halka arz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
halka arz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mayıs 2011 Perşembe

Yaprak A.Ş Borsaya Geliyor

Yaprak A.Ş hisselerinin yüzde 26,05'ini, Ziraat Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş. aracılığı ile halka arz edecek.
Süt ve Besi Çiftlikleri A.Ş. (Yaprak A.Ş) hisselerinin yüzde 26,05'ini, Ziraat Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş. aracılığı ile halka arz edilecek. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda (İMKB) hisse senetleri birincil piyasasında sabit fiyatla talep toplama ve satış yöntemi uygulanacak Yaprak A.Ş.'nin halka arz fiyatı 6 TL olarak belirlendi. Halka arz talepleri, İMKB birincil piyasasının açık olduğu 10.00-12.00 saatleri arasında 9-10 Mayıs tarihleri arasında tek fiyat üzerinden toplanacak. İMKB'de işlem gören ilk süt hayvancılık şirketi olacak Yaprak A.Ş., halka arzdan elde edilecek gelirleri, yeni toprak alımlarında kullanacak.

“HOBİ OLARAK BAŞLADIM”

Yaprak A.Ş.'nin halka arzı dolayısıyla düzenlenen basın toplantısında konuşan Yaprak Süt ve Besi Çiftlikleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Erol Göker, hobi olarak başladığı çiftçilikte bugün, 57 bin 750 metrekarelik alana yayılan modern tesislere sahip olduklarını, Türkiye ve Avrupa ortalamasının çok üzerinde bir seviyeyi yakalayan tesislerinde, günde 16 bin 800 kilogram çiğ süt üretildiğini, hayvan başına günde ortalama 33 kilogram süt alındığını ve sütlerin, anne sütüne yakın ve bakteri seviyesi çok düşük olmasıyla, Avrupa ortalamasının üzerinde güvenli bir şekilde üretildiğini kaydetti. Tesislerinde elde edilen sütlerin çocuk maması yapımında da güvenle kullanılabildiğini belirten Göker, "Bizim sütümüz Türkiye'de satılan en pahalı, en aranılan ve en kaliteli süttür" dedi. Halen 533'ü sağmal olmak üzere bin 290 hayvan mevcuduna sahip olduklarını belirten Göker, sürdürülebilir yüksek karlılığa sahip olduklarını, bu karlılığın önümüzdeki dönemde de sürmesini beklediklerini bildirdi. Yaprak A.Ş.'nin, İMKB'de işlem gören ilk süt hayvancılık şirketi olacağını belirten Göker, halka arzdan elde edilecek gelirle, karlılık ve verimliliği artıracak yeni yatırımlar gerçekleştirmeyi, bunun için yeni toprak alımında bulunacaklarını açıkladı.

HALKA ARZ BÜYÜKLÜĞÜ 11.1 MİLYON TL OLACAK

Ziraat Yatırım Genel Müdürü Birol Özçarıkçı, halka arz talebiyle önlerine birçok proje geldiğini, fakat Ziraat Bankası'nın sağladığı finansman desteği ile büyüyen Yaprak A.Ş.'nin halka arz talebinin kendilerine geldiğinde, tesisi ziyaret ettiklerini ve bilim ve teknolojinin hayvancılık alanındaki uygulamalarına tanık olduktan sonra, şirketin halka arzında birlikte hareket etme kararı aldıklarını bildirdi. Şirkete ilişkin halka arz bilgilerini paylaşan Özçarıkçı, "Ekibimizin yaptığı değerleme sonucunda, şirket hisselerinin halka arz fiyatı 6 TL olarak belirlendi. Toplamda 1 milyon 850 bin TL nominal bedelli hisse satışı söz konusu olacak. Bu satışın 1 milyon 100 bin TL'lik kısmı sermaye artışı, 750 bin TL'lik kısmı mevcut ortakların paylarının satışı suretiyle gerçekleştirilecek. Böylece şirketin halka açıklık oranı yüzde 26.05 olurken, halka arz büyüklüğü 11.1 milyon TL olacak. İMKB hisse senetleri birincil piyasasında sabit fiyatla talep toplama ve satış yönetim uygulanarak talep toplanacak. Talepler, 9-10 Mayıs'ta, İMKB birincil piyasanın açık olduğu 10.00-12.00 saatleri arasında tek fiyat üzerinden toplanacak" açıklamasında bulundu.

ZİRAAT BANKASI, ÇİFTÇİLERE 8 YILDA 39 MİLYAR TL KREDİ KULLANDIRDI

Ziraat Bankası Genel Müdürü Can Akın Çağlar, Türk tarımını 148 yıldır kesintisiz finanse eden bir kurum olduklarını, tarımsal yatırımların yüzde 70-75'ini bankanın finanse ettiğini söyledi. Çağlar, "Banka olarak, patentini aldığımız bir kavramımız var. Sanayinin KOBİ'sine karşı, tarımın TOBİ'si. Bu, Tarımsal Orta ve Büyük İşletmeler (TOBİ) anlamına geliyor. Amacımız, tarımsal işletmeleri TOBİ boyutuna çekmek. Banka olarak, 94 yılında tanıştığımız Yaprak A.Ş, TOBİ haline gelmiş durumda. Biz de onun halka arzına aracılık etmekten heyecan duyuyoruz" dedi.

Çiftçilerin ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra, daha kurumsal işletmeler kurmalarını istediklerini belirten Çağlar, kredilerin yüzde 41'ini bu amaçla kullandırdıklarını belirterek, "Son 8 yılda 3.8 milyon çiftçimize kredi kullandırmışız. Bu kredilerin toplam hacmi 38 milyar TL olmuş. Dolayısıyla Türkiye'de, bankanın tarıma çok ciddi kredi tahsis etti" dedi.

Çağlar, Türk tarımına hükümet tarafından sağlanan kaynağın ise 5.8 milyar TL olduğunu kaydetti.

2 Mayıs 2011 Pazartesi

AKFEN GAYRİMENKUL YATIRIM ORTAKLIĞI KİMDİR ?

Akfen Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. (Akfen GYO), Aksel Turizm Yatırımları ve İşletmecilik A.Ş. (“Aksel”)’nin ünvan değişikliğine gitmesi ve gayrimenkul yatırım ortaklığına dönüştürülüp yeniden yapılandırılması sonucu oluşan Aksel, ilk olarak 25 Haziran 1997 tarihinde Hamdi Akın ve Yüksel İnşaat A.Ş. ortaklığında yurt içi turizm sektöründe yatırım yapmak amacı ile kurulmuş ve ardından Yüksel İnşaat A.Ş.’ nin hisseleri Akfen Holding tarafından 2006 yılında satın alınmış ve şirket, AkfenHolding’in bağlı ortaklığı haline gelmiş.

Akfen Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. yurt dışı yatırımlarını Akfen Gayrimenkul Ticareti ve İnşaat A.Ş. vasıtasıyla gerçekleştirmekte ve her iki şirketin de ana faaliyet konusu gayrimenkule dayalı yatırım yapmak,gayrimenkul portföyü oluşturmak ve geliştirmek olarak benimsenmiş.Akfen GYO iştiraki Akfen Gayrimenkul Ticareti ve İnşaat A.Ş nin tümüne sahip.

AKFEN GYO ÇALIŞMA ALANLARI

Ülkemizde ve çevre ülkelerde uluslararası standartlarda ve uluslararası otel operatörleri tarafından işletilecek otel projeleri gerçekleştiren bir lider otel yatırımcısı olmayı hedefleyen şirket,gayrimenkul sektöründe karlılık sağlayan projeler ile istikrarlı büyüme gerçekleştirirken hissedarlarına kar payı ve sermaye kazancında yüksek getiri sağlamayı hedefliyor.

Otel yatırımcısı olma yolundaki en önemli avantajı;ana ortağı Akfen Holding’in uluslararası zincir işletmecilerinden biri olan Accor ile 18.04.2005 tarihinde imzaladığı mutabakat zaptı ile elde eden şirket mutabakat zaptına göre ağırlıklı olarak Novotel ve Ibis markalı otel projeleri geliştirecek ve Accor’a kiralayacak.

SERMAYE SİSTEMİ

Kayıtlı sermaye sistemine tabi olan şirket;1.000.000.000 TL’lik sermaye tavanına ve 138.000.000 TL’lik ödenmiş sermayeye sahip.(Halka arz sonrası 184.000.000 TL olacak.)

Halka arzdan elde edeceği kazancı;planlanan projelerin finansmanında ve olağan faaliyetler için kullanmayı düşünüyor.

KARLILIK RAKAMLARI

2010 yılında 120.334.075 TL dönem karı elde eden şirket 28.03.2011 tarihli genel kurul toplantısında 2009 yılında görülen zarardan kaynaklı temettü dağıtmama kararı almış.(2009 dönem karı: 18.206.539)

FAALİYET GÖSTERİLEN BÖLGELER

2009 dar boğaza giren şirket dönem karı tutarından da anlaşılacağı gibi ciddi bir toparlanma sürecine giren şirketin yapmış olduğu yatırımların boyutu da bunun göstergesi.Rusya,KKTC,İstanbul,Eskişehir,Trabzon,Gaziantep,Bursa,Adana,Kayseri,Ankara,Samsun ve İzmir’de planlanan ve tamamlanan(2012 yılında işletmeye geçeceği planlanan ve yapılmakta olan) yatırımları mevcut.

GELİR TABLOSU

Yatırımlara yapılan harcamalar 2010 yılı gelir tablosunda faaliyet karının 135.755.870 TL tutarında gelmesiyle geri dönmüş ve 2009 yılında faaliyet karının 31.751.359 TL olduğunu da göz önüne alırsak şirketin toparlanma sürecinde başarılı olduğunu söyleyebiliriz.

BİLANÇO KALEMLERİ

2010 yılında baktığımızda finansal borçlar kaleminde 2009 yılına göre artış görüyoruz.(2010:212.191.987-2009:195.276.710).Ancak yapılan yatırım harcamalarını göz önüne aldığımızda borçlardaki artışın miktarı için tehlikeli değil diyebiliriz.Üstelik şirketin finansmanının uzun vadeli banka kredileriyle sağladığı düşünüldüğünde 2009 da yaşanan dar boğaza rağmen uzun vadeli banka kredileri 2010 da 3.426.235 TL lik artan şirket finansmanı sağlamada gayet başarılı.

Bunun diğer bir göstergesi de ticari borçlarını büyük miktarda azaltmayı başaran şirketin nakit ve nakit benzeleri kaleminde görülen artışla gösterdiği gibi de şirket likidite sıkıntısı yaşamamakta ve finansmanı sağlamada gayet başarılı.

BORSAMIZDAKİ YERİ

Mevcut durum itibariyle Borsamızın Kurumsal Ürünler Pazarı’nda 20 gayrimenkul yatırım ortaklığı işlem görmekte olup,Şirket 31.12.2010 tarihi itibariyle 592.5 milyon TL net aktif değeri ile borsamızda işlem gören 6. büyük gayrimenkul yatırım ortaklığı olacak.

BEKLENTİLERİMİZ

Yatırım amaçlı gayrimenkullerini ve bunların değer artışlarında görülen faaliyet gelirlerinin de artmasıyla;Türkiye ve Rusya otel pazarına yabancı otel zincirlerinin gösterdiği yoğun ilgi ve üst üste bu gruplardan açıklanan yatırım planlarının gerçekleşmesi ile sektörde karlılık üzerinde bir baskı yaratmasını bekliyoruz.

HALKA ARZ FİYAT VE YÖNTEMLERİ

Halka arz hasılatının 111 milyon TL ile 135 milyon TL arasında olması beklenen şirketin halka arz şekli talep toplama ve en iyi gayret yöntemi olup, halka arzda konsorsiyumu temsil eden lider ve üyeleri;Oyak Yatırım Menkul Değerler A.Ş Fiyat aralığı;2,05-2,50 olarak belirlenmiş.

1 Mart 2011 Salı

Akfen GYO’da halka arz süreci hızlandı

Akfen GYO, paylarının yüzde 29,41’inin halka arzı için Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’na (İMKB) yaptığı başvuru ile ilgili çalışmalarını hızlandırdı. Şirketten yapılan yazılı açıklamaya göre, ek satış hakkının kullanılması durumunda halka açıklık oranının yüzde 33,82 olması planlanıyor.

Akfen GYO’nun Taslak İzahnamesi www.spk.gov.tr, ve www.akfengyo.com.tr internet sitelerinde yayınlandı. Açıklamaya göre, Akfen GYO’nun 24.01.2011 tarihli Yönetim Kurulu Kurulu’nda şirketin çıkarılmış sermayesinin halka arz ile birlikte 138.000.000.-TL’den 184.000.000.-TL’ye yükseltilmesine karar alındı. Yönetim Kurulu kararına göre halka arzın 8.117.500 TL nominal değerdeki kısmının ortak satışı, 46.000.000 TL nominal değerdeki kısmının ise mevcut ortakların rüçhan hakları kısıtlanarak sermaye artırımı yolu ile olmak üzere toplam 54.117.500 TL olması planlanıyor.

Halka arzda yeterli fazla talep gelmesi durumunda Akfen Holding’e ait paylardan 8.117.625 TL nominal değere kadar olan kısım ek satışa konu olabilecek. Bu durumda halka arz tutarı nominal değeri 62.235.125 TL’ye ulaşacak. Akfen GYO’nun Halka Arzı’nda Konsorsiyum liderliğini Oyak Yatırım yürütecek.

Taslak izahnameye göre Şirket, halka arzdan sağlanacak fonların büyük bir kısmının özkaynakların güçlendirilmesi, gerçekleştirmeyi planladığı projelerin finansmanı ve olağan faaliyetleri için kullanmayı planlamaktadır

Toplam Aktif Değeri 687 milyon TL

Sürekli yeni otel projeleri geliştiren ve tamamlayan Akfen GYO’nun toplam aktifleri 2009 yılında yüzde 11, 2010 yılında ise yüzde 26 büyüyerek 31 Aralık 2010 yılı itibariyle 687 milyon TL’lik büyüklüğe ulaştı.

Akfen GYO'nun KKTC’deki Mercure Oteli de dahil olmak üzere işletmeye alınan otel sayısı geçen yıl iki katına yükselerek 10’a, toplam oda sayısı da, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 69,5 oranında artarak, 1.043’ten 1.768’e çıktı. Akfen GYO’nun 2011 yılsonu itibariyle Türkiye’de ve Rusya’da devam eden otel projelerinin tamamlaması ile portföydeki otel sayısının 15’e çıkması planlanıyor.

10 Şubat 2011 Perşembe

Mey İçki kaç liradan halka arz edilecek?

Yeni Rakı´nın üreticisi Mey İçki´nin büyük spekülasyonlara neden olan değeri ortaya çıktı.
Dünyanın önde gelen özel yatırım fonlarından Texas Pacific Group´un (TPG) yüzde 90´ını 810 milyon dolara satın aldığı Mey İçki´ye, önümüzdeki günlerde yapılacak olan halka arzda 1.341 milyon dolarlık değer biçildi. Buna göre TPG, Mey İçki hisselerinin yüzde 25´ini borsada satacak. Ek satışlarla bu oran yüzde 28.75´e kadar çıkacak.

İMKB´de işlem göry içkimek üzere dün başvuruda bulunan Mey İçki, 18 milyon 750 bin lira nominal tutarlı hisse senedini halka arz edecek. Geçtiğimiz aylarda Mey´in gerçek değerinin 2 milyar dolar olduğu yönünde haberler çıkmıştı. Son dönemde dünyanın en büyük içecek firmalarından Diageo´nun 2.5 milyar dolara Mey İçki´yi almaya hazırlandığı konuşuluyor. Buna göre Tekel´in sadece alkol bölümünün değeri 6 yılda 9 kat artmış oluyor. Nurol-Limak-Özaltın-Tütsab konsorsiyumu, özelleştirme kapsamında Tekel´in alkollü içkiler bölümünü 292 milyon dolara satın almıştı. Bu satın almadan sonra şirket Mey İçki ismiyle faaliyet göstermeye başlamıştı.

HALKA ARZ FİYATI 50-55 TL
Analistler, Mey İçki'nin halka arz fiyatının 50-55 TL aralığında oluşacağını belirtiyor. Bu fiyatlarla TPG'nin kasasına Mey İçki'nin yüzde 25'inin halka arz edildiği durumda 590-650 milyon dolar arasında bir para girecek. Halka arzda ek satış hakkının kullanılması durumunda ise elde edilecek gelir 665-730 milyon dolar arasında olacak. Geçtiğimiz aylarda TPG'nin danışmanı Cüneyd Zapsu, basına yaptığı açıklamada ABD'lilerin Mey İçki'nin yüzde 45'ini halka arz etmeyi planladığını ve şirketin değerinin 2.5 milyar doları bulmasını beklediklerini söylemişti.

Dolayısıyla her ne kadar şirketin halka açılma oranı Zapsu'nun açıkladığı seviyeden daha az olsa da, şirketin değerinin yaklaşık aynı seviyelerde oluşması bekleniyor. Borsa kulislerinde TPG'nin Mey İçki için biçtiği değerin alt limitinin 2.4 milyar dolar üst limitinin ise 2.6 milyar dolar olduğu söyleniyor. Öte yandan Aralık ayı başında Wall Street Journal Gazetesi’nde yer alan bir haberde, İngiliz alkollü içecek şirketi Diageo'nun Türkiye'den Mey İçki'yi 2.5 milyar dolar karşılığında satın almak üzere görüşmelerde bulunduğu belirtilmişti.

HALKA ARZDA YURTİÇİ KONSORSİYUM LİDERİ GARANTİ
ABD'li Texas Pacific Group, 8 Aralık 2010 tarihinde, Mey İçki'nin halka arzı için danışman olarak dört bankaya yetki verdiğini açıklamıştı. TPG, halka arz için JP Morgan, Goldman Sachs, Credit Suisse ve Bank of America Merrill Lynch’i yetkilendirmişti. TPG'nin halka arzda yurtiçi konsorsiyum lideri olarak Garanti Yatırım ile el sıkıştığı öğrenildi. Konsorsiyumda iki büyük yerli bankanın daha yer aldığı gelen bilgiler arasında.
Halka arzın tarihi hakkında herhangi bir açıklama yapılmazken, Mey İçki tarafından Reuters'a yapılan açıklamada, "Mey, olası bir halka arzla bağlantılı olarak, normal düzenleyici sürecin bir parçasını oluşturacak şekilde İMKB'ye başvuruda bulunmuştur. Konuyla ilgili yeni bilgileri gerekli oldukça paylaşıyor olacağız" denildi. Mey İçki'nin yüzde 90'ı TPG’ye, kalan yüzde 10 hissesi ise yine özel yatırım fonu olan Aktera'ya ait bulunuyor.

"HALKA ARZ SONRASI ÇIKARIZ"
TPG’nin Mey İçki'yi satın aldığı 2006 yılında Fonun Avrupa Yatırımlarından Sorumlu Ortağı Stephen Peel, satın aldıkları şirketi genelde 10 yıl gibi bir sürede sattıklarını açıklamıştı. Peel, 5 yıl önce yaptığı açıklamada yakın gelecekte halka açılmayı düşünmediklerini belirterek "Mey’in borsaya açılması çok uzun zaman almayacak ama görülebilir gelecek için bir tarih veremem. Biz genellikle bir şirkette 10 yıl kadar kalırız. Şirketten çıkmaya karar verdiğimizde de genellikle halka arzın ardından çıkarız. Ama Mey için daha yapılacak çok şey var" demişti. 

16 Ocak 2011 Pazar

Borsa yeni arzları kaldırabilecek mi?

Piyasanın yeni halka arzları kaldırabilmesi için piyasadaki canlılığın korunması ve yabancıların da ilgi göstermesi gerekiyor.


SPK Başkanı Vedat Akgiray ve İMKB Başkanı Hüseyin Erkan’ın ortak çabası ile halka arz konusunda 2010 yılında bir seferberlik başlatıldı. SPK ve İMKB firmalara halka arzın olumlu yanlarını göstererek piyasanın daha da katılımcı bir yapıya dönmesi için uğraş veriyor. Bu çaba 2010’da semeresini verdi. Aynı çabanın devam edeceği görülüyor. Kamu ve özel firmalar İMKB’de kaynak arayışı içinde. SPK Başkanı, KOBİ’ler hatta küçük firmaların bir araya gelerek halka arz yapabileceklerini ve yeni piyasaların açılacağını söylüyor. Küçük firmaların halka arzı gündeme gelince seçicilik de ister istemez bir kat daha artacak demektir.




Firmaya prestij sağlıyor

Öte yandan ortaklık yapısı bilinen ve Türkiye’nin ilk 50 hatta 20’si içinde olup da halen halka açık olmayan firmalar var. Küçüklerin yanı sıra bu şirketlerin de halka açılmasının teşvik edilmesi yatırımcıların piyasaya bakışını değiştirecektir.

Halka açılma bir firmaya kaynak sağlamanın yanı sıra prestij ve tanınırlığını da artırmakta. Büyük firmaların yanı sıra Türkiye’nin ilk 100 veya 200-300 firması içinde yer alıp da çok göz önünde olmayan değerli şirketler var. Bu şirketlerin İMKB’ye gelmesi demek firma değerlendirmelerinde ‘seçicilik’ ve ‘uzmanlık’ faktörlerin öne çıkacağı bir süreç anlamına gelmekte.

2001 krizinde mağdur olan binlerce yatırımcı küstü. Uzun bir zaman geçmesine rağmen bu yaralar sarılmadı ve yatırımcı sayısı da hâlâ 2000’deki sayıya ulaşamadı. Yatırımcının ilgi göstermesi şirketlerin büyüklüğü ve  yönetimindeki ciddiyetle doğrudan bağlantılı. Krizlerde sarsılan ve hatta batan şirketler oldu. Ama bilenen tanınan büyük şirketler kadar, ciddi yönetim anlayışına sahip firmalar yollarına devam etmeyi başardı.



Yabancı ilgisi düşmemeli

Yatırımcı açısından bakıldığında ilk akla gelen soru yeni halka arzları piyasanın kaldırıp kaldıramayacağı meselesi. Bunun için piyasanın canlılığını korumasının yanı sıra yabancıların da piyasaya ve yeni halka arzlara ilgisinin düşmemesi gerekiyor. Yabancının şimdiye kadar ki tavrı daha çok büyük ve ortaklık yapısı güven veren firmaları tercih ettikleri yönünde. Aynı ilginin küçük şirketlerin halka arzında da olup olmayacağını zaman gösterecek.



Sıcak para da etkiler

Piyasanın içinde bulunduğu süreç de çok önemli. Sıcak para hareketinin zayıflaması halinde halka arzlara olan talebin bu durumdan etkilenmemesi düşünülemez. Piyasanın canlı dönemlerinde halka arzlar da canlılık kazanıyor. Talep varsa hisse satılır. Borsacı deyimi ile “mal alıcıya verilir”. Özetlemek gerekirse, halka arz için sadece uygun fiyattan halka arz yeterli değil piyasa şartlarının da uygun olması gerekir. SPK ve İMKB’nin bu konudaki tavrı açıkça belli olduğuna göre bir süre daha halka arzları izleyeceğiz.

ALIM KARARINDA FİYAT VE PİYASA DEĞERİNE BAKILMALI

Dünya 2008’de başlayan krizin etkilerinden henüz sıyrılmış değil. Bu çekinceleri koymakla birlikte gelişmiş ülke borsalarında irili ufaklı çok sayıda firmanın işlem gördüğü biliniyor. İMKB son 10 yılda çok yol katetti. Bir çok yeni piyasa açılırken işlem derinliği arttı.

Bu tür girişimlerin piyasalara katkısı çok önemli. Ama vurgu yaptığımız gibi bunun ardından gelen uzmanlık ve seçiciliğin ön plana çıkması olacaktır. Halka arz olunan her firmanın hissesi alınmayacağı gibi alım yönünde karar verilse bile hangi fiyattan hangi piyasa değerinden alınacağı da çok önemli.

Alıp zarar etmek yerine doğru ve iskontolu fiyatlardan ve geleceği olan firmaları tercih etmek esas olacaktır. Bu durumda aracı kurumların araştırma ve kurumsal finansman bölümlerine daha çok iş düşecek.

Firmanın temel verileri ve bilançoları değerlendirmeye tabi tutulmalı. Piyasa ve sektör ortalamalarına göre değeri ve finansal oranlarının nasıl olduğu önemli olacak. Bazı halka arzdan yatırımcı kazanç sağlasa da bazı halka arzlarda zarar etti.

Hangi hisse, hangi piyasa değeri veya hangi fiyattan alınacak? Bu en çok üzerinde durulması gereken kriter olacak.

Kiler borsaya giriyor


Kiler Holding Perakende Grubu Başkanı Ümit Kiler, “Türkiye’nin tamamında olduktan sonra, inşallah, yurtdışına da açılmayı planlıyoruz” dedi.
Kiler Alışveriş’in, halka arz süreci ve 2011 öngörülerinin aktarıldığı toplantıda konuşan Ümit Kiler, son 10-11 gündür Avrupa’nın bazı ülkelerinde roadshow toplantıları yaptıklarını, bu ülkelerden Türkiye’ye bakma fırsatı bulduğunu, ülkesiyle gurur duyduğunu ifade etti.
Kiler, “Bütün yatırım kuruluşları ve analistler, Türkiye hakkında çok pozitif. Türkiye’nin yatırım yapılabilir bir ülke olduğu konusunda hemfikirler. Yatırımcılar Türkiye’ye bildiklerini, bize ‘şirketinizi anlatın’ dediler. Ayağımın tozuyla bu toplantıya katıldım. Son 10 günde gitmiş olduğumuz ülkelerde gözlemlediğimiz şey; Türkiye’ye ve Türkiye’deki perakende sektörüne yoğun bir ilgi var. Markamız yurt dışındaki yatırımcılar tarafından çok iyi biliniyor. Roadshow’a dahi gitmediğimiz Uzakdoğulu yatırımcılardan taleplerin gelmesi bizi sevindirdi” şeklinde konuştu.
Organize perakendenin toplam perakendeden aldığı payın halen Avrupa standartlarının çok altında bulunduğunu, Türkiye’de yüzde 46′lara ulaşan organize perakendenin büyüklüğünün özellikle Avrupa ülkelerindeki yüzde 70-75′lik orana kıyasla hala ufak göründüğünü, bunun aynı zamanda önlerinde çok ciddi bir büyüme potansiyeli olduğunu gösterdiğini kaydeden Kiler, pazarın en fazla büyüyen segmentinin süpermarketler olduğunu söyledi.
Özellikle organize perakendenin içindeki süpermarket segmentinde 2. büyük zincir perakende olan Kiler Perakende Grubu’nun bu hızlı büyümeye katkı sağladıklarını ifade eden Kiler, Kiler Alışveriş’in Kiler ailesinin ilk halka arzı olduğunu, 3 kardeşin 20 metrekarelik bir bakkal dükkanından yola çıktığını ve bugün 26 ilde 173 mağazaya ulaştıklarını kaydetti.
Kiler, şimdiye kadar yatırımlarını özkaynaklarıyla yaptıklarını dile getirerek, “Bizi var eden tüketicilerimizle birlikte büyüyelim. Kiler’i beraber büyütelim. Onları Kiler’e ortak edelim. Bu halka arzla en geniş kitlelere ulaşmak istiyoruz. Tüketicilerimiz ‘ne zaman halka açılıyorsunuz, biz de Kiler’e ortak olacağız’ diye istekle bekliyorlar” dedi.
“AİLE OLARAK PERAKENDE SEKTÖRÜNÜ ÇOK SEVİYORUZ”
Ümit Kiler, aile olarak perakende sektörünü çok sevdiklerini ifade ederken, bir soru üzerine, halka arzda yüzde 15 satış oranının yüzde 10′unu sermaye artışı olarak şirketin kasasına gireceğini bildirdi. Kiler, “Geri kalan yüzde 5′i ise holding kendi hissesinden satıyor. Geçmiş dönemlerde holding ve Kiler Alışveriş arasında birkaç şirketin bölünmesinden kaynaklı bir alacak durumu vardı. Dolayısıyla holding sattığı hissenin karşılığında gelen parayı Kiler A.Ş’ye borcu olan parayı ödüyor. Toplam halka arz gelirinin yüzde 90′ının üzerinde bir rakam şirketin kasasına girmiş oluyor. Bunun tamamını da büyümede kullanmayı planlıyoruz” dedi.
Roadshow sırasında yatırım bankaları ve fonlarını ziyaret ettiklerini, yabancı olan bu fonların Türkiye’de yatırım yapmayı düşündüğünü, kurumsal yatırımcıyla görüştüklerini anlatan Kiler, 2010 yılında KDV hariç, yaklaşık 596 milyon veya 600 milyon TL’ye yakın bir cironun söz konusu olduğunu, nihai ciroyu ise açıklandıktan sonra duyurabileceklerini bildirdi.
Şu anki hedeflerinde yurt dışında mağaza hedefi bulunmadığını belirten Kiler, “Öncelikle Türkiye’de bulunmadığımız bölgelerde var olmak istiyoruz. Daha sonra Türkiye’nin tamamında olduktan sonra, inşallah, yurtdışına da açılmayı planlıyoruz. Ama bunlar daha çok uzun vadeli iş planları… Nüfusu 50 binin üzerindeki yerleşim bölgelerinin tamamında olma gibi uzun vadeli hedefimiz var” diye konuştu.




“ÖNÜMÜZDEKİ 1-2 YIL, BİZİM İÇİN ÇOK HIZLI BÜYÜME YILLARI OLACAK”
Şu anda pazar paylarının yüzde 3,5 olduğunu ve süpermarket segmentinde 2. sırada bulunduklarını belirten Kiler, söz konusu büyüme hedeflerini gerçekleştirmeleri halinde hem pazar payının hem de sıralamanın değişeceğini düşündüklerini, önümüzdeki 1-2 yılın kendileri için çok hızlı büyüme yılları olacağını söyledi.
Ümit Kiler, “Bundan sonraki büyüme süreciniz organik mi, inorganik mi olacak? Kiler pazarda büyüme açısından bir avcı mı, av mı olacaksınız?” sorularını, şöyle yanıtladı:
“Her ikisi de olmayacak. Kiler, her iki büyüme modelini de çok iyi yapabilen bir şirket. İlk satın almada 40 mağazamız varken, 49 mağazalı bir grubu satın almıştık. Bizim için yeni bir bölgeye girdiğimiz zaman öncelikle o bölgedeki bir zinciri satın alarak o bölgeye girme arzusundayız. Bunun iki tane nedeni var. Biri, girmiş olduğumuz bölgede çok hızlı bir şekilde girip ve çok seri bir şekilde tüketiciyle orada buluşmak… İkinci nedeni ise oradaki bir rakibi ekarte etmek… Bundan dolayı öncelikle yeni girdiğimiz bölgede satın alma yapmak istiyoruz, satın alma olmazsa da rahatlıkla organik olarak büyüme kabiliyetimiz de var.”
Kiler, Oyak Yatırım ile yaptıkları ilk toplantıda “Kiler ailesinin halka arz edilecek ilk şirketi, bizim satmayı düşündüğümüz oran yüzde 10, bizim için hiçbir değeri yok. Çıkaracağınız rakam öyle bir rakam olsun ki Kiler’in halka arzına iştirak eden yatırımcının yüzünü güldürsün. Fiyatı siz belirleyin” dediğini, sözlerinin arkasında durduklarını söyledi.
ORGANİK VE İNORGANİK BÜYÜMEYE DEVAM
Kiler Alışveriş Genel Müdürü Nihat Özdemir de halka arz için 3 yıldır gerek sahada gerekse merkezde çalıştıklarını belirterek, “2010 yılı hedeflerimizi hayata geçirme açısından olumlu geçti. Tüm yapısal ve üretim süreçlerimizi halka arza hazır hale getirecek şekilde yapılandırdık” dedi.
Özdemir, 2011 yılında öncelikli hedeflerinin bulundukları illerde yaygınlaşmak, ardından daha önce yer almadıkları bölgelerde ve illerde mağaza açmak olduğunu, planlarında ilk olarak Doğu ve Güney Doğu Anadolu, Karadeniz ve Ege bölgeleri bulunduğunu, bu bölgelere güçlü girebilmek için de gıda perakendesinin en önemli ihtiyacı olan lojistik merkezlerini de devreye sokacaklarını bildirdi.
Perakende sektörünün 2010 yılını “mutlu” geçirdiğini, gıda perakendeciliğinin “güzel” gelişmelere sahne olduğunu ifade eden Özdemir, Kiler Alışveriş olarak hem organik hem de inorganik büyümelerini sürdürdüklerini, bunun bundan sonraki süreçte de devam edeceğini söyledi.
Kısa bir süre sonra 27 kentte 180 mağazaya ulaşacaklarını bildiren Özdemir, Diyarbakır’daki lojistik üssüyle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne yayılmayı, Uşak’taki lojistik üssüyle de Uşak ve çevresindeki alana hizmet vereceklerini söyledi.
Oyak Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Tayfun Oral yatırımcı için perakendenin bütün sektörlerden daha heyecan verici olduğunu ifade etti.
Verilen bilgiye göre, 2010 eylül itibariyle 12,5 milyon TL net kara sahip olan Kiler Alışveriş’in faaliyet karı ise 25,9 milyon lira. Aktif büyüklüğü 569,9 milyon lira olan Kiler Alışveriş’in öz kaynakları ise 155,7 milyon lira oldu.

Ratings and Recommendations by outbrain