Faiz düşüşü ile temettüsü yüksek şirketler öne çıktı. Son üç yılda düzenli ve yüksek temettü ödeyen şirketlerin getirileri yüzde 500’leri aştı .
Borsada temettü (kâr payı) dağıtım aylarındayız. Şirketler genel kurullarını topluyor. Ödeyecekleri kâr paylarını açıklıyor. Faizlerin düşmesi ile “temettüsü yüksek” şirketlere yönelim arttı. Uzun vadeli yatırımcılar büyüme potansiyeli yüksek, kârlı şirketlere yöneldi. Temettüsü yüksek şirketlerin son 3 yıldaki getirileri yüzde 500’lere ulaştı.
Faiz düşüşü ile yatırım fonları, yerli ve yabancı yatırımcılar, yatırım ortaklıkları, emeklilik fonları hisse senetlerindeki yükseliş potansiyelinin yanı sıra, ödenen kâr paylarını göz önünde bulundurarak “temettüsü yüksek” şirketleri seçti. Son 3 yılda yüksek temettü ödeyen 40 şirketin getirileri yüzde 500’leri aştı.
Netaş Telekom, Türk Traktör, Tofaş Oto. Fab., Konya Çimento, Adel Kalemcilik, İzocam, Brisa, Aselsan, Afyon Çimento son 3 yılda yatırımcıya yüzde 500’ün üzerinde getiri sağladı. Bu hisseler yüksek temettü ödemeleri ile dikkat çekti.
KURUMSAL YATIRIMCILAR KAZANDI
Genelde orta ve uzun dönemli yatırımcılar “temettü verimliliği”ne yatırım yaptı. Sermayenin faizi de diyebileceğimiz temettünün son yıllarda önemi daha çok arttı. Faizler oldukça düşük seviyelere, tek haneye indi. Bu durumda kârlı birçok firmanın verdiği temettü, faiz oranlarının üzerine çıktı.
Temettünün kaynağı kârdır. Kâr ne kadar yüksek ise temettü de o kadar yüksektir. Düşük temettü dağıtım politikası olan bazı firmaları istisna sayarsak genelde yüksek kâr yüksek temettüyü getirir. Bu açıdan yapı itibariyle orta ve uzun vadeli yatırım yapan fonlar da doğal olarak yüksek kârlı firmaları tercih etti.
KÜÇÜK YATIRIMCININ HATASI
Büyük yatırımcılarla kıyaslandığında küçük yatırımcılar için temettünün önemi arka plana düşüyor. Temettü dağıtıldıktan sonra, yani temettü kuponu kesilince, temettü tutarı kadar hissenin fiyatı düşer. Küçük yatırımcı hisseyi temettü için değil daha çok kısa dönemde gerçekleştireceği fiyat artışı için alıyor. Onlar için şirketin her yıl dağıtacağı temettü arka planda.
Temettü dağıtıldıktan sonra temettü kadar İMKB’deki hissenin işlem fiyatı düzeltiliyor. Yani indiriliyor. Yatırımcı bunu göz önünde bulundurarak alım yapmalı.
BORSADAN PARA KAZANMA YOLLARI, HISSE SENEDI HAREKETLERI, VOB NEDIR, NASIL YATIRIM YAPILIR, VARANT NASIL KAZANDIRIR, BORSADA PARA KAZANMA TIYOLARI,HANKI HISSE KAC PARA, GAYRI MENKUL GYO YATIRIM ICIN HANKI SIRKET, HABERLER,TAVSIYELER VE DAHA FAZLASI ICIN TAKIPTE KALIN
afyon çimento etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
afyon çimento etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
4 Nisan 2011 Pazartesi
18 Mart 2011 Cuma
Temettü ile yatırımcıyı ihya edecek Çimento hisseleri
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’da (İMKB) işlem gören çimento şirketleri temettüde yatırımcısını ihya edecek. Şu ana kadar bilançosu belli olan 9 çimento şirketi kârlarının yüzde 76,12’sini yatırımcısına brüt nakit temettü olarak dağıtacak.
2010 yılını yaklaşık 400 milyon liralık net karla tamamlayan 9 çimento şirketi yatırımcısınının cebini doldurmaya hazırlanıyor. Bolu Çimento, Ünye Çimento, Martin çimento, Adana Çimento, bursa Çimento, Afyon Çimento, Nuh çimento, Akçansa ve Konya Çimento, 2010’da elde ettikleri 399 milyon 923 bin 591 liralık net kardan 304 milyon 456 bin 505 liralık kısmını brüt temettü olarak vermeye hazırlanıyor.
Rekor Mardin Çimento’da
2010 bilançosu belli olan çimento şirketleri arasında en yüksek kar payını verecek olan şirket ise Mardin Çimento. Mardin Çimento 2010 yılında elde ettiği 78 milyon liralık kardan 71 milyon lirasına yakınını brüt temettü olarak veriyor. Mardin Çimento’yu, 102.4 milyonluk kârın 58.4 milyon lirasını temettü olarak dağıtacak olan Adana Çimento izliyor. Yine Nuh Çimento 45 milyon liralık brüt nakit kar payı ile dördüncü sırada yer alırken, Akçansa da 59.2 milyon lira olan 2010 yılı karından 39 milyon lirayı aşkın temettü dağıtmayı planlıyor. Bursa Çimento 18.6 milyon lira, Konya Çimento 14.9 milyon lira, Bolu Çimento ise 11.2 milyon liralık kar payı verecek olan çimento şirketlerinden. 2010 yılını 567 bin 424 lira karla tamamlayan Afyon Çimento ise geçmiş yıl karlarından 750 bin liralık temettü verecek.
Uzun vadeli düşünen yatırımcılar alıyor
Her yıl Türkiye'nin en fazla vergi ödeyenleri listesine giren İsmail Tarman yıllardır borsada çimento hisselerini topluyor. Ve Tarman elindeki çimento hisselerinden aldığı temettüler sayesinde en fazla vergi ödeyenler listesine giriyor. 'Yatırım yaptığım şirket kazansın ve bunu da benimle paylaşsın' diyen yatırımcılar için çimento hisselerinin ideal olduğu görünüyor.
ÇİMENTO ŞİRKETLERİNİN NAKİT TEMETTÜ KARNESİ
ŞİRKET BRÜT TEMETTÜ (TL) 2010 KARI (TL)
Mardin Çimento 70.922.470 78.042.495
Adana Çimento 58.475.763 102.428.498
Ünye Çimento 45.353.478 46.025.614
Nuh Çimento 45.064.080 52.707.109
Akçansa 39.049.688 59.259.724
Bursa Çimento 18.673.377 11.110.392
Konya Çimento 14.932.220 35.920.934
Bolu Çimento 11.235.429 13.861.401
Afyon Çimento* 750.000 567.424
TOPLAM 304.456.505 399.923.591
(*): Geçmiş yıl karlarından
2010 yılını yaklaşık 400 milyon liralık net karla tamamlayan 9 çimento şirketi yatırımcısınının cebini doldurmaya hazırlanıyor. Bolu Çimento, Ünye Çimento, Martin çimento, Adana Çimento, bursa Çimento, Afyon Çimento, Nuh çimento, Akçansa ve Konya Çimento, 2010’da elde ettikleri 399 milyon 923 bin 591 liralık net kardan 304 milyon 456 bin 505 liralık kısmını brüt temettü olarak vermeye hazırlanıyor.
Rekor Mardin Çimento’da
2010 bilançosu belli olan çimento şirketleri arasında en yüksek kar payını verecek olan şirket ise Mardin Çimento. Mardin Çimento 2010 yılında elde ettiği 78 milyon liralık kardan 71 milyon lirasına yakınını brüt temettü olarak veriyor. Mardin Çimento’yu, 102.4 milyonluk kârın 58.4 milyon lirasını temettü olarak dağıtacak olan Adana Çimento izliyor. Yine Nuh Çimento 45 milyon liralık brüt nakit kar payı ile dördüncü sırada yer alırken, Akçansa da 59.2 milyon lira olan 2010 yılı karından 39 milyon lirayı aşkın temettü dağıtmayı planlıyor. Bursa Çimento 18.6 milyon lira, Konya Çimento 14.9 milyon lira, Bolu Çimento ise 11.2 milyon liralık kar payı verecek olan çimento şirketlerinden. 2010 yılını 567 bin 424 lira karla tamamlayan Afyon Çimento ise geçmiş yıl karlarından 750 bin liralık temettü verecek.
Uzun vadeli düşünen yatırımcılar alıyor
Her yıl Türkiye'nin en fazla vergi ödeyenleri listesine giren İsmail Tarman yıllardır borsada çimento hisselerini topluyor. Ve Tarman elindeki çimento hisselerinden aldığı temettüler sayesinde en fazla vergi ödeyenler listesine giriyor. 'Yatırım yaptığım şirket kazansın ve bunu da benimle paylaşsın' diyen yatırımcılar için çimento hisselerinin ideal olduğu görünüyor.
ÇİMENTO ŞİRKETLERİNİN NAKİT TEMETTÜ KARNESİ
ŞİRKET BRÜT TEMETTÜ (TL) 2010 KARI (TL)
Mardin Çimento 70.922.470 78.042.495
Adana Çimento 58.475.763 102.428.498
Ünye Çimento 45.353.478 46.025.614
Nuh Çimento 45.064.080 52.707.109
Akçansa 39.049.688 59.259.724
Bursa Çimento 18.673.377 11.110.392
Konya Çimento 14.932.220 35.920.934
Bolu Çimento 11.235.429 13.861.401
Afyon Çimento* 750.000 567.424
TOPLAM 304.456.505 399.923.591
(*): Geçmiş yıl karlarından
13 Mart 2011 Pazar
27 Şubat 2011 Pazar
Afyon Çimento:Limak satın mı alıyor?
Afyon Çimento'dan yapılan açıklama;
Ana şirketimiz Ciments Français, Afyon Çimento Sanayi Türk A.Ş.'yi ("Şirket"), 24 Şubat 2011 tarihinde Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. hisselerinin %99,81'ine ve Met Teknik servis ve Maden Sanayi Ticaret A.Ş. hisselerinin %99,99'una sahip olan Set Group Holding A.Ş. nezdindeki bütün hisselerinin (%100) satımı konusunda Limak Anadolu Çimento İnşaat Malzemeleri San. ve Tic. A.S. ile bir hisse satın alma sözleşmesi ("Hisse Satın Alma Sözleşmesi") akdettiği hususunda bilgilendirmiştir. Söz konusu işlemin tamamlanmasının, sözleşme altında belirlenen diğer şart ve koşulların yanı sıra, ilgili Türkiye'de ilgili makamlarının onayına bağlı olduğu ve işlemin 2011 yılının ikinci çeyreğinde tamamlanmasının öngörüldüğü belirtilmiştir.
Afyon Çimento San. T.A.Ş., söz konusu işlemin kapsamına dahil edilmemiştir. Ana şirketimiz Ciments Français, Şirketimiz ve Şirketimizin varlıkları ile ilgili olarak gelecekte en iyi endüstriyel ve finansal alternatiflerin değerlendirilebileceği hakkında Şirketimizi bilgilendirmiştir.
Hisse Satın Alma Sözleşmesi kapsamında öngörülen işlemin başarı ile tamamlanması durumunda, Afyon Çimento San. T.A.Ş. ve Set Group Holding A.Ş. arasındaki yönetim hizmetleri feshedilecek olup, Şirket'in yönetim yapısı güçlendirilecektir.
Yukarıda yer alan konulara ilişkin yeni bilgiler elde edilmesi halinde bunlar kamuya açıklanacak olup, bu hususlar ile ilgili gelişmeler hakkında gerekli bilgilendirmeler yapılacaktır.
Yukarıdaki açıklamalarımızın, Sermaye Piyasası Kurulu'nun Seri: VIII, No:54 sayılı Tebliğinde yer alan esaslara uygun olduğunu, bu konuda/konularda tarafımıza ulaşan bilgileri tam olarak yansıttığını; bilgilerin defter, kayıt ve belgelerimize uygun olduğunu, konuyla ilgili bilgileri tam ve doğru olarak elde etmek için gerekli tüm çabaları gösterdiğimizi ve yapılan bu açıklamalardan sorumlu olduğumuzu beyan ederiz.
Ana şirketimiz Ciments Français, Afyon Çimento Sanayi Türk A.Ş.'yi ("Şirket"), 24 Şubat 2011 tarihinde Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. hisselerinin %99,81'ine ve Met Teknik servis ve Maden Sanayi Ticaret A.Ş. hisselerinin %99,99'una sahip olan Set Group Holding A.Ş. nezdindeki bütün hisselerinin (%100) satımı konusunda Limak Anadolu Çimento İnşaat Malzemeleri San. ve Tic. A.S. ile bir hisse satın alma sözleşmesi ("Hisse Satın Alma Sözleşmesi") akdettiği hususunda bilgilendirmiştir. Söz konusu işlemin tamamlanmasının, sözleşme altında belirlenen diğer şart ve koşulların yanı sıra, ilgili Türkiye'de ilgili makamlarının onayına bağlı olduğu ve işlemin 2011 yılının ikinci çeyreğinde tamamlanmasının öngörüldüğü belirtilmiştir.
Afyon Çimento San. T.A.Ş., söz konusu işlemin kapsamına dahil edilmemiştir. Ana şirketimiz Ciments Français, Şirketimiz ve Şirketimizin varlıkları ile ilgili olarak gelecekte en iyi endüstriyel ve finansal alternatiflerin değerlendirilebileceği hakkında Şirketimizi bilgilendirmiştir.
Hisse Satın Alma Sözleşmesi kapsamında öngörülen işlemin başarı ile tamamlanması durumunda, Afyon Çimento San. T.A.Ş. ve Set Group Holding A.Ş. arasındaki yönetim hizmetleri feshedilecek olup, Şirket'in yönetim yapısı güçlendirilecektir.
Yukarıda yer alan konulara ilişkin yeni bilgiler elde edilmesi halinde bunlar kamuya açıklanacak olup, bu hususlar ile ilgili gelişmeler hakkında gerekli bilgilendirmeler yapılacaktır.
Yukarıdaki açıklamalarımızın, Sermaye Piyasası Kurulu'nun Seri: VIII, No:54 sayılı Tebliğinde yer alan esaslara uygun olduğunu, bu konuda/konularda tarafımıza ulaşan bilgileri tam olarak yansıttığını; bilgilerin defter, kayıt ve belgelerimize uygun olduğunu, konuyla ilgili bilgileri tam ve doğru olarak elde etmek için gerekli tüm çabaları gösterdiğimizi ve yapılan bu açıklamalardan sorumlu olduğumuzu beyan ederiz.
2 Ocak 2011 Pazar
Endeksi değişen hisseler
Hangi hissleler İMKB-100'den çıkarıldı? Hangi hisseler İMKB-30'a dahil edildi? İşte 3 Ocak'tan itibaren endeksi değişen hisseler?
03.01.2011-31.03.2011 arasında geçerli olmak üzere :
Ulusal 100 endeksine İhlas Gazetecilik, Türk Traktör, Brisa, Trabzonspor Sportif, Aksa Enerji, Tek-Art Turizm, Anel Elektrik, Rhea Girişim, Goldaş Kuyumculuk, Adana Çimento C eklenecek;
Ulusal 100 endeksinden Pınar Süt, Selçuk Ecza Deposu, Marshall, Otokar, Vestel Beyaz Eşya, Kerevitaş Gıda, BSH Ev Aletleri, DYO Boya, Turcas Petrol, Çelebi çıkarılacak;
Ulusal 50 endeksine Aselsan, Fenerbahçe Sportif, Aksa, Petrol Ofisi, İpek Matbaacılık eklenecek;
Ulusal 50 endeksinden Mondi Tire Kutsan, Aygaz, Net Holding, Afyon Çimento, Zorlu Enerji çıkarılacak;
Ulusal 30 endeksine İhlas Holding eklenecek;
Ulusal 30 endeksinden Şekerbank çıkarılacaktır.
03.01.2011-31.03.2011 arasında geçerli olmak üzere :
Ulusal 100 endeksine İhlas Gazetecilik, Türk Traktör, Brisa, Trabzonspor Sportif, Aksa Enerji, Tek-Art Turizm, Anel Elektrik, Rhea Girişim, Goldaş Kuyumculuk, Adana Çimento C eklenecek;
Ulusal 100 endeksinden Pınar Süt, Selçuk Ecza Deposu, Marshall, Otokar, Vestel Beyaz Eşya, Kerevitaş Gıda, BSH Ev Aletleri, DYO Boya, Turcas Petrol, Çelebi çıkarılacak;
Ulusal 50 endeksine Aselsan, Fenerbahçe Sportif, Aksa, Petrol Ofisi, İpek Matbaacılık eklenecek;
Ulusal 50 endeksinden Mondi Tire Kutsan, Aygaz, Net Holding, Afyon Çimento, Zorlu Enerji çıkarılacak;
Ulusal 30 endeksine İhlas Holding eklenecek;
Ulusal 30 endeksinden Şekerbank çıkarılacaktır.
Yatırım araçlarında denge değişiyor
Buğday, mısır, kahve, şeker, altın gümüş daha fazla yatırımcıların gündeminde olacak. Borsalarda yatırımcılar trend hisselerine; değerlenen emtia ve enerji bağlantılı şirket hisselerine yönelecek. Döviz kurlarındaki hareketten kâr yazacak şirketler önem kazanacak
Küreselleşme sürecinde piyasalar arasındaki etkileşim yatırım araçlarının dengelerini değiştiriyor. Yeni yönelimler, trendler sıcak paranın hareketine göre yön buluyor. Merkez bankaları bunu görerek 2010 sonunda “sıkılaştırıcı” önlemler almaya başladı. 2011’de de bunun sürebileceği sinyalleri geliyor. Çin Devlet Başkanı Hu Cintao, dünyanın çok kutuplu hale gelme ve ekonomide küreselleşme eğiliminin sürdüğünü ve dünya ekonomisinin canlanma sürecinin çetin olacağını belirtti. Çin, 2011 yılında para politikasını sıkılaştıracak. Sadece Çin’de değil bir çok ülkede önlemlerin arttığını göreceğiz.
2010 yılı piyasalar için iyi bir yıl oldu. Krizin yaraları sarıldı ve önemli getiriler sağlandı. Borsanın yeni zirve yaptığı, faizlerin yeni dip seviyeler edindiği ve tahminde zorlanılan seviyeler gerçekleşti. Döviz ise yatay seyrini korudu. 2011 yılında alternatif piyasalar; faiz ve döviz, getiri olarak borsanın gerisinde kaldığı için belli bir süre daha hisse senetlerini izlemeye devam edeceğiz.
Haziran seçimleri önemliKüreselleşme sürecinde piyasalar arasındaki etkileşim yatırım araçlarının dengelerini değiştiriyor. Yeni yönelimler, trendler sıcak paranın hareketine göre yön buluyor. Merkez bankaları bunu görerek 2010 sonunda “sıkılaştırıcı” önlemler almaya başladı. 2011’de de bunun sürebileceği sinyalleri geliyor. Çin Devlet Başkanı Hu Cintao, dünyanın çok kutuplu hale gelme ve ekonomide küreselleşme eğiliminin sürdüğünü ve dünya ekonomisinin canlanma sürecinin çetin olacağını belirtti. Çin, 2011 yılında para politikasını sıkılaştıracak. Sadece Çin’de değil bir çok ülkede önlemlerin arttığını göreceğiz.
2010 yılı piyasalar için iyi bir yıl oldu. Krizin yaraları sarıldı ve önemli getiriler sağlandı. Borsanın yeni zirve yaptığı, faizlerin yeni dip seviyeler edindiği ve tahminde zorlanılan seviyeler gerçekleşti. Döviz ise yatay seyrini korudu. 2011 yılında alternatif piyasalar; faiz ve döviz, getiri olarak borsanın gerisinde kaldığı için belli bir süre daha hisse senetlerini izlemeye devam edeceğiz.
Ocak ortasından sonra genelde alışık olduğumuz geleneksel kâr satışları olasılığı dikkate almakta yarar var. Döviz kurlarının belli bir seviyenin üzerinde taban yapmaya başlaması dikkat edilmesi gereken bir ayrıntı.
Haziranda seçim var. Herkesten çok piyasalar bunun sonucunu merak ediyor. Endekste banka hisselerine yabancı satışları gelirken ve bankacılık kârları ile ilgili 2011’de çok olumlu şeyler söylenmemesi nedeniyle genel bir hareket ya da çıkış hareketi beklemek zor. Ancak yeni bir yabancı alım dalgası gelirse bu söz konusu olabilir. Zira yabancı yatırımcı da seçim sonuçlarını görmek isteyecektir.
Seçim sonuçları nasıl olacak? Siyasi yapı nasıl etkilenecek? Seçim sonrasına bırakılan Anayasa değişikliği ve Güneydoğu ile ilgi sorunlarının nasıl şekilleneceğini yabancı yatırımcılar görmek isteyebilirler. Kredi notlarındaki artış yabancı ilgisini çekebilecek bir diğer gelişme. Euro Bölgesi’nde borç çevirme riski taşıyan ülkelerin kredi notlarını dikkate aldığımızda Türkiye bunu fazlasıyla hak ediyor. Böyle bir düzletme seçim öncesi mi yoksa seçim sonrasına mı kalacak bunu zaman gösterecek.
İkinci yarıda FED izlenecek
Haziran ayı FED’in 600 milyar dolarlık tahvil alımlarının bittiği ay olacak. FED yeni bir karar almazsa bu tarihe kadar tahvil almaya yani piyasaya likidite vermeye devam edecek. Türkiye global ölçekte izlenen bir piyasa artık. Gelişmiş ülkelerden son yıllardaki fon akışının etkisiyle gelişmekte olan piyasaların öne çıkması ister istemez Türkiye’yi öne çıkardı. Makro ekonomik verilerin güçlü yapısı da bu görünüme katkı yaptı. Bu ilgi boş bir ilgi değil ve hemen sonlanmasını beklemek fazlaca karamsarlık olur.
Banka hisseleri bu nedenle endeksi baskı altında tutsa da borsanın cazibesi bir süre daha korunabilir. Bu açıdan daha çok uzmanlık ve seçicilik öne çıkacak. Hisse seçiminde belki de endeks ve diğer hisselere göre performansı zayıf kalmış hisselere sıra gelebilir. Primli ve fiyatını bulmuş hisselerden çok primsiz kalmış hisseleri yakından izlemek gerekebilir. Ancak yine de temel verileri ve para girişleri gibi hisse tercihinde önemli kriterleri göz ardı etmeden bu hisseler değerlendirilebilir.
“Ucuz etin yahnisi” hesabı sadece primsiz olması alım için yeterli değil. “Fiyatı yükselmeyen bütün hisseler kötüdür” diyen eski borsacıların sözünü de hatırda tutmakta yarar var.
AÇIKLANACAK VERİLER03 Ocak 2011 Pazartesi
09:00 Türkiye CNBC-E Tüketici Güven Endeksi, Ara.
10:00 Türkiye TÜFE, Ara. (Beklenti: yüzde 0,26)
10:00 Türkiye ÜFE, Ara. (Beklenti: yüzde 0,33)
11:00 Türkiye TİM-İhracat Verisi, Ara.
10:58 AB İmalat Sektörü PMI, Ara.
17:00 ABD ISM İmalat Endeksi, Ara.
17:00 ABD İnşaat Harcamaları, Kas.
04 Ocak 2011 Salı
17:00 ABD Fabrika siparişleri, Kas. (Beklenti: -0,20 yüzde )
21:00 ABD Fed Toplantı Tutanakları
05 Ocak 2011 Çarşamba
11:00 AB PMI Hizmet Endeksi, Ara. (Beklenti: 53,7)
15:30 ABD ADP İstihdam raporu, Ara. (Beklenti: 100 Bin)
17:00 ABD ISM Hizmet Endeksi, Ara. (Beklenti: 55,5)
17:00 Türkiye BDDK-Bankacılık Sektörü Net Kâr/Zarar Durum, Kas.
06 Ocak 2011 Perşembe
15:30 ABD Haftalık İşsizlik Başvuruları (Beklenti: 400 Bin)
07 Ocak 2011 Cuma
12:00 AB GSYH-Son Veri,2010-3Ç (Beklenti: 0,40 yüzde )
15:30 ABD Tarım Dışı istihdam, Ara. (Beklenti: 135 Bin)
15:30 ABD İşsizlik oranı, Ara. (Beklenti: 9,70 yüzde )
Yurtdışındaki düşüşle iyimserlik korunamadı
Yılı olumlu kapatma çabası etkili olamadı ve dış piyasalardaki düşüşe iç piyasalar da uyum gösterdi. Faizlerde düşüş eğilimi sürerken döviz kurlarında ivmesi azalmasına rağmen tepki yükselişi devam etti. Sıcak paraya karşı alınan önlemlerin etkisiyle başta banka hisselerine gelen satışlar olmak üzere ilgiyi lokomotif hisseler dışındaki hisselere yöneltti. Yeni beklenti ihtiyacına dış piyasalardaki düşüş eklenince iç piyasalar iyimserliği koruyamadı. Dış kaynaklı gelişmelere duyarlılık artabilir.
BORSA
Kâr satışları görülmeye başladı
Endekste sert düşüş sonrası gelen tepki alımları direnç seviyelerinde satışla karşılaştı. Piyasa gelen satışları karşılamakta zorlandı. Endeks 66.000 seviyesinin üzerinde tutunmazsa satışların devamıyla birlikte 65.300 ve 64.000 seviyeleri gündeme gelebilir. Dirençler 67.150 ve 68.000 seviyelerinde bulunuyor. Bu seviyelerde satışlar görülebilir.
DÖVİZ
Tepki çıkışı ivme kaybetti
Sıcak paraya karşı Merkez Bankası’nın aldığı önlemlerin etkisi hissedilmekle birlikte tepki çıkışı ivme kaybetti. Ancak kısa dönem için önemli direnç olarak kabul edilen 1.530 seviyesinin üzerinde işlem görmesi önemli. Bu seviyenin üzerinde tepki hareketinin devamı beklenebilir. Direnç 1.565 ve 1.610 seviyelerinde. İlk destekler ise 1.540-1.530’da.
FAİZ
Düşüş trendi sürüyor
2010 yılında düşüş trendi içerisinde olan faizler, Merkez Bankası’nın faiz indirim kararının etkisi ile düşüş trendini südürüyor. İlk takip edilecek seviye yüzde 7.00. Yukarı doğru hareketlerde 7.18-7.20 ve 7.40 seviyeleri izlenebilir. Faizlerde dip seviyelerde dalgalı bir seyir gözlenebilir. Daha çok yatay hareketlilik izlenecek.
ALTIN
1.415 seviyesi önemli
Kâr satışlarının etkisiyle bir süredir devam eden yatay hareket tepki yükselişiyle karşılaştı. İlk direnç ise 1.415 seviyesinde. Bu seviyenin geçilmesi durumunda çıkış hareketinin devamı beklenebilir. Sonraki dirençler 1.440 ve 1.500’de bulunuyor. İlk destek 1.390 seviyesinde bulunurken bu seviyenin üzerinde tepki hareketinin devamı beklenebilir.
DIŞ PİYASALAR
İyimserlik zayıflıyor
Dış piyasalarda olumlu hava sürmekle birlikte daha temkinli hareket görülüyor. Bu durum, Noel tatilinin verdiği rehavete bağlanabilir belki ama son günlerde piyasalar belli bir bantta seyrediyor. Yeni beklenti oluşturulamamasının yanı sıra kısa dönemli bakışta; piyasayı bozacak gelişmeler de bu görülmüyor. Piyasaların durgunluğu daha sonraki günlerde, çıkışın devamı için güç toplama mı, yoksa çıkamayan borsa düşer anlayışını mı getirecek bakacağız. Ancak yeni yılda piyasada iyimserlik bir süre daha korunabilir. Euro Bölgesi, ABD ve FED kaynaklı gelişmelerle birlikte Çin izlenecek.
ABD
Çıkış trendi sürüyor
Çıkış hareketi devam etmekle birlikte ivme kaybetmeye başladı. İlk direnç 11.700 ve 11.800 seviyelerinde bulunurken bu seviyelerde satışlar görülebilir. Sonraki direnç 12.000 seviyesinde. İlk destekler ise 11.500-11.420 seviyelerinde bulunuyor. Bu seviyenin üzerinde çıkış hareketi gücünü koruyabilir. Sonraki destek 11.330 seviyesinde
BREZİLYA
Tepki alımları geldi
Son dönemdeki düşüş hareketi tepki alımlarıyla karşılaştı. Tepki yükselişi güç kazanmaya başladı. İlk dirençler 70.600 seviyesinde görülüyor. Bu seviyelerde satışlar görülebilir. Bu seviyenin üzerinde sonraki dirençler 72.000-72.600’de. İlk destek ise 68.200 seviyesinde. Tepki yükselişinin devamı beklenebilir.
JAPONYA
Çıkış güç kaybediyor
Kısa dönemli çıkış hareketi yerini önce yatay harekete sonrasında ise güç kaybına bıraktı. İlk dirençler 10.370-10.400’de. Bu seviyeler kısa dönem için önemli. Bu seviyenin üzerinde çıkışın devamı beklenebilir. Destekler 10.180 seviyesinde bulunuyor. Bu seviyenin altında satışların devamı gelebilir.
ALMANYA
Kâr satışlarının etkisinde
Çıkış trendi korunmakla birlikte kâr satışları derinlik kazanmaya başladı. İlk destek 6.900 seviyesinde. Bu seviyenin altında çıkış trendinin altına salınım gerçekleşmekle birlikte daha önemli destek 6.700 ve 6.650 olarak görülüyor. İlk dirençler ise 7.000-7.080 seviyelerinde. Bu seviyelerde satışlar görülebilir. Sonraki direnç 7.200 olarak görülüyor.
YÜKSEK TEMETTÜ VERECEK HİSSELER
İş Yatırım'ın analizlerine göre 2011 yılında 7 şirketin yüksek temettü dağıtam potansiyeli var İş Yatırım analistlerine göre 2011 yılında Türk Telekom, Çelebi, Ford Otosan, Pınar Grubu, Tofaş, Mardin Çimento, Ünye Çimento yüksek kar payı dağıtacak.
İş Yatırım'ın analizlerine göre 2011 yılında 7 şirketin yüksek temettü dağıtam potansiyeli var
İş Yatırım analistlerine göre 2011 yılında Türk Telekom, Çelebi, Ford Otosan, Pınar Grubu, Tofaş, Mardin Çimento, Ünye Çimento yüksek kar payı dağıtacak.
İş Yatırım'ın bugün düzenlediği basın toplantısında 2011 yılına ait öngörülerini paylaştı. İş Yatırım, Türk bankacılık sektöründe karlılıkta 2011 yılındaki yüzde 1'lik artışın ardından 2012'de yüzde 14'lük artış beklerken, 2011 sonu için İMKB 100 beklentilerini 79 bine çıkardı ve 2011'de enflasyonda Merkez Bankasının nokta hedefinin tutturulamayacağını, yüzde 7,5 civarında olacağını öngördü.
İş Yatırım Araştırma Müdürü Serhat Gürleyen, 2011 yılına ilişkin beklentilerin aktarıldığı toplantıda yaptığı konuşmada, dünya ekonomisindeki son duruma işaret ederek, Türkiye gibi ülkelerin genellikle dışardan kaynak geldiğinde büyümesini hızlandırdığını, dolayısıyla likiditenin bol olmasının ülkenin hızlı büyümesinde önemli bir etken olduğunu söyledi.
Bu süreçte yurt dışından gelen kaynakların iyi yönetilmesi gerektiğine dikkati çeken Gürleyen, ''İyi yönetilmezse dışardan gelecek kaynağın, sıcak paranın bazen yakıcı etkisi olabiliyor'' dedi.
''MERKEZ BANKASI ÇOK SERT BİR FREN İSTEMİYOR''
Gelişmekte olan ülkelerde dışardan gelen kısa vadeli paralara karşı önlemler alındığını, cari fazlası olan ülkelerin sermaye hareketlerine karşı genel sınırlamalar ve vergiler koyarak mücadele ettiğini belirten Gürleyen, şunları kaydetti:
''Bizim dışardan gelen kaynakları engellemek gibi alternatifimiz yok. Biz paranın gelmesini, ancak istediğimiz şekilde gelmesini istiyoruz. Yani sıcak para olarak gelmesin, daha uzun vadeli, yatırım için gelsin. Merkez Bankası ve BDDK'nın son dönemlerdeki tedbirlerini böyle bir çerçeveye oturtarak algılıyoruz. Alınan tedbirlere bizim yorumumuz, yurt dışından kaynaklar gelmeye devam etsin, ama bu kaynaklar gelirken yüksek cari açığın finansmanını dengeleyelim.
Merkez Bankasının aldığı önlemlerle kredi piyasasında çok sert bir fren yapılmasını istemediğini, olayların kendi normal seyrinde akmasını istediğini, buna karşılık cari açığın finansmanında bir iyileşme istediğini anlıyoruz.''
''ORTA VADEDE TL'NİN DEĞER KAZANMA EĞİLİMİ...''
Türkiye ekonomisinde canlanma ve faiz oranlarındaki gerilemenin başta bankacılık sektörü olmak üzere şirketlerin karlılıklarında önemli sıçrama sağladığını vurgulayan Gürleyen, Borsa piyasa değerinin yüzde 42'sini oluşturan bankaların karlarının 2009 yılında yüzde 55 artıştan sonra 2010 yılında yüzde 18, 2011 yılında yüzde 1 oranında artmasının beklendiğini söyledi.
Banka dışı kesimin kar artışının ise 2009'daki yüzde 20 artışın ardından hızlanarak 2020'da yüzde 27 büyüyeceği, 2011'de ise yüzde 17 olmasının beklendiğini kaydeden Gürleyen, bankacılık sektörünün hala yatırım yapılabilir, karlı bir sektör olduğunu düşündüklerini, 2011'deki yüzde 1'lik karlılık artışının ardından 2012'de bankacılık sektöründe yüzde 14'lük büyüme beklediklerini bildirdi.
Merkez Bankasının politika değişikliğinden sonra Türk Lirası ile ilgili görüşlerinde herhangi bir değişiklik olmadığını dile getiren Gürleyen, gelişmekte olan ülkelere sermayenin aktığı önümüzdeki 4-5 yılda TL'nin değer kazanacağı yönünde görüşleri bulunduğunu, orta vadede TL'nin değer kazanması eğiliminde bir farklılık olmasını beklemediklerini ifade etti.
Türkiye'de tahvil piyasasının gelişmesinde bankalara tahvil çıkarma izninin verilmesinin çok önemli bir aşama olduğunun altını çizen Gürleyen, sektörde toplamda 50 milyar lira civarında tahvil çıkarılmasını beklediklerini, ancak bunun geniş bir zaman dilimini kapsayabileceğini, 2011'de bunun beşte biri veya dörtte biri civarındaki miktarın gerçekleşebileceğini belirtti.
''KAĞIT PARALARA GÜVEN AZALIYOR, ALTIN DA OLMALI''
Serhat Gürleyen, dünyada özellikle gelişmiş ülkelerin kağıt paralarına güvende bir azalma olduğunu, bu nedenle portföylerde, alınabilecek risk iştahına karşın bir miktar altın ve emtia da taşınması gerektiğini düşündüklerini kaydetti.
Türkiye'de hane halkında hisse senedi sahipliği oranının yüzde 6-7'lerde olduğuna ve hisse senedinin bugüne kadar yüksek risk taşıyan yatırım aracı olarak algılandığına dikkati çeken Gürleyen, ''Hisse senedi yine riskli yatırım aracı olmaya devam ediyor. Ama tahvillerin reel getirilerinin çok düştüğü yerlerde iyi seçilmiş bir portföyün, tahvilden orta vadede çok daha iyi getiri sağlayacağını ve alınacak riskin de kabul edilebilir düzeyde olacağına inanıyoruz'' dedi.
Gürleyen, 2011 sonu için İMKB 100 beklentilerini 79 bine çıkardıklarını bildirdi.
Risklere ilişkin de Gürleyen, Türkiye'den çok yurt dışından gelecek risklerden endişe duyduklarının altını çizerek, piyasanın şu anda ihmal ettiği enflasyon riski bulunduğunu, enflasyonun yükselmesinin tablonun rengini bir parça değiştirebileceğini söyledi.
''EKONOMİ İÇİN GÖRDÜĞÜMÜZ RİSKLERDEN BİRİ ENFLASYON''
İş Yatırım Ekonomisti Burcu Ünüvar ise Türkiye için cari açığın önemli bir risk olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:
''Merkez Bankası'nın aldığı ve almaya devam edeceği önlemlere rağmen, önümüzdeki dönemde cari açığın Türkiye ekonomisi açısından çok büyük bir risk olmaya devam edeceğini düşünüyoruz. Türkiye ekonomisi açısından gördüğümüz risklerden biri enflasyon... Önümüzdeki yıl enflasyonda hedefin üzerine çıkacağımızı öngörüyoruz. Emtia ve gıda fiyatlarındaki artış ile seçimler sonrasında kamu mallarına zam yapılması ihtimali nedeniyle 2011'de enflasyonun Merkez Bankasının nokta hedefini tutturamayacağını düşünüyoruz. Bu nedenle 2011 için enflasyon beklentimiz yüzde 7,5. Kamu maliyesi cephesinden gelecek zamların enflasyona etkisi 1 puan civarında olabilir. Bir tarafta hedefi tutturamayan bir Merkez Bankası, bir taraftan da enflasyonun kontrolden çıkmasını engelleyen bir Merkez Bankası söz konusu.''
İş Yatırım Araştırma Müdürü Emre Sezan da piyasa için gördükleri risk faktörlerine işaret ederek, özelleştirme ve halka arzlarla piyasaya yeni arzların gelmesinin endeks hedefine ulaşılmasını engelleyen unsurlardan biri olduğunu söyledi.
Sezan, faiz indirimlerinin ardından enflasyonun yükselmesi ve Merkez Bankasının beklenenden daha sert faiz artışları yapmak zorunda kalmasının, Avrupa'daki borç problemlerinin beklentiler yoluyla iç talebi ve yatırımları olumsuz etkilemesinin de diğer risklerden olduğunu kaydetti.
kaynak
http://www.borsagundem.com/haber/Yuksek-temettu-verecek-hisseler/43525
İş Yatırım'ın analizlerine göre 2011 yılında 7 şirketin yüksek temettü dağıtam potansiyeli var
İş Yatırım analistlerine göre 2011 yılında Türk Telekom, Çelebi, Ford Otosan, Pınar Grubu, Tofaş, Mardin Çimento, Ünye Çimento yüksek kar payı dağıtacak.
İş Yatırım'ın bugün düzenlediği basın toplantısında 2011 yılına ait öngörülerini paylaştı. İş Yatırım, Türk bankacılık sektöründe karlılıkta 2011 yılındaki yüzde 1'lik artışın ardından 2012'de yüzde 14'lük artış beklerken, 2011 sonu için İMKB 100 beklentilerini 79 bine çıkardı ve 2011'de enflasyonda Merkez Bankasının nokta hedefinin tutturulamayacağını, yüzde 7,5 civarında olacağını öngördü.
İş Yatırım Araştırma Müdürü Serhat Gürleyen, 2011 yılına ilişkin beklentilerin aktarıldığı toplantıda yaptığı konuşmada, dünya ekonomisindeki son duruma işaret ederek, Türkiye gibi ülkelerin genellikle dışardan kaynak geldiğinde büyümesini hızlandırdığını, dolayısıyla likiditenin bol olmasının ülkenin hızlı büyümesinde önemli bir etken olduğunu söyledi.
Bu süreçte yurt dışından gelen kaynakların iyi yönetilmesi gerektiğine dikkati çeken Gürleyen, ''İyi yönetilmezse dışardan gelecek kaynağın, sıcak paranın bazen yakıcı etkisi olabiliyor'' dedi.
''MERKEZ BANKASI ÇOK SERT BİR FREN İSTEMİYOR''
Gelişmekte olan ülkelerde dışardan gelen kısa vadeli paralara karşı önlemler alındığını, cari fazlası olan ülkelerin sermaye hareketlerine karşı genel sınırlamalar ve vergiler koyarak mücadele ettiğini belirten Gürleyen, şunları kaydetti:
''Bizim dışardan gelen kaynakları engellemek gibi alternatifimiz yok. Biz paranın gelmesini, ancak istediğimiz şekilde gelmesini istiyoruz. Yani sıcak para olarak gelmesin, daha uzun vadeli, yatırım için gelsin. Merkez Bankası ve BDDK'nın son dönemlerdeki tedbirlerini böyle bir çerçeveye oturtarak algılıyoruz. Alınan tedbirlere bizim yorumumuz, yurt dışından kaynaklar gelmeye devam etsin, ama bu kaynaklar gelirken yüksek cari açığın finansmanını dengeleyelim.
Merkez Bankasının aldığı önlemlerle kredi piyasasında çok sert bir fren yapılmasını istemediğini, olayların kendi normal seyrinde akmasını istediğini, buna karşılık cari açığın finansmanında bir iyileşme istediğini anlıyoruz.''
''ORTA VADEDE TL'NİN DEĞER KAZANMA EĞİLİMİ...''
Türkiye ekonomisinde canlanma ve faiz oranlarındaki gerilemenin başta bankacılık sektörü olmak üzere şirketlerin karlılıklarında önemli sıçrama sağladığını vurgulayan Gürleyen, Borsa piyasa değerinin yüzde 42'sini oluşturan bankaların karlarının 2009 yılında yüzde 55 artıştan sonra 2010 yılında yüzde 18, 2011 yılında yüzde 1 oranında artmasının beklendiğini söyledi.
Banka dışı kesimin kar artışının ise 2009'daki yüzde 20 artışın ardından hızlanarak 2020'da yüzde 27 büyüyeceği, 2011'de ise yüzde 17 olmasının beklendiğini kaydeden Gürleyen, bankacılık sektörünün hala yatırım yapılabilir, karlı bir sektör olduğunu düşündüklerini, 2011'deki yüzde 1'lik karlılık artışının ardından 2012'de bankacılık sektöründe yüzde 14'lük büyüme beklediklerini bildirdi.
Merkez Bankasının politika değişikliğinden sonra Türk Lirası ile ilgili görüşlerinde herhangi bir değişiklik olmadığını dile getiren Gürleyen, gelişmekte olan ülkelere sermayenin aktığı önümüzdeki 4-5 yılda TL'nin değer kazanacağı yönünde görüşleri bulunduğunu, orta vadede TL'nin değer kazanması eğiliminde bir farklılık olmasını beklemediklerini ifade etti.
Türkiye'de tahvil piyasasının gelişmesinde bankalara tahvil çıkarma izninin verilmesinin çok önemli bir aşama olduğunun altını çizen Gürleyen, sektörde toplamda 50 milyar lira civarında tahvil çıkarılmasını beklediklerini, ancak bunun geniş bir zaman dilimini kapsayabileceğini, 2011'de bunun beşte biri veya dörtte biri civarındaki miktarın gerçekleşebileceğini belirtti.
''KAĞIT PARALARA GÜVEN AZALIYOR, ALTIN DA OLMALI''
Serhat Gürleyen, dünyada özellikle gelişmiş ülkelerin kağıt paralarına güvende bir azalma olduğunu, bu nedenle portföylerde, alınabilecek risk iştahına karşın bir miktar altın ve emtia da taşınması gerektiğini düşündüklerini kaydetti.
Türkiye'de hane halkında hisse senedi sahipliği oranının yüzde 6-7'lerde olduğuna ve hisse senedinin bugüne kadar yüksek risk taşıyan yatırım aracı olarak algılandığına dikkati çeken Gürleyen, ''Hisse senedi yine riskli yatırım aracı olmaya devam ediyor. Ama tahvillerin reel getirilerinin çok düştüğü yerlerde iyi seçilmiş bir portföyün, tahvilden orta vadede çok daha iyi getiri sağlayacağını ve alınacak riskin de kabul edilebilir düzeyde olacağına inanıyoruz'' dedi.
Gürleyen, 2011 sonu için İMKB 100 beklentilerini 79 bine çıkardıklarını bildirdi.
Risklere ilişkin de Gürleyen, Türkiye'den çok yurt dışından gelecek risklerden endişe duyduklarının altını çizerek, piyasanın şu anda ihmal ettiği enflasyon riski bulunduğunu, enflasyonun yükselmesinin tablonun rengini bir parça değiştirebileceğini söyledi.
''EKONOMİ İÇİN GÖRDÜĞÜMÜZ RİSKLERDEN BİRİ ENFLASYON''
İş Yatırım Ekonomisti Burcu Ünüvar ise Türkiye için cari açığın önemli bir risk olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:
''Merkez Bankası'nın aldığı ve almaya devam edeceği önlemlere rağmen, önümüzdeki dönemde cari açığın Türkiye ekonomisi açısından çok büyük bir risk olmaya devam edeceğini düşünüyoruz. Türkiye ekonomisi açısından gördüğümüz risklerden biri enflasyon... Önümüzdeki yıl enflasyonda hedefin üzerine çıkacağımızı öngörüyoruz. Emtia ve gıda fiyatlarındaki artış ile seçimler sonrasında kamu mallarına zam yapılması ihtimali nedeniyle 2011'de enflasyonun Merkez Bankasının nokta hedefini tutturamayacağını düşünüyoruz. Bu nedenle 2011 için enflasyon beklentimiz yüzde 7,5. Kamu maliyesi cephesinden gelecek zamların enflasyona etkisi 1 puan civarında olabilir. Bir tarafta hedefi tutturamayan bir Merkez Bankası, bir taraftan da enflasyonun kontrolden çıkmasını engelleyen bir Merkez Bankası söz konusu.''
İş Yatırım Araştırma Müdürü Emre Sezan da piyasa için gördükleri risk faktörlerine işaret ederek, özelleştirme ve halka arzlarla piyasaya yeni arzların gelmesinin endeks hedefine ulaşılmasını engelleyen unsurlardan biri olduğunu söyledi.
Sezan, faiz indirimlerinin ardından enflasyonun yükselmesi ve Merkez Bankasının beklenenden daha sert faiz artışları yapmak zorunda kalmasının, Avrupa'daki borç problemlerinin beklentiler yoluyla iç talebi ve yatırımları olumsuz etkilemesinin de diğer risklerden olduğunu kaydetti.
kaynak
http://www.borsagundem.com/haber/Yuksek-temettu-verecek-hisseler/43525
Yabanıların yeni gözde hisseleri
Yabancılar hangi hisseleri satıyor, hangilerini topluyor? 2010 yılında dip ve zirveye en yakın hisseler... Geçen hafta en fazla alım yapılan hisseler.
Küreselleşme sürecinde piyasalar arasındaki etkileşim yatırım araçlarının dengelerini değiştiriyor. Yeni yönelimler, trendler sıcak paranın hareketine göre yön buluyor. Merkez bankaları bunu görerek 2010 sonunda “sıkılaştırıcı” önlemler almaya başladı. 2011’de de bunun sürebileceği sinyalleri geliyor. Çin Devlet Başkanı Hu Cintao, "dünyanın çok kutuplu hale gelme ve ekonomide küreselleşme eğiliminin sürdüğünü ve dünya ekonomisinin canlanma sürecinin çetin olacağını" belirtti. Çin, 2011 yılında para politikasını sıkılaştıracak. Sadece Çin’de değil bir çok ülkede önlemlerin arttığını göreceğiz.
2010 yılı piyasalar için iyi bir yıl oldu. Krizin yaraları sarıldı ve önemli getiriler sağlandı. Borsanın yeni zirve yaptığı, faizlerin yeni dip seviyeler edindiği ve tahminde zorlanılan seviyeler gerçekleşti. Döviz ise yatay seyrini korudu. 2011 yılında alternatif piyasalar; faiz ve döviz, getiri olarak borsanın gerisinde kaldığı için belli bir süre daha hisse senetlerini izlemeye devam edeceğiz.
Haziran seçimleri önemli
Ocak ortasından sonra genelde alışık olduğumuz geleneksel kâr satışları olasılığı dikkate almakta yarar var. Döviz kurlarının belli bir seviyenin üzerinde taban yapmaya başlaması dikkat edilmesi gereken bir ayrıntı.
Haziranda seçim var. Herkesten çok piyasalar bunun sonucunu merak ediyor. Endekste banka hisselerine yabancı satışları gelirken ve bankacılık kârları ile ilgili 2011’de çok olumlu şeyler söylenmemesi nedeniyle genel bir hareket ya da çıkış hareketi beklemek zor. Ancak yeni bir yabancı alım dalgası gelirse bu söz konusu olabilir. Zira yabancı yatırımcı da seçim sonuçlarını görmek isteyecektir.
Seçim sonuçları nasıl olacak? Siyasi yapı nasıl etkilenecek? Seçim sonrasına bırakılan Anayasa değişikliği ve Güneydoğu ile ilgi sorunlarının nasıl şekilleneceğini yabancı yatırımcılar görmek isteyebilirler. Kredi notlarındaki artış yabancı ilgisini çekebilecek bir diğer gelişme. Euro Bölgesi’nde borç çevirme riski taşıyan ülkelerin kredi notlarını dikkate aldığımızda Türkiye bunu fazlasıyla hak ediyor. Böyle bir düzletme seçim öncesi mi yoksa seçim sonrasına mı kalacak bunu zaman gösterecek.
İkinci yarıda FED izlenecek
Haziran ayı FED’in 600 milyar dolarlık tahvil alımlarının bittiği ay olacak. FED yeni bir karar almazsa bu tarihe kadar tahvil almaya yani piyasaya likidite vermeye devam edecek. Türkiye global ölçekte izlenen bir piyasa artık. Gelişmiş ülkelerden son yıllardaki fon akışının etkisiyle gelişmekte olan piyasaların öne çıkması ister istemez Türkiye’yi öne çıkardı. Makro ekonomik verilerin güçlü yapısı da bu görünüme katkı yaptı. Bu ilgi boş bir ilgi değil ve hemen sonlanmasını beklemek fazlaca karamsarlık olur.
Banka hisseleri bu nedenle endeksi baskı altında tutsa da borsanın cazibesi bir süre daha korunabilir. Bu açıdan daha çok uzmanlık ve seçicilik öne çıkacak. Hisse seçiminde belki de endeks ve diğer hisselere göre performansı zayıf kalmış hisselere sıra gelebilir. Primli ve fiyatını bulmuş hisselerden çok primsiz kalmış hisseleri yakından izlemek gerekebilir. Ancak yine de temel verileri ve para girişleri gibi hisse tercihinde önemli kriterleri göz ardı etmeden KARTONSAN, KONYA, AFYON ÇİMENTO, LOGO gibi hisseler değerlendirilebilir.
“Ucuz etin yahnisi” hesabı sadece primsiz olması alım için yeterli değil. “Fiyatı yükselmeyen bütün hisseler kötüdür” diyen eski borsacıların sözünü de hatırda tutmakta yarar var.
Küreselleşme sürecinde piyasalar arasındaki etkileşim yatırım araçlarının dengelerini değiştiriyor. Yeni yönelimler, trendler sıcak paranın hareketine göre yön buluyor. Merkez bankaları bunu görerek 2010 sonunda “sıkılaştırıcı” önlemler almaya başladı. 2011’de de bunun sürebileceği sinyalleri geliyor. Çin Devlet Başkanı Hu Cintao, "dünyanın çok kutuplu hale gelme ve ekonomide küreselleşme eğiliminin sürdüğünü ve dünya ekonomisinin canlanma sürecinin çetin olacağını" belirtti. Çin, 2011 yılında para politikasını sıkılaştıracak. Sadece Çin’de değil bir çok ülkede önlemlerin arttığını göreceğiz.
2010 yılı piyasalar için iyi bir yıl oldu. Krizin yaraları sarıldı ve önemli getiriler sağlandı. Borsanın yeni zirve yaptığı, faizlerin yeni dip seviyeler edindiği ve tahminde zorlanılan seviyeler gerçekleşti. Döviz ise yatay seyrini korudu. 2011 yılında alternatif piyasalar; faiz ve döviz, getiri olarak borsanın gerisinde kaldığı için belli bir süre daha hisse senetlerini izlemeye devam edeceğiz.
Haziran seçimleri önemli
Ocak ortasından sonra genelde alışık olduğumuz geleneksel kâr satışları olasılığı dikkate almakta yarar var. Döviz kurlarının belli bir seviyenin üzerinde taban yapmaya başlaması dikkat edilmesi gereken bir ayrıntı.
Haziranda seçim var. Herkesten çok piyasalar bunun sonucunu merak ediyor. Endekste banka hisselerine yabancı satışları gelirken ve bankacılık kârları ile ilgili 2011’de çok olumlu şeyler söylenmemesi nedeniyle genel bir hareket ya da çıkış hareketi beklemek zor. Ancak yeni bir yabancı alım dalgası gelirse bu söz konusu olabilir. Zira yabancı yatırımcı da seçim sonuçlarını görmek isteyecektir.
Seçim sonuçları nasıl olacak? Siyasi yapı nasıl etkilenecek? Seçim sonrasına bırakılan Anayasa değişikliği ve Güneydoğu ile ilgi sorunlarının nasıl şekilleneceğini yabancı yatırımcılar görmek isteyebilirler. Kredi notlarındaki artış yabancı ilgisini çekebilecek bir diğer gelişme. Euro Bölgesi’nde borç çevirme riski taşıyan ülkelerin kredi notlarını dikkate aldığımızda Türkiye bunu fazlasıyla hak ediyor. Böyle bir düzletme seçim öncesi mi yoksa seçim sonrasına mı kalacak bunu zaman gösterecek.
İkinci yarıda FED izlenecek
Haziran ayı FED’in 600 milyar dolarlık tahvil alımlarının bittiği ay olacak. FED yeni bir karar almazsa bu tarihe kadar tahvil almaya yani piyasaya likidite vermeye devam edecek. Türkiye global ölçekte izlenen bir piyasa artık. Gelişmiş ülkelerden son yıllardaki fon akışının etkisiyle gelişmekte olan piyasaların öne çıkması ister istemez Türkiye’yi öne çıkardı. Makro ekonomik verilerin güçlü yapısı da bu görünüme katkı yaptı. Bu ilgi boş bir ilgi değil ve hemen sonlanmasını beklemek fazlaca karamsarlık olur.
Banka hisseleri bu nedenle endeksi baskı altında tutsa da borsanın cazibesi bir süre daha korunabilir. Bu açıdan daha çok uzmanlık ve seçicilik öne çıkacak. Hisse seçiminde belki de endeks ve diğer hisselere göre performansı zayıf kalmış hisselere sıra gelebilir. Primli ve fiyatını bulmuş hisselerden çok primsiz kalmış hisseleri yakından izlemek gerekebilir. Ancak yine de temel verileri ve para girişleri gibi hisse tercihinde önemli kriterleri göz ardı etmeden KARTONSAN, KONYA, AFYON ÇİMENTO, LOGO gibi hisseler değerlendirilebilir.
“Ucuz etin yahnisi” hesabı sadece primsiz olması alım için yeterli değil. “Fiyatı yükselmeyen bütün hisseler kötüdür” diyen eski borsacıların sözünü de hatırda tutmakta yarar var.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
