SPK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SPK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mayıs 2011 Pazartesi

Foreks'te inanılmaz işlem hacmi!

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Vedat Akgiray, foreks piyasalarında günlük işlem hacmini 2.5-3 milyar dolar olarak söylediklerini ancak bu rakamın 13-14 milyar dolarlara çıktığını belirterek, iyi yönetilmesi durumunda bu rakamın çok daha iyi büyüyebileceğini kaydetti.

Akgiray, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) olağan genel kurul toplantısında yaptığı konuşmada, son torba kanunda foreks piyasalarını düzenleme görevinin SPK'ya verildiğini anımsatarak, bu konu üzerinde çalıştıklarını dile getirdi.

Bu düzenlemelere ilişkin taslağı yakında paylaşacaklarını belirten Akgiray, foreks işinde aracılık yapma yetkisini aracı kurumlara vermek istediklerini, belli koşullara sahip aracı kuruluşların bu işi doğrudan yapabileceğini ve bu koşulların da çok zorlu olmayacağını anlattı.

Akgiray, ''Biz Foreks'in günlük işlem hacmini 2,5-3 milyar dolar olarak söylüyoruz. Meğerse o rakam 13-14 milyar dolarlara çıkmış. Şu andaki düzenleme dışı piyasalara yapılan Türk yatırımcıların ürettiği günlük işlem hacmi, 12-13-14 milyar dolar seviyelerine gelmiş. Bu iyi yönetilirse çok daha iyi büyüyebilir'' diye konuştu.

Her kurumda, her düzenlemede, her piyasada olanı koruma kaygısı ağır bastığında fazla ilerleme olmadığına işaret eden Akgiray, biraz cesur olup işi büyütmeye odaklanmak gerektiğini söyledi. Akgiray, aracı kurum ve yatırım bankacılığı sektörünün çok atak, hevesli ve cesur olması gerektiğini vurguladı.

FOREKS NEDİR?
Forex (Foreign Exchange ): Bir dövizden başka bir dövize geçmek olarak tanımlanıyor. Örneğin elimizde 100 olduğunu düşünün,bunu öngürdüğümüz piyasa koşullarına göre 100 Euro veya başka bir para birimine dönüştürmek olarak örneklendirilebilir. Bu piyasaların toplam işlem hacmi 3 trilyon dolar civarınd olduğu belirtiliyor. Önceleri bu işleri sadece büyük likite sahipleri ve bankalar yapmaktaydı. Fakat son yıllarda artan likidite, gelişen teknoloji ve buna bağlantılı olarak gelişen internet sayesinde küçük işletmeler ve küçük likite sahipleride forex işlemleri yapıyor. Fakat henüz yasal düzenlemelerin olmaması yatırımcıların daha dikkatli olmalarını gerektiriyor.

14 Nisan 2011 Perşembe

Euro Menkul'ün patronu Mustafa Şahin borsayı çok sevdi

Euro Menkul hisselerinde yaşanan olağandışı fiyat ve miktar hareketleri hafızalardaki yerini korurken Mustafa Bey yeni bir halka arza hazırlanıyor.
Euro Menkul, hisselerinde yaşanan olağandışı fiyat ve miktar hareketleri hafızalarındaki yerini korurken Euro Menkul'ün patronu Mustafa Şahin yeni bir halka arz kararı aldı. Euro Menkul kuruluşuna %89 iştirakte bulunduğu Euro Kapital Y.O’ndaki sahip olduğu 8.9 milyon TL'lik hisse senedinin halka arz edilmesine, söz konusu hisse senetlerinin halka arzına ilişkin izinlerin alınması amacıyla Sermaye Piyasası Kurulu’na ve İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'na müracaat edilmesine, oy birliği ile karar verdiğini bildirdi.

6 AY DOLMADAN ORTAK SATIŞI, ARDINDAN BEDELLİ…

Euro Menkul hisseleri de geçen yıl ortasında halka arz edilmişti. Halka arz sonrası hisseler 1.60 liradan 4.5 liraya yükselmiş ve ardından da 6 aylık süre dolmadan patron Mustafa Şahin elindeki hisseleri piyasada satmıştı. Bu satışla birlikte hissede çok sert düşüş yaşanmış, patron hisselerinin önemli bir kısmını elinden çıkardıktan sonra yüzde 200 oranında bedelli sermaye artırımı yapmıştı. Bedelli sermaye artırımında 'makbuz' kullanılmış ve bölünme sonrası serbest marjla işleme açılan hisseler aynı gün 1.70 liradan 1.17 liraya kadar gerilemişti. Hisse satarken, borsaya özel bir durum yok açıklaması yapan Mustafa Şahin gün sonunda yani İMKB kapandıktan sonra yaptığı açıklamada elindeki tüm hisseleri o gün içerisinde sattığını beyan etmişti.

Halka arz ve yatırımcı seferberliğinin başlatıldığı bir dönemde gözler yeniden Sermaye Piyasası Kurulu'nda (SPK)

17 Ocak 2011 Pazartesi

Likit fon kalkıyor!

Geçen yıl yatırımcısına yüzde 2.2 kazandırarak yatırım araçlarının gerisinde kalmıştı.

Sermaye Piyasası Kurulu’nun yatırımcısına 2010 yılında ortalama yüzde 2.2 kazandıran likit fonlarla ilgili çalışma yaptığı öğrenildi. Edinilen bilgilere göre SPK'da oluşan hâkim görüş kısa vadeli yatırım yapan vatandaşların ya mevduat yapması veya gerçek fon alması yönünde. Bu görüş hayata geçerse likit fonlar ortadan kalkacak

3 2 milyar liralık fon pazarının 23.6 milyar lirasının (yaklaşık yüzde 73) park ettiği likit fonların yatırımcıya getirisi 2010 yılı boyunca yüzde 2.2'de kalınca Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) fon yatırımcıları aleyhine oluşan bu durumu düzeltmek için harekete geçtiği öğrenildi. Edinilen bilgilere göre SPK'da başlayan çalışmada oluşmaya başlayan genel kanaat, likit fonların gerçek anlamda bir yatırım ürünü olmadığı, müşterilerin dezavantajına işleyen bir mevduat ikamesi olduğu yönünde oluştu. SPK yetkililerinin bu yüzden şimdiye kadar likit fonlara yatırım yapan 2.6 milyon yatırımcının ya mevduat yapması veya gerçek fon almaları yönünde çalışma başlattıkları ifade edildi.

BONO VADESİNE KISITLAMA
Çalışma sonucunda böylece likit fonlar tamamen ortadan kaldırılabilecek. Ancak yetkililer likit fonların yatırım yaptıkları ve vadesi kısa olan Hazine bonoları yerine daha uzun vadeli bono yatırımı yaparak getirilerinin artırılabileceği yönünde bir düzenleme de olabileceğini ifade ediyorlar. Buna göre likit fonlar minimum 3 veya 6 ay vadeli bono alabilecek. Veya fona belirli bir vade konulacak. Fon gecelik repo yapıp gecelik faiz veremeyecek. Repo yapmak isteyen vatandaşın kendisi yapacak. SPK ayrıca tüm bilgilerin internette şeffaf ortamda yayımlanmasını sağlayacak düzenleme yapacak. Böylece yatırımcı fonun getirileri ve günlük, aylık ve yıllık yönetim ücretlerini net olarak görüp ona göre yatırım yapacak.
Ayrıca Takasbank bünyesinde oluşturulacak fon platformu ile vatandaşların elektronik olarak istenilen fonun alınmasını sağlayacağı bir ortam oluşturulacak. SPK'yı düzenleme yapmaya zorlayan Likit fon hem yatırımcıya kazandırdığı hem de aldıkları fon yönetim ücreti ile 2010'da yatırımcıyı en çok üzen fon tipi oldu. Çünkü yatırımcıya yüzde ortalama 2.2 kazandıran likit fonların yönetimi için fon kuruluşları bu tutarın iki misli olan yüzde 4.2'lik kazancı kasalarına koydular. 3 milyon 226 binlik fon yatırımcısının 2 milyon 648 bininin yani yüzde 82'sinin toplandığı likit fonlarda para kısa vadeli bono ve repoda değerlendiriliyor. 2010 yılı boyunca repo oranlarının yüzde 7 civarında olduğu düşünüldüğünde yatırımcıların kendilerinin paralarını profesyonel yatırımcılar yarine kendileri yönetmeleri halinde yüzde 7 gelir elde edebileceklerdi. Rosyanet'ten alınan verilere göre tüm yatırım fonlarının 3.2 milyona ulaşan yatırımcılara yıllık ortalama kazancı yüzde 4.04 olabildi. Oysa yatırım fonlarının yönettiği 32.1 milyar lirayı bulan toplam fon tutarından elde ettikleri yönetim ücreti tutarı da yatırımcıya kazandırılan bu tutarla neredeyse aynı oldu. Fon yöneticisi kurumlar 32.1 milyar lira olan fonların yönetiminde yüzde 3.34'lik tutarı yönetim ücreti olarak kestiler. Fon yöneticilerinin 2010'da yönetim ücreti olarak aldıkları tutar 1 milyar 109 milyon lirayı buldu.

YÜZDE 2.2 KAZANDIRDI
Likit fonlar sayıları 2.6 milyona ulaşan yatırımcılarına 2010’da 1 yıllık sürede % 2.2 kazandırabildi. Bu kazanca rağmen % 4.2’lik fon yönetim ücreti kesilmesi SPK’nın tepkisini çekti.

Ücretleri yüzde 3.6’yla sınırlandırmıştı 
SPK yaptığı düzenleme ile 16 Temmuz 2010'dan itibaren yatırım fonlarında yönetim ücretine üst sınır getirerek yüzde 50 indirime gitmişti. SPK, 16 Temmuz 2010'dan itibaren yatırım fonlarına günlük en fazla yüz binde 10 oranında yönetim ücreti kesilmesini zorunlu hale getireceğini açıklayarak yıllık yüzde 5 civarında olan fon yönetim ücretlerine yüzde 3.6 olacak şekilde tavan koymuştu. Yatırım fonu yöneticileri 2010'da yönetip enflasyonun altında sağladıkları getiri ile 1.1 milyar lira gelir elde ettiler. Bu tutar önceki yıl 1.4 milyar liraydı. Yönetim ücreti tutarının azalmasında ise baş faktör fona yatırım yapanların azalması geliyor. Fonun getiri sağlamadığını gören vatandaşın kaçmasıyla yatırım fonları büyüklüğü 38 milyar liradan 32 milyara geriledi.

Rahim AK-HT EKONOMİ

16 Ocak 2011 Pazar

Borsa yeni arzları kaldırabilecek mi?

Piyasanın yeni halka arzları kaldırabilmesi için piyasadaki canlılığın korunması ve yabancıların da ilgi göstermesi gerekiyor.


SPK Başkanı Vedat Akgiray ve İMKB Başkanı Hüseyin Erkan’ın ortak çabası ile halka arz konusunda 2010 yılında bir seferberlik başlatıldı. SPK ve İMKB firmalara halka arzın olumlu yanlarını göstererek piyasanın daha da katılımcı bir yapıya dönmesi için uğraş veriyor. Bu çaba 2010’da semeresini verdi. Aynı çabanın devam edeceği görülüyor. Kamu ve özel firmalar İMKB’de kaynak arayışı içinde. SPK Başkanı, KOBİ’ler hatta küçük firmaların bir araya gelerek halka arz yapabileceklerini ve yeni piyasaların açılacağını söylüyor. Küçük firmaların halka arzı gündeme gelince seçicilik de ister istemez bir kat daha artacak demektir.




Firmaya prestij sağlıyor

Öte yandan ortaklık yapısı bilinen ve Türkiye’nin ilk 50 hatta 20’si içinde olup da halen halka açık olmayan firmalar var. Küçüklerin yanı sıra bu şirketlerin de halka açılmasının teşvik edilmesi yatırımcıların piyasaya bakışını değiştirecektir.

Halka açılma bir firmaya kaynak sağlamanın yanı sıra prestij ve tanınırlığını da artırmakta. Büyük firmaların yanı sıra Türkiye’nin ilk 100 veya 200-300 firması içinde yer alıp da çok göz önünde olmayan değerli şirketler var. Bu şirketlerin İMKB’ye gelmesi demek firma değerlendirmelerinde ‘seçicilik’ ve ‘uzmanlık’ faktörlerin öne çıkacağı bir süreç anlamına gelmekte.

2001 krizinde mağdur olan binlerce yatırımcı küstü. Uzun bir zaman geçmesine rağmen bu yaralar sarılmadı ve yatırımcı sayısı da hâlâ 2000’deki sayıya ulaşamadı. Yatırımcının ilgi göstermesi şirketlerin büyüklüğü ve  yönetimindeki ciddiyetle doğrudan bağlantılı. Krizlerde sarsılan ve hatta batan şirketler oldu. Ama bilenen tanınan büyük şirketler kadar, ciddi yönetim anlayışına sahip firmalar yollarına devam etmeyi başardı.



Yabancı ilgisi düşmemeli

Yatırımcı açısından bakıldığında ilk akla gelen soru yeni halka arzları piyasanın kaldırıp kaldıramayacağı meselesi. Bunun için piyasanın canlılığını korumasının yanı sıra yabancıların da piyasaya ve yeni halka arzlara ilgisinin düşmemesi gerekiyor. Yabancının şimdiye kadar ki tavrı daha çok büyük ve ortaklık yapısı güven veren firmaları tercih ettikleri yönünde. Aynı ilginin küçük şirketlerin halka arzında da olup olmayacağını zaman gösterecek.



Sıcak para da etkiler

Piyasanın içinde bulunduğu süreç de çok önemli. Sıcak para hareketinin zayıflaması halinde halka arzlara olan talebin bu durumdan etkilenmemesi düşünülemez. Piyasanın canlı dönemlerinde halka arzlar da canlılık kazanıyor. Talep varsa hisse satılır. Borsacı deyimi ile “mal alıcıya verilir”. Özetlemek gerekirse, halka arz için sadece uygun fiyattan halka arz yeterli değil piyasa şartlarının da uygun olması gerekir. SPK ve İMKB’nin bu konudaki tavrı açıkça belli olduğuna göre bir süre daha halka arzları izleyeceğiz.

ALIM KARARINDA FİYAT VE PİYASA DEĞERİNE BAKILMALI

Dünya 2008’de başlayan krizin etkilerinden henüz sıyrılmış değil. Bu çekinceleri koymakla birlikte gelişmiş ülke borsalarında irili ufaklı çok sayıda firmanın işlem gördüğü biliniyor. İMKB son 10 yılda çok yol katetti. Bir çok yeni piyasa açılırken işlem derinliği arttı.

Bu tür girişimlerin piyasalara katkısı çok önemli. Ama vurgu yaptığımız gibi bunun ardından gelen uzmanlık ve seçiciliğin ön plana çıkması olacaktır. Halka arz olunan her firmanın hissesi alınmayacağı gibi alım yönünde karar verilse bile hangi fiyattan hangi piyasa değerinden alınacağı da çok önemli.

Alıp zarar etmek yerine doğru ve iskontolu fiyatlardan ve geleceği olan firmaları tercih etmek esas olacaktır. Bu durumda aracı kurumların araştırma ve kurumsal finansman bölümlerine daha çok iş düşecek.

Firmanın temel verileri ve bilançoları değerlendirmeye tabi tutulmalı. Piyasa ve sektör ortalamalarına göre değeri ve finansal oranlarının nasıl olduğu önemli olacak. Bazı halka arzdan yatırımcı kazanç sağlasa da bazı halka arzlarda zarar etti.

Hangi hisse, hangi piyasa değeri veya hangi fiyattan alınacak? Bu en çok üzerinde durulması gereken kriter olacak.

Ratings and Recommendations by outbrain