imkb etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
imkb etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Haziran 2011 Pazar

Yatırımcılar artık temettü endeksine bakacak

İMKB 1 Temmuz’dan itibaren temettü endekslerini yayınlayacak. Yatırımcılar artık temettü endekslerini izleyerek yatırım kararlarını verecek.

Yaz ayları genelde durgun geçmesine rağmen, borsa bu yıl oldukça hareketli. Seçim sonrasında hisse senetleri yeniden gözden geçiriliyor. Öte yandan, aşırı fiyat hareketliliği olan hisse senetlerine ilişkin İMKB sık sık şirketlerden açıklama istiyor. Bu arada yeni endeksler de yolda. Geçtiğimiz hafta İMKB tarafından temmettü endekslerinin 1 Temmuz itibariyle başlayacağı duyuruldu.
Yatırımcılar artık İMKB Temettü Endeksi ile ve İMKB Temettü 25 Endeksi’ni takip edecek. Temettü bir anlamda ortakların şirkete yatırım yaptığı sermayenin faizidir. Kısa vadeli fiyat hareketlerinden yararlanmak isteyenler hisse prim yapacak mı? diye bakarken yatırımcının ölçüsü daha çok temettüdür. Bu yatırım stratejisinde “hem temettü alınacak hem de hisse prim yapacak” beklentisi hakimdir. Fiyat hareketlerinden yararlanmak isteyenlern temettüyü bekleyecek kadar vakitleri yoktur.
Uzun vadeli yatırımcı ise yüksek kâr sağlayan ve yüksek temettü ödeyen şirketlere yatırım yapar. Yıllar itibariyle aldığı temettüyle yatırım maliyetlerini düşürürken hissenin fiyatındaki artış ilave getirisi olur. Uzun vadeli yatırım stratejisini benimseyenler bu vesileyle kısa dönemli piyasa dalgalanmalarından ve piyasa stresinden uzakta kalmayı da başarmış olurlar.

Temettü nedİr?
Temettü, şirketlerin elde ettikleri kârdan ortaklara dağıtılan kâr payıdır. Kâr payı nakit veya hisse senedi şeklinde dağıtılabilir. Nakit kâr payı dağıtımında şirketin elde ettiği kâr, payları oranında nakit karşılığı ortaklara aktarılır. Hisse senedi şeklindeki temettü dağıtımında ise elde edilen kâr şirket bünyesinde tutularak sermayeye ilave edilir. Şirketin sermayesi bedelsiz artarken hissedarlara payları oranında ilave hisse senedi dağıtılır.


KÂR PAYI YANINDA HİSSE GETİRİSİ
İMKB Temettü 25 Endeksi listesinde yer alacak firmaların yıllar itibariyle performanslarına bakıldığında piyasalarda kriz veya büyük düşüşler yaşanmadığı sürece bu şirketlerin çoğunun prim yaptığı görülmekte. Geniş bir liste olduğu için bir kısım şirketin yıllık primlerinde eksiye düştüğü yada endeksin altında kaldığı görülüyor. Ancak bunların yıllar itibariyle aldıkları temettü tutarları da göz önünde bulundurulmalı.
Temettü için hisse alan yatırımcı uzun vadeli yatırımcı olduğu için aldıkları temettülerle maliyetleri düşmekte. Bazı şirketler de küresel krizin etkilerinin yaşandığı 2008 yılı hariç son on yılı sürekli primli kapatmış.
Nuh Çimento ve Mardin Çimento bu tür firmalar için örnek gösterilebilir. Bununla birlikte geçmiş dokuz yılın 6-7 yılını yine primle kapatmış firmalar var. Brisa, Adana Çimento, Akçansa, Bursa Çimento son dokuz yılın büyük çoğunluğunu yıl bazında prim yaparak kapatmış. İMKB’nin uygulamaya koyacağı temettü endeksi borsaya yatırım amaçlı bakanlara iyi bir referans olacak.



Yatırımcının işi kolaylaşacak

İMKB yatırımcıların işini kolaylaştıracak bir endeksi uygulamaya koyuyor. Kârlı ve nakit temettü dağıtmış firmaları kapsayan bir endeks geliyor. Temettünün kaynağı kâr olduğuna göre temettü ödeyen firmalar kâr eden firmalar olacaktır. Bu açıdan bilanço karlılığı yüksek firmalar arandığında ilk bakılacak tablo temettü endekslerinde yer alacak firmalar olacaktır.
Endekslerde yer alan şirketlere bakıldığından temel veriler ve ortaklık yapılarının güvenirliliği konusunda kimsenin itiraz edemeyeceği firmalardan oluştuğu görülüyor. Bu nedenle yatırımcıların rahatlıkla değerlendirebileceği bir tablo oluşturulmuş görülüyor.

14 Haziran 2011 Salı

İMKB yönetimi Kerevitaş'a uyarıda bulundu

Konuya ilişkin KAP´ta yer alan açıklamada şöyle denildi:

"Borsa Yönetim Kurulu´nun 14.06.2011 tarihli toplantısında, Kerevitaş Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Şirket )´nin 31.12.2010 tarihli yıllık bilançosundaki özsermayesinin negatif olması nedeniyle, Şirket´in üretim ve satış faaliyetlerine devam ettiği ve borçlarından dolayı Şirket aleyhine herhangi bir hukuki girişimde bulunulmadığı hususları gözönüne alınarak, Genel Yönetmelik 47. ve İMKB Kotasyon Yönetmeliği´nin kottan çıkarma şartlarından olan 24/a bendinde yer alan hüküm kapsamında, gerekli tedbirlerin alınmasının devamı için Şirket´in uyarılmasına, konunun Kamuyu Aydınlatma Platformu´nda ilan edilmesine ve bu konuda alınacak tedbirlerin izlenmeye devam edilmesine karar verilmiştir."

30 Mayıs 2011 Pazartesi

Temettü endeksi geliyor!

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Başkanı Hüseyin Erkan, ''Bir temettü endeksi oluşturuyoruz. Yüksek temettü verenleri bir endeks içinde toplayalım diyoruz'' dedi. Erkan ayrıca, yabancı yatırımcıların Türkiye'den çıktığına yönelik eleştiriler konusunda, ''2010 yılında 2,1 milyar dolar para girmiş, bütün bu bağrışa çağrışa rağmen çıkan para 1,6 milyar dolar'' dedi.

Erkan, İMKB olağan genel kurul toplantısında, geçen yıl İMKB'de 3,2 trilyon dolarlık işlem yapıldığını, VOB'daki işlemler de eklendiğinde sermaye piyasasındaki işlem hacminin bir önceki yıla göre yüzde 8'lik artışla 3,5 trilyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini kaydetti.

Günlük işlem hacminde, tahvil ve bono piyasasında, repo piyasasında geçen yıllara göre önemli ilerlemeler kaydedildiğini bildiren Erkan, borsa dışı günlük ortalama işlem hacminde ise 2001'e göre yarı yarıya azalış yaşandığını, toplam sabit getirili menkul değerlerin Türkiye'deki işlem hacminde, yüzde 85 üzerinde bir payın Borsa üzerinden geçtiğini belirtti.

Halka arzlardaki gelişmelere de değinen Erkan, 2010 yılında 3,1 milyar liralık hisse senedi satışı, 15 adet bono ihracından ise 1,9 milyar liralık tahvil satışı gerçekleştiğini, bu yılın ilk 5 ayında 12 şirketten 1 milyar liralık, 13 adet bono ihracından 5,2 milyar liralık hasılat sağlandığını ifade eden Erkan, ''Yıl sonuna kadar geçmişteki en yüksek olan 35 rakamına yaklaşıp, belki de o rekoru kırma ihtimalimizin çok yüksek olduğunu söyleyebilirim. Elimizin altında 15-16 başvuru var. Her hafta da başvurular gelmeye devam ediyor. Seçim sürecinden sonra başvuruların artacağını bekliyoruz'' diye konuştu.

Yatırımcı seferberliği kapsamında 2023 yılında asgari bin şirkete, nüfusun yüzde 10'una karşılık gelen yatırımcı sayısına sahip olma hedeflerine işaret eden Erkan, bu kapsamda yurtdışında yaşayan vatandaşların sermaye piyasalarına yatırım imkanlarını anlatmak için Almanya'da toplantılar düzenlediklerini, oradaki bankaları seferber etmek istediklerini söyledi.

EMİR İPTALİ UYGULAMASI
Geçen yıl hayata geçirilen yeni uygulamaların sonuçlarına ilişkin de bilgi veren Hüseyin Erkan, emir iptali uygulamasının ardından iptal edilen emirlerin piyasaya iletilen tüm emirler içindeki payının yüzde 9, iptal edilen emir hacminin toplam işlem hacmine oranının ise ortalama yüzde 13,8 olduğunu belirtti.

Erkan, Bu durumun etkin bir piyasa için büyük önem taşıdığına dikkati çekerek, ''Borsadaki günlük ortalama işlem hacmi, emir iptali öncesi döneme göre, diğer gelişmelerin de etkisiyle, yüzde 50'ye yakın artış göstermiştir. Emir iptali uygulamasının, diğer düzenlemelerin de etkisiyle, piyasadaki fiyat oynaklığını azalttığı görülmektedir. Seans içi fiyat oynaklığı emir iptali sonrası 8 aylık dönemde yüzde 14,6 azalmıştır. Bu da etkin bir piyasanın oluşmasında başarılı olduğumuzun bir göstergesidir'' şeklinde konuştu.

Otomatik seans durdurma sisteminin etkileri konusunda ise Erkan, toplam 27 hisse senedinde otomatik seans durdurma işlemi gerçekleştiğini, bu hisselerin yalnızca ikisinin ulusal 100 endeksinde yer aldığını anlattı.

YABANCI YATIRIM
Borsadaki yabancı yatırımcı paylarına bakıldığında, yabancıların 2010 yılında 2,1 milyar dolar net alış, 2011 yılının ilk 5 ayında net 1,6 milyar dolarlık net satış yaptığını söyleyen Erkan, şöyle konuştu:

''Hiç de öyle abartılı rakamlar değil. Bunlar benim günlük hacmimin altında rakamlar... Yabancı yatırımcıların işlem hacmi içerisindeki payı nedir? Hep yabancıyı suçluyoruz da... Yabancı şöyle yaptı, yabancı böyle yaptı. Yabancı yatırımcıların toplam işlem hacmi içerisindeki payı 2010 yılında yüzde 16. Hani ağırlıklıydı? Hani satıp gidiyorlardı? Hani piyasayı yönlendiriyorlardı? 2011 yılında ortalama yüzde 14,3. Yüzde 16'yı geçmiyor. Gördüğünüz gibi de Türkiye öyle satılıp gidilmiyor. Bunlar yalan yanlış ve piyasayı yanıltıcı laflardır. 2010 yılında 2,1 milyar dolar para girmiş, bütün bu bağrışa çağrışa rağmen çıkan para 1,6 milyar dolar.''

''TEMETTÜ ENDEKSİ OLUŞTURUYORUZ''
Yeni endeksler hesaplamaya başladıklarını söyleyen Erkan, Londra ve New York örneklerinde görüldüğü gibi, kendi endekslerine sahip olunmadığında piyasaların başka yerlerde oluştuğunu kaydetti. Erkan, ikili ve çoklu işbirlikleri ile ortak endeksler oluşturmaya da devam edeceklerini bildirdi.

İMKB Başkanı Erkan, 2011 yılı projelerine de değinerek, serbest işlem platformu çalışması ile halka açık sayılıp Borsada olmayan şirketlerin bu platformda fiyatlarının belirlenmesini sağlayacaklarını, böylece küçük hissedarların haklarının korunacağını ifade etti.

Erkan, tahvil bono piyasasında özel sektör borçlanma araçları ikincil piyasasında likiditeyi artırmak amacıyla piyasa yapıcılık uygulaması ve hisse senetleri üzerine repo pazarı açılmasının planlandığını, İMKB'de işlem gören menkul kıymetler üzerine opsiyon piyasası için testleri tamamladıklarını, İMKB sürdürülebilirlik endeksi projesini bu yıl sonunda tamamlayacaklarını anlattı.

Hüseyin Erkan, ''Bir temettü endeksi oluşturuyoruz. Yüksek temettü verenleri bir endeks içinde toplayalım diyoruz'' dedi.

SARAYBOSNA BORSASI'NA ORTAKLIK
Saraybosna Borsasına ortaklık konusunda da bilgi veren Erkan, İMKB'nin Kırgız ve Bakü borsalarına ortaklığı bulunduğunu anımsatarak, Saraybosna'dan da kendilerine talep geldiğini belirtti.

Erkan, böylece Avrupa ortasında bir borsaya ortak olacaklarını, küçük bir borsa olsa da önemli bir potansiyel içerdiğini kaydederek, ''Hiçbir kurum yüzde 5'ten fazlasına sahip olamıyor ama yüzde 5 İMKB, yüzde 5 Takasbank, yüzde 5 Merkezi Kayıt Kuruluşu olmak üzere toplamda yüzde 15 ortak olacağız. Yüzde 5'e karşılık 71 bin 215 avro civarında bir rakam...'' diye konuştu.

Erkan, çevredeki diğer borsalarda da fırsat oluşması durumunda benzer çalışmaları yürüteceklerini söyledi.

Foreks'te inanılmaz işlem hacmi!

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Vedat Akgiray, foreks piyasalarında günlük işlem hacmini 2.5-3 milyar dolar olarak söylediklerini ancak bu rakamın 13-14 milyar dolarlara çıktığını belirterek, iyi yönetilmesi durumunda bu rakamın çok daha iyi büyüyebileceğini kaydetti.

Akgiray, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) olağan genel kurul toplantısında yaptığı konuşmada, son torba kanunda foreks piyasalarını düzenleme görevinin SPK'ya verildiğini anımsatarak, bu konu üzerinde çalıştıklarını dile getirdi.

Bu düzenlemelere ilişkin taslağı yakında paylaşacaklarını belirten Akgiray, foreks işinde aracılık yapma yetkisini aracı kurumlara vermek istediklerini, belli koşullara sahip aracı kuruluşların bu işi doğrudan yapabileceğini ve bu koşulların da çok zorlu olmayacağını anlattı.

Akgiray, ''Biz Foreks'in günlük işlem hacmini 2,5-3 milyar dolar olarak söylüyoruz. Meğerse o rakam 13-14 milyar dolarlara çıkmış. Şu andaki düzenleme dışı piyasalara yapılan Türk yatırımcıların ürettiği günlük işlem hacmi, 12-13-14 milyar dolar seviyelerine gelmiş. Bu iyi yönetilirse çok daha iyi büyüyebilir'' diye konuştu.

Her kurumda, her düzenlemede, her piyasada olanı koruma kaygısı ağır bastığında fazla ilerleme olmadığına işaret eden Akgiray, biraz cesur olup işi büyütmeye odaklanmak gerektiğini söyledi. Akgiray, aracı kurum ve yatırım bankacılığı sektörünün çok atak, hevesli ve cesur olması gerektiğini vurguladı.

FOREKS NEDİR?
Forex (Foreign Exchange ): Bir dövizden başka bir dövize geçmek olarak tanımlanıyor. Örneğin elimizde 100 olduğunu düşünün,bunu öngürdüğümüz piyasa koşullarına göre 100 Euro veya başka bir para birimine dönüştürmek olarak örneklendirilebilir. Bu piyasaların toplam işlem hacmi 3 trilyon dolar civarınd olduğu belirtiliyor. Önceleri bu işleri sadece büyük likite sahipleri ve bankalar yapmaktaydı. Fakat son yıllarda artan likidite, gelişen teknoloji ve buna bağlantılı olarak gelişen internet sayesinde küçük işletmeler ve küçük likite sahipleride forex işlemleri yapıyor. Fakat henüz yasal düzenlemelerin olmaması yatırımcıların daha dikkatli olmalarını gerektiriyor.

10 Mayıs 2011 Salı

Borsa terse döndü, dolarda sert yükseliş

Borsa, günün ikinci yarısında artan satış baskısı ile gevşedi. Dolar kurunda ise 1.5700 seviyesine doğru hareketler görülüyor.
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB), alım ağırlıklı yatay seyrin ardından günün ikinci yarısında artan satış baskısı ile gevşedi. Dolar kurunda ise 1.5700 seviyesine doğru hareketler görülüyor.

İlk seansta 68300 bölgesine yükselen Bileşik Endeks, bu seviyenin üzerine çıkamayarak, 68200 civarında sıkıştı.

İkinci yarıda artan satış baskısı ile önce 67500, ardından 67000 seviyesinin altına gevşeyen endeks, en düşük 66919.05 puanı gördü ve günü kapanışa doğru gelen tepki alımları ile 67259.99 puandan, (%1.02) 696.48 puan ekside tamamladı.

İşlem hacmi birinci seansta 873.621.235 TL, ikinci seansta 1.637.041.523 TL olurken, toplam işlem hacmi 2.510.662.758 TL olarak gerçekleşti.

Dün ABD borsalarında emtia fiyatlarına bağlı yaşanan yükselişin ardından, bugün Çin'de beklentilerin oldukça üzerinde açıklanan dış ticaret fazlası Asya'da pozitif kapanışlara neden olurken, Avrupa borsalarının da yeni güne alım ağırlıklı bir seyirle başlayacağı beklentisi de İMKB'de etkili oldu.

Dün S&P tarafından kredi notu düsürülen ve bugün de Moody's tarafından kredi notunun olası bir indirim için izlemeye alındığı açıklanan Yunanistan ile ilgili gelişmeler takip edildi.

Yurtiçinde ilk seansta izlenen alıcılı seyrin ardından günün ikinci yarısında bono faizleri ile dolar/TL kurundaki yükseliş ile bankacılık sektöründeki hareketin etkisiyle satış baskısının arttığı gözlendi.

DOLARDA SERT YÜKSELİŞ
Döviz tarafına baktığımızda, dolar 1.5700 seviyesine doğru hareketediyor.

Piyasanın kapanışı itibariyle Kapalıçarşı’da 1,5620 liradan alınan dolar 1,5650 liradan, 2,2420 liradan alınan avro 2,2460 liradan satılıyor.

Serbest piyasada önceki kapanışta 1,5480 lira olan dolar güne 1,5550 liradan, 2,2160 lira olan avro 2,2210 liradan başlamıştı.

Bankalararası piyasada dolar kotasyonları alışta en düşük 1,5590 lira, en yüksek 1,5620 lira, satışta en düşük 1,5650 lira, en yüksek 1,5680 lira seviyesinde işlem görüyor.

Uluslararası piyasalarda avro-dolar paritesi 1,4346, sterlin-dolar paritesi 1,6343, yen-dolar paritesi ise 80,61 düzeyinde seyrediyor.

FAİZ
Tahvil ve Bono Piyasası Kesin Alım Satım Pazarında işlem gören gösterge kağıdı 20 Şubat 2013 vadeli tahvilin, bugün valörlü işlemlerinin saat 16.45 itibarıyla basit getirisi yüzde 8,60, bileşik getirisi yüzde 8,33 seviyesinde bulunuyor.

20 Nisan 2011 Çarşamba

Kiler GYO, bugün borsada

Şirket hisseleri 'KLGYO' koduyla Kurumsal Ürünler Pazarı'nda işlem görmeye başlayacak.
Kiler Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş'nin halka arz edilen 30 milyon 187 bin 500 lira nominal değerli paylar, bugünden itibaren İMKB Kurumsal Ürünler Pazarı'nda işlem görmeye başlayacak.

Borsa Yönetim Kurulu'nun bugünkü toplantısında alınan ve Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda yayımlanan kararına göre, Kiler Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı'nın sermayesini temsil eden 87 milyon 500 bin lira nominal değerli paylarının İMKB kotuna alınmasına ve halka arz edilen 30 milyon 187 bin 500 lira nominal değerli, B grubu hamiline yazılı payların 1 lira nominal değerli beher pay için 6,10 lira baz fiyat ve "KLGYO" koduyla, bugünden itibaren Kurumsal Ürünler Pazarı'nda işlem görmeye başlayacak.

Açıklamada, şirket ve şirket ortaklarının, şirket hisse senetlerinin İMKB'de işlem görmeye başladığı tarihten itibaren 180 gün boyunca ilave pay satmayacaklarını ve dolaşımdaki pay miktarını artırmayacaklarını beyan ettikleri, şirket payları için belirlenen maksimum lot miktarının 10.000 adet olarak belirlendiği kaydedildi.

12 Şubat 2011 Cumartesi

1 Şubat 2011 Salı

Borsa günlük bazda yüzde 2,44 değer kazandı

İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında (İMKB) işlem gören hisse senetleri günlük bazda ortalama yüzde 2,44 oranında değer kazandı.

İMKB 100 Endeksi, ikinci seansta 639,02 puan artarak 64.822,62 puandan kapandı. Hisse senetleri ikinci seansta ortalama yüzde 1,00 oranında artış gösterdi.

İlk seanstaki 905,53 puanlık artış dikkate alındığında, borsa endeksi günün tamamında 1.544,55 puan yükseldi.

Hisse senetleri günlük bazda ortalama yüzde 2,44 değer kazandı.

Borsa güne yükselişle başladı

İMKB 100 Endeksi birinci seansta, önceki kapanışa göre 915,78 puan artarak 64.198,85 puan seviyesinde açıldı.

Hisse senetleri, bu seviyede ortalama yüzde 1,37 oranında değer kazandı.

31 Ocak 2011 Pazartesi

Denge arıyoruz, 17 bin puanlık marj var

Son yılların en çok kazandıran fon yöneticisinden borsada çöküşün analizi.

BARIŞ ERKAYA
HABERTURK.COM EKONOMİ SERVİSİ

Borsada hızlı çöküş ve sonu gelmek bilmeyen satışların ardından, en çok merak edilen soru, "Bu borsa daha ne kadar düşecek, ne zaman tekrar toparlanacak" oldu.
Son yılların en çok kazandıran fonunun yöneticisi olan Strateji Menkul Değerler Fon Müdürü Bülent Topbaş, HABERTURK.COM'a konuştu...

PİYASALARIN BÜNYESİ ZAYIFLADI
Merkez Bankası'nın aldığı kararların finansal piyasaların bünyesini zayıflatıp kırılgan hale getirdiğine dikkat çeken Topbaş, bu zayıflayan bünyenin de spekülasyonlara daha açık hale geldiğini söylüyor.

Merkez Bankası'nın yaptığı açıklamaların çok kritik olduğunun altını çiziyor Topbaş. Artık borsanın Avrupa ve Mısır'dan gelen haberlere çok daha hassas hale geldiğini savunan Topbaş, "Bu yıl buna alışmak zorundayız. Çünkü borsada bu yıl dalgalanma bandı çok ciddi oranda artacak" diyor.
Aynı şeyin döviz için de geçerli olacağını belirten Topbaş, "Zaten bankalarla ilgili kötü bir beklenti vardı. Merkez'in kararlarının ardından faiz hızla yukarı çıkınca, bankaların sabit getirili menkul kıymet portföylerinden de ciddi zararlar yazabileceği beklentisi üzerine eklendi. Bu da hisse senetlerine yansıdı" diye devam ediyor.

ENDEKSTE KRİTİK NOKTA
Yılbaşından bu yana global bazda yaşanan bir hareketin uzantısı olarak İMKB'den yabancı çıkışı gerçekleştiğini hatırlatan Topbaş, borsada gelinen noktanın çok kritik olduğunun da altını çiziyor.

Bu arada bir hatırlatma yapmakta yarar var: Borsa son satışlarla birlikte 200 günlük ortalamasına gelmiş durumda. Üstelik dış piyasalarda da satışlar artıyor.

SICAK PARA GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERDEN ÇIKIYOR
Peki global bazda gelişmekte olan ülkelere ilişkin hareket nedir?

Topbaş, Çin ve Hindistan gibi ülkelerin sıcak ekonomiyi soğutma politikalarının global bazda gelişmekte olan ülkelerden yatırımcı kaçışını, gelişmiş ülkelere doğru yönelişi beraberinde getirdiğini söylüyor. Yani Türkiye de yılbaşıyla birlikte zaten bu hareketten nasibini aldı.

MERKEZ'LE DAHA DEGATİF AYRIŞTIK
Türkiye'nin bu ülkelerden daha negatif ölçüde ayrışmasını ise Topbaş Merkez'in sıkı politikalarına bağlıyor. Bu durumu bir "handikap" olarak adlandıran Topbaş, Merkez Bankası'nın da bunun içinden çıkmaya çalıştığını, fakat Merkez'in de bazı politikaları uygulamak zorunda olduğunu belirtiyor.

Peki borsada gelinen 62 binli seviyeler ne kadar kritik ve bu seviyenin altında borsanın gidebileceği ilk nokta neresi?
Bu kritik seviyede özellikle bankalara gelen alımların önemli olduğuna dikkat çeken Topbaş, bu seviyelerin kırılması halinde aşağıda 58 bin 500 seviyelerinin, yani 60 binin altının sözkonusu olacağını öngörüyor.

SEPET 2'NİN ÜZERİNE ÇIKARSA FIRSAT DÖNEMİ BAŞLAR
Dövizde ise sepetin geldiği seviyenin çok önemli olduğunu hatırlatan Topbaş, "Döviz sepeti 1.9'a geldi. 2'nin üzerini aşarsa işte o zaman fırsat dönemi başlayacaktır piyasalarda" diyor.

YENİ DENGE ARAYIŞI
Aslında Topbaş'a göre piyasalarda yaşanan tüm hareketlerin sebebi yeni bir denge arayışı. Yeni para politikasına göre piyasa denge noktasını bulmaya çalışıyor. Ki geldiğimiz bu noktalar da Topbaş'a göre artık denge noktaları. Bundan sonra Merkez Bankası kredi talebine bakacak ve politikalarının etkili olup olmadığını takip edecek. Eğer politikaların etkili olduğunu görürse o zaman belki bir parasal gevşeme uygulayabilir ki bu piyasalar açısından iyidir.
Merkez'in yeni politikalarının en önemli sebeplerinden biri çok hızlı artan kredi talebi. Fakat bütün dünyada şöyle bir gerçek vardır ki, faizin çok hızlı düştüğü ülkelerde kredi talebi her zaman hızlı artmıştır. Fakat kur çok yukarı çıkarsa o zaman kredi talebi muhakkak bundan etkilenecektir.

17 BİN PUANLIK MARJ
Bu yıl artık borsada 17 bin puana yakın bir dalgalanma bandı oluşacak. Ben bu dalgalanmanın 58 bin-75 bin bandı olacağına inanıyorum.

Borsa nereye gidiyor?

Piyasalar haftaya sert satışla başladı, endeksteki kayıp yüzde 2'ye ulaştı, dolar 1.61 TL'yi aştı!

Piyasalar haftaya sert satışlarla başladı. Ortadoğu'nun siyasi ateşi piyasaları da sarmış durumda. Cuma günkü yüzde 3'e varan kaybın ardından hisse senetleri piyasasında 62 bin ve 62 bin 500 seviyeleri yakından takip edilmeli demiştik. Bu kapsamda haftaya Arap ülkelerinde yaşanan gelişmelerin de etkisiyle sert satışla başlayan borsada kayıplar derinleşiyor. Öte yandan dolar kurunda artış bugün de sürüyor.

İMKB saat 10:10'da yaklaşık yüzde 1.63 kayıpla 62 bin 300 seviyesinden işlem görüyor. Dolar/TL kuru ise 1.61 TL'nin üzerinde seyrediyor. Euro ise 2.20 TL'ye dayanmış durumda. Tepki alımlarıyla cuma günü yükselişe geçebilir dediğimiz altın fiyatları ise 1.337 dolar seviyesine çıktı. Ortadoğu'daki risklerin artması altının yükselişini önümüzdeki günlerde destekleyebilecek.

Piyasalarda düşüş sürerse 61 bin seviyesi yakından takip edilmeli. Bu seviyeler zaten iskontolu olan İMKB'ye alım getirebilir. Endeks dolar bazında son beş ayın dip seviyesinde bulunuyor. Uzmanlar bu seviyelerin alım için fırsat olarak kullanılabileceğini ifade ediyor.
Dolarda ise 1.61 seviyesi aşılsa hatta 1.65 görülse bielle bu seviyelerin kalıcı olması beklenmiyor. Yine bu seviyelerin kâr realizasyonu için uygun fiyatlar olduğu ifade ediliyor.




"61 BİNDEN TEPKİ GELECEK"
Gedik Yatırım Araştırma Müdürü Onur Mutlu son gelişmeleri değerlendirdi:
"Körfezden Türkiye'ye önemli sermaye girişi vardı ve ileride artması da söz konusuydu. Ortadoğu'da meydana gelen tepkilerin Doğu'ya kaymasına yönelik piyasalarda tepki oluştu. Diğer yandan Türk hisseleri gelişmekte olan diğer ülkelere göre daha iskontolu. İlk destek seviyeleri 61 bin civarı. Bu seviyelerden tepki alımlarının gelebileceğini öngörüyorum. Dolar bazında hisse senetleri hızlı değer kaybediyor. Yurtdışı piyasalara bağlı bir zayıflık oluşması sözkonusu. Nisan-Mayıs gibi daha iyi bir piyasa bekliyoruz.
Endekste dolar bazında baktığımızda endekste 5 ay önceki seviyeye geriledi. Bu anlamda zaten iskontolu olan piyasanın iskontosu iyice arttı. Endeks düşüş sürerse 61 bine gerileyebilir. Nisan mayıs gibi 65 bin-67 bin 500 bin seviyeleri test edilebilir. Ayrıca dolar tarafına bakarsak 1.60 TL seviyeleri dolar kuru açısından üst sınır kabul edilebilir. 1.65'e de gidebilir fakat kalıcı bir seviye olmaz."


"BEKLE-GÖR ZAMANI"
YF Menkul Değerler Müdürü Yardımcısı Tuncay Turşucu ise şunları aktardı:
"Kur ve faiz hareketleri hala çok sert ve orada taşlar yerine oturana kadar yorum yapmak zor. Endekste 62 bin 300 bugün için güçlü bir destek. Şu anda bunun altındayız fakat kapanış bunun altında olursa 61 bine doğru düşüş sürecek. Piyasaların en önemli sıkıntı faiz ve kurlarda görülen dalgalanma! Dolar/TL kurunda ise 1.64-1.65 seviyesi izlenmeli. Dolar yatırımcısı bu seviyelerden risk almamalı. Hisse senetleri piaysasında bekle-gör politikası uygulanmaı. Ne zaman faiz ve kurda yatay hareketlerde dengeli bir görünüm oluşur o zaman risk alınabilir. 61 binli seviyeler ise o günkü algılamalarla tekrar gözden geçirilmeli. Endekste ralli şeklinde bir tepki olacağını beklemiyoruz. Tepkilerin uzun soluklu ve kalıcı olmasını beklemiyoruz. Olursa 63 bin 200 bin izlenmeli."

28 Ocak 2011 Cuma

İMKB'de yükseliş başlıyor

Son 4 iş gününde oluşan 64.400-66.350 bant aralığındaki dip çalışması kısa periyotlarda olumlu gelişiyor. Arada oluşan 2 bin puanlık seyir, son 3 saatte oluşan flama formasyonu ile yukarı geçilebileceğini ve bu kırılmanın da günün ikinci yarısında olabileceğini göstermekte. 

Dip çalışmasının oluştuğu 66.350-66.400 yukarı geçilmesi ile hedef önümüzdeki günlerde 68.500 seviyesi olarak gelişebileceğini tahmin etmekteyiz. Kırılmanın başlaması 66.350 üzerinde günün ikinci yarısındaki performans ile netleşmiş olacaktır. 

Halil REÇBER/ Anadolu Yatırım Stratejisti

20 Ocak 2011 Perşembe

Karadeniz Fırtınası Kartal'ı solladı!

Karadeniz Fırtınası bu sahada rakiplerine toz yutturdu. Süper Lig'de en yakın rakibine 5 puan fark atarak birincilik koltuğuna oturan Trabzonspor, hisse senetleri piyasasında da şampiyonluğa oynuyor. Dün yüzde 9'a yakın hızlı bir yükseliş kaydeden şirket hisseleri kapanışını günün en yüksek seviyesi olan 27.60 TL'den yaptı. Bu kapanış itibariyle şirketin piyasa değeri 450 milyon dolara (690 milyon TL) fırladı. 

Aynı gün Fenerbahçe hisseleri yüzde 1.98 artarken Galatasaray yüzde 0.26 ve Beşiktaş yüzde 0.89 düşüş yaşadı. Böylece Fener'in piyasa değeri 1 milyar 47 milyon dolara çıkarken, GS'ninki 685 milyon dolara, Kartal'ınki ise 289 milyon dolara geriledi. 



YÜZDE 10O FIRTINA!
İMKB Spor Endeksi'nde yer alan bu dört hissenin 2010'daki performansına baktığımızda eylül sonu itibariyle ‘eş zamanlı’ yükseliş trendinin başladığını söyleyebiliriz. O tarihten bu tarihe kadarki hisselerin performansı ise çok ilginç. Bu tarih aralığında İMKB sadece yüzde 1.3 oranında artış kaydederken Trabzonspor hem endekse hem de rakiplerine inanılmaz bir fark attı. 29 Eylül 2010 tarihinde 13.70 olan hisse fiyatı dün 27.60'a ulaşırken, bu TL bazında yüzde 101, dolar bazında ise yüzde 92'lik bir artışa işaret ediyor. 
Bu dönemi artıda kapatan bir diğer hisse ise Fenerbahçe oldu. Fakat bu hissenin artış performansı TL bazında sadece yüzde 2.2 civarında. 29 Eylül'de 63.09 TL olan hisse dün 64.50 TL'den kapandı. Aynı tarihler arasında GS hisseleri yüzde 2'ye yakın gerilerken, Beşiktaş hisseleri yüzde 10'nun üzerinde düşüş yaşadı. 

Tabi ki bu hisse hareketlerini, oluşan beklenti ya da sürpriz haberler belirliyor. Geçen hafta başında Fenerbahçe sporcuların içinde olduğu kulüp ile Fenerbahçe Sportif AŞ'yi birleştirmek için gönüllü çağrı yapacağını açıkladı. Ardından 13 Ocak'ta da Trabzonspor, halka açık şirket olan Trabzonspor Sportif ile Futbol İşletmeciliği AŞ'nin birleştirilmesi için çalışmalara başlandığını duyurdu. Trabzonspor Sportif'in yüzde 25 borsada halka açık. İki şirketin birleşmesi için yüzde 25'lik payın sahibi küçük ortaklara çağır yapılması gerekiyor. İşte bu gönüllü çağrı haberi, Eylül sonu itibariyle başlayarak Aralık sonunda kâr satışlarıyla gerileyen hisseye doping etkisi yaptı. Ve yılbaşında 21 TL civarında olan hisse 'fırtına' gibi eserek dün itibariyle 28 TL'ye göz kırptı. Yani hisse 13 işlem gününde yüzde 32 artış kaydetti.




2 HAFTADA İMKB’NİN BİR YILLIK KAZANCINI YAKALADI AMA…

Evet bu 4 aylık dönem zarfında zikzaklar çizen diğer hisselerden Beşiktaş ve Fener de yatırımcısını sevindirmedi değil. Son 13 günlük işlemde Beşiktaş yüzde 23, Fener ise yüzde 20.5 kazandırdı. Fakat GS hisseleri yatırımcısını bu dönemde üzdü. Aslında Galatasaray hisseleri Arena'nın açılışına yaklaşılırken hızlı bir yükseliş hamlesi yapmıştı. 3-14 Ocak tarihleri arasındaki hissenin performansı sonrasındaki getirisi 2010’daki İMKB’nin reel getirisi kadar oldu. Yani ilk 2 haftalık artış yüzde 22’ye ulaştı. 

HİSSELER ARENA’YA GÖMÜLDÜ
Arena 15 Ocak Cumartesi günü açıldı. Fakat Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bakanlar ve TOKİ Başkanı'nın katılımıyla gerçekleşen Ali Sami Yen (ASY) Spor Kompleksi Türk Telekom Arena'nın açılışında yaşananlar GS'ye yaramadı.
Tarih 17 Ocak olduğunda gözler hissenin tahtasında, kulaklar ise İMKB'de çalacak gong sesindeydi. Açılışla birlikte sert satış yiyen hisse ilk seansta yüzde 4'ün, gün sonunda ise yüzde 6'nın üzerinde değer kaybetmişti. Özetle 2 haftada alınanların üçte biri 2 seansta geri verildi. Dün itibariyle ayın 14'ünde 419 lira olan hisse yüzde 10'a yakın kayıp yaşarken 378 liraya gerilemiş oldu. 

KARTAL SON ANDA YAKALADI
Son olarak, 1 Ekim-31 Aralık tarihleri arasında kaybı iyice derinleşen Beşiktaş hisseleri yılbaşından sonra yaşadığı artışla toparlandı. Bu iki tarih arasında hissenin kaybı yüzde 25'i geçmişti. Yukarıda da belirttiğimiz gibi son 13 işlem gününde hisse yüzde 23 artış gösterdi. Son dönemde Kartal'la ilgili basında çıkan haberler hisseye yön verdi diyebiliriz. Özellikle dikkat çeken transferlerle ilgili haberlerin geniş yankı uyandırması kulübe yılbaşı öncesi zor anlar yaşattı. Haberlerin ardından SPK inceleme başlattı. Konu henüz tazeliğini korurken bu sefer vergi cezası şoku Kartal'da şaşkınlık yarattı. 
Gelişmelerden sonra Beşiktaş önce üç Portekizli oyuncu Simao, Fernandes ve Almeida ile resmi sözleşme imzaladı.

TORBA YASA TASARISI UMUT IŞIĞI...
Ardından toplamda 100 milyon TL'ye ulaşabileceği belirtilen vergi aslı, cezası ve faizine ilişkin Kulüp'ten yatırımcısını rahatlatan bir açıklama geldi ve Meclis'te görüşülen Torba yasa tasarısına dikkat çekildi. Kartal yaptığı açıklamayla, umut bağladığı bu kanunun, vergi affını da kapsadığını belirtti ve şirket lehine prosedürlerin de takip edildiğini duyurdu. Sonuçta şirket transferlerle ilgili gerekli açıklamayı yapıp konuya açıklık getirdi, vergi aslı ve cezasının da af kapsamında olacağını bildirdi. Hissedeki ralli hareketi işte bu açıklamaların ardından başladı.

10 Ocak 2011 Pazartesi

Bedelsiz beklentisi olan hisseler gözde

2011 yılı ve sonrasında piyasalar ne olacak sorularına cevap bulmak için geçmiş 10 yılı çok iyi irdelemek gerekir.


Zira dünya tek kutuplu bir sistemden hızla Ortadoğu ve Asya ağırlıklı çok eksenli bir sisteme doğru kaymakta.

Bu sebeple petrol başta olmak üzere emtia piyasalarındaki fiyat hareketlerini kontrol etme ve yönlendirmede yeni dönemin aktörleri daha aktif rol oynuyor. 2000'li yılların başlarında dünya ekonomisi bir dizi olay ve politika değişiklikleri ile farklı bir düzene doğru sürüklendi. Altın ons fiyatları 2001 yılı Şubat'ında 254 dolara kadar gerilediğinde dünyada ve Türkiye'de olağanüstü gelişmeler yaşandı. Türkiye'de şubat ekonomi krizi sonrası yapısal reformlar ve güçlü bir iktidara yol açan gelişmelerin olması, ABD'de 11 Eylül saldırıları ve sonrasında Afganistan ve Irak'a yönelik işgal operasyonu zamanla beklentilerin tersine dünyada ve gelişmekte olan ülkeler lehine inanılmaz bir büyüme süreci başlattı. Savaş yorgunu ABD ve diğer Batı ülkeleri ise bu dönem sonrası ağır hasarlar aldılar. Savaşa 2,5 trilyon dolar harcayan ABD ekonomisi bu yükü kaldıramazken yükselen petrol ve emtia fiyatları yeni ekonomik devleri ortaya çıkardı.

2008'deki ekonomik kriz ABD'deki yüzlerce bankanın batmasına ve Avrupalı devletlerin ve bankalarının güven kaybına uğramasına yol açınca para hızla bu ülkelerden yeni ve hızla gelişen ekonomilere yöneldi. Türkiye, Çin, Hindistan, Brezilya ve Güney Kore başta olmak üzere gelişmekte olan ülkeler kaldıkları yerden büyümelerine devam ederken ABD, Avrupa ve Japonya sıkıntılarla karşı karşıya kaldı. Kredi derecelendirme kuruluşları tarihlerinde ilk kez bu denli sert bir şekilde not indirimleriyle bu ülkelere güven kaybını belgeledi. '2011 yılında piyasalar ne olacak?' sorusu gelişmiş ülkelerin sıfıra yakın düşük faiz politikalarını sürdürüp sürdürmeyecekleri cevabına bağlı olacaktır. Ancak petrol fiyatlarının 100 dolara yakın seyrettiği bir dönemde ekonomilerin canlanmaya ne zaman başlayacağından ziyade faiz artışlarının neden bu şekilde geciktiğinin sorgulanması gerekmektedir. Zira bu faiz oranları sürdükçe petrol ve emtia piyasalarında yeni zirveler kaçınılmaz olacaktır.

Ancak şunu da ifade etmeliyim ki cuma günü FED Başkanı Ben Bernanke'nin konuşmasında toparlanmanın sürdüğüne işaret etti. Buna karşın düşük enflasyon oranlarının devam ettiğini vurgulaması bir süre sonra başlayacak faiz artış sürecinin ılımlı bir şekilde olacağını gösteriyor. Bir sonraki toplantıda FED faiz artırmasa da birtakım önlemler alabilir. Bu arada Çin de hızlı büyüme sürecinde yeni bir döneme girebilir. Faiz artışlarıyla büyümenin hızı kesilebilir. Türkiye ise makroekonomik dengesinde cari açık ve kısa dönemli sıcak para giriş çıkışını önlemeye yönelik parasal tedbirlerin etkisi ile haziran ayındaki genel seçimler sonrası kredi not artışı beklentileriyle hareketli ve olumlu bir süreç izleyecektir.

Bu yeni dönemin riskleri ise kontrol edilemez bazı sıcak çatışma riskleri olacaktır. Çin ve ABD yönetimlerinin Kore yarımadasında yaşanacak muhtemel çatışma durumunda verecekleri tepki burada önem kazanacaktır. Aynı şekilde Batı ekonomilerinin kötü bir durumda olmasından dolayı bir süredir gündemden düşen İran-İsrail gerginliği de göz ardı edilmeyecek ama şu an için rafta olan bir risk unsuru olarak gözetilebilir.

Türkiye borsasına ve piyasalarına dönecek olursak 2011 yılına gerek Borsa gerekse döviz piyasalarında yükseliş yönünde bir seyir izleniyor. Borsalarda geleneksel ocak yükselişi devam ederken endeks hafta içinde zaman zaman 70 bin puana kadar yaklaştı. Dolar bazında ise henüz ekim ayı sonunda gördüğü zirvenin bir hayli uzağında. Yabancı yatırımcılar ise şimdilik daha sessiz ve bekleyiş içinde hareket ederek, yükselişleri satışlarla karşılıyorlar. 2011 yılında döviz piyasaları önceki yıllara oranla daha agresif olabilir. Borsa'da ise belli marjlarda şiddetli dalgalanmalar yaşanabilir.

2011'de öne çıkacak sektörlerden perakende, petrol ağırlıklı enerji, madencilik, demir çelik, gübre, otomotiv ve ticari araçlar, bilişim teknolojileri, yazılım sektörü, inşaat ve gayrimenkul hisselerinin yanı sıra bedelsiz beklentisi olan şirketlerin hareketli olduğu bir seyir izleniyor.

Amerikan ekonomisi toparlanma sinyalleri verdi

ABD Merkez Bankası FED iki yılı aşkın bir süredir faize dokunmuyor. FED daha önce de 2001-2004 Nisan döneminde düşük faiz politikasıyla ekonomiyi canlandırmaya çalışmış ve bunda başarılı olmuştu. Ekonominin ısınmaya başlamasıyla 2004 Nisan-2007 Eylül ayına kadar faiz oranlarını yüzde 1'den yüzde 5,25'e kadar çekmişti. Buna rağmen petrol fiyatları 147 dolara kadar tırmanmış, ekonomide ibreler altüst olmuştu. Piyasalardaki aşırı oynaklık ABD finans piyasalarında risk alan pek çok bankanın batmasına yol açmıştı. Küresel krizin patlak vermesi üzerine FED faiz oranlarını 1954 yılından bu yana en düşük seviye olan 0,25'e kadar indirdi.

Son iki yıldır FED, ekonomideki gelişmeleri izliyor ve henüz faiz artışı sinyali vermedi. Ancak bu yıl yine nisan ayında faiz artışı kararı çıkabilir. Geçen hafta açıklanan tarım dışı istihdam ve işsizlik oranları 103 bin artış ve 9,4 işsizlik oranları iyiye gidiş işaretleri olarak değerlendiriliyor. Bu da FED politikalarında bir değişiklik imkanı tanıyor. 'Ilımlı bir faiz artışı piyasaları nasıl etkiler?' sorusuna geçmişte Dow Jones endeksinin faiz artış dönemlerinde yüzde 40'a yakın bir yükseliş yaşadığı cevabını buluyoruz. Bu açıdan ilk faiz artışı piyasalar için bir risk oluşturmayacaktır. Dow Jones sanayi endeksi yıl içinde 12 bin puanı aşarsa zirve noktalarına doğru yol alabilir.

SELİM IŞIKLAR

Ratings and Recommendations by outbrain