 1 puan civarında olabilir. Bir tarafta hedefi tutturamayan bir Merkez Bankası, bir taraftan da enflasyonun kontrolden çıkmasını engelleyen bir Merkez Bankası söz konusu.''
İş Yatırım Araştırma Müdürü Emre Sezan da piyasa için gördükleri risk faktörlerine işaret ederek, özelleştirme ve halka arzlarla piyasaya yeni arzların gelmesinin endeks hedefine ulaşılmasını engelleyen unsurlardan biri olduğunu söyledi.
Sezan, faiz indirimlerinin ardından enflasyonun yükselmesi ve Merkez Bankasının beklenenden daha sert faiz artışları yapmak zorunda kalmasının, Avrupa'daki borç problemlerinin beklentiler yoluyla iç talebi ve yatırımları olumsuz etkilemesinin de diğer risklerden olduğunu kaydetti.

kaynak
http://www.borsagundem.com/haber/Yuksek-temettu-verecek-hisseler/43525

Yabanıların yeni gözde hisseleri

Yabancılar hangi hisseleri satıyor, hangilerini topluyor? 2010 yılında dip ve zirveye en yakın hisseler... Geçen hafta en fazla alım yapılan hisseler.


Küreselleşme sürecinde piyasalar arasındaki etkileşim yatırım araçlarının dengelerini değiştiriyor. Yeni yönelimler, trendler sıcak paranın hareketine göre yön buluyor. Merkez bankaları bunu görerek 2010 sonunda “sıkılaştırıcı” önlemler almaya başladı. 2011’de de bunun sürebileceği sinyalleri geliyor. Çin Devlet Başkanı Hu Cintao, "dünyanın çok kutuplu hale gelme ve ekonomide küreselleşme eğiliminin sürdüğünü ve dünya ekonomisinin canlanma sürecinin çetin olacağını" belirtti. Çin, 2011 yılında para politikasını sıkılaştıracak. Sadece Çin’de değil bir çok ülkede önlemlerin arttığını göreceğiz.

2010 yılı piyasalar için iyi bir yıl oldu. Krizin yaraları sarıldı ve önemli getiriler sağlandı. Borsanın yeni zirve yaptığı, faizlerin yeni dip seviyeler edindiği ve tahminde zorlanılan seviyeler gerçekleşti. Döviz ise yatay seyrini korudu. 2011 yılında alternatif piyasalar; faiz ve döviz, getiri olarak borsanın gerisinde kaldığı için belli bir süre daha hisse senetlerini izlemeye devam edeceğiz.

Haziran seçimleri önemli
Ocak ortasından sonra genelde alışık olduğumuz geleneksel kâr satışları olasılığı dikkate almakta yarar var. Döviz kurlarının belli bir seviyenin üzerinde taban yapmaya başlaması dikkat edilmesi gereken bir ayrıntı.

Haziranda seçim var. Herkesten çok piyasalar bunun sonucunu merak ediyor. Endekste banka hisselerine yabancı satışları gelirken ve bankacılık kârları ile ilgili 2011’de çok olumlu şeyler söylenmemesi nedeniyle genel bir hareket ya da çıkış hareketi beklemek zor. Ancak yeni bir yabancı alım dalgası gelirse bu söz konusu olabilir. Zira yabancı yatırımcı da seçim sonuçlarını görmek isteyecektir.

Seçim sonuçları nasıl olacak? Siyasi yapı nasıl etkilenecek? Seçim sonrasına bırakılan Anayasa değişikliği ve Güneydoğu ile ilgi sorunlarının nasıl şekilleneceğini yabancı yatırımcılar görmek isteyebilirler. Kredi notlarındaki artış yabancı ilgisini çekebilecek bir diğer gelişme. Euro Bölgesi’nde borç çevirme riski taşıyan ülkelerin kredi notlarını dikkate aldığımızda Türkiye bunu fazlasıyla hak ediyor. Böyle bir düzletme seçim öncesi mi yoksa seçim sonrasına mı kalacak bunu zaman gösterecek.

İkinci yarıda FED izlenecek
Haziran ayı FED’in 600 milyar dolarlık tahvil alımlarının bittiği ay olacak. FED yeni bir karar almazsa bu tarihe kadar tahvil almaya yani piyasaya likidite vermeye devam edecek. Türkiye global ölçekte izlenen bir piyasa artık. Gelişmiş ülkelerden son yıllardaki fon akışının etkisiyle gelişmekte olan piyasaların öne çıkması ister istemez Türkiye’yi öne çıkardı. Makro ekonomik verilerin güçlü yapısı da bu görünüme katkı yaptı. Bu ilgi boş bir ilgi değil ve hemen sonlanmasını beklemek fazlaca karamsarlık olur.

Banka hisseleri bu nedenle endeksi baskı altında tutsa da borsanın cazibesi bir süre daha korunabilir. Bu açıdan daha çok uzmanlık ve seçicilik öne çıkacak. Hisse seçiminde belki de endeks ve diğer hisselere göre performansı zayıf kalmış hisselere sıra gelebilir. Primli ve fiyatını bulmuş hisselerden çok primsiz kalmış hisseleri yakından izlemek gerekebilir. Ancak yine de temel verileri ve para girişleri gibi hisse tercihinde önemli kriterleri göz ardı etmeden KARTONSAN, KONYA, AFYON ÇİMENTO, LOGO gibi hisseler değerlendirilebilir.

“Ucuz etin yahnisi” hesabı sadece primsiz olması alım için yeterli değil. “Fiyatı yükselmeyen bütün hisseler kötüdür” diyen eski borsacıların sözünü de hatırda tutmakta yarar var.

29 Aralık 2010 Çarşamba

Aslan Çimento, Oyak Beton'un yüzde 20 hissesini aldı


Aslan Çimento, OYAK Beton Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin yüzde 20 hisse alımının gerçekleştiğini açıkladı.




Aslan Çimento A.Ş.'den, Kamu Aydınlatma Platformu'na yapılan (KAP) açıklamada, 10 Aralık 2010 tarihinde yönetim Kurulu'nun aldığı karara göre, Oyak Beton Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin sermayesinin yüzde 20'sinin alınmasına karar verildiği belirtildi.

Açıklamada, "Oyak Beton Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin sermayesinin yüzde 20'sine tekabül eden Ordu Yardımlaşma Kurumu'nun sahibi bulunduğu 14 milyon 324 bin TL nominal değerli hissesinin, banka kredisi kullanılarak 40 milyon 240 bin 800 TL bedel ile satın alınması işlemi tamamlanmıştır" denildi. İşlemin 31 Aralık 2010'da tamamlanacağı, ödemenin peşin yapılacağı duyuruldu. (ANKA)

Ratings and Recommendations by outbrain