Sık sık ismi manipülasyonlarla anılan Makina Takım hisseleri yeniden yükseliyor.
Borsanın en hareketli hisseleri arasında yer alan ve sık sık
olağandışı fiyat ve miktar hareketlerine sahne olan Makina Takım
hisseleri yüzde 7 prim yaparak 1.47 liraya ulaştı. Hisselerdeki
yükselişin en önemli nedeni olarak şirketin bilançoları gösteriliyor.
Şirket, konsolide bilançosunda 4.4 milyon lira olan zararını 10.8
milyon liraya yükseltti. İlk çeyrekle ilgili olumlu beklentilerin
hissedeki yükselişte etkili olduğu belirtiliyor. Ancak hissede sık sık
manipülatif hareketlerin yaşandığı da unutulmamalı!
BORSADAN PARA KAZANMA YOLLARI, HISSE SENEDI HAREKETLERI, VOB NEDIR, NASIL YATIRIM YAPILIR, VARANT NASIL KAZANDIRIR, BORSADA PARA KAZANMA TIYOLARI,HANKI HISSE KAC PARA, GAYRI MENKUL GYO YATIRIM ICIN HANKI SIRKET, HABERLER,TAVSIYELER VE DAHA FAZLASI ICIN TAKIPTE KALIN
14 Mayıs 2012 Pazartesi
3 Mayıs 2012 Perşembe
Galatasaray'ın kasasına 280 milyon TL girecek
Galatasaray yönetimi dün bedelli sermaye artırımına (yüzde 400) gitme
kararı alarak kasasına 280 milyon TL koyacak bir karara imza attı.
Cimbom'un 2.7 milyon TL olan çıkarılmış sermayesi, 13.9 milyon TL'ye
çıkacak. Mevcut ortakların rüçhan haklarının nominal değeri 1 TL olan
hisse için 25 TL karşılığında kullandırılacak. Yani elinde bir GS
hissesi olan 100 lira ödemek zorunda kalacak. Normalde bedelli sermaye
artırımlarında 1 TL nominal hisse için 1 TL isteniyor. Galatasaray 1
hisse için ortaklarından 25 TL isteyecek. Böylece Galatasaray'ın
kasasına 280 milyon TL girecek. Galatasaray daha önce tepki gören
yüzde 9.900'lük bedelli sermaye artırımına gitmesi halinde de kasasına
yaklaşık aynı parayı koymuş olacaktı.
Galatasaray yönetimi kayıtlı sermaye sistemine geçiş ile adeta hokus
pokus yapmış oldu. Galatasaray hisselerinin dünkü kapanış fiyatının
217 TL olduğu düşünüldüğünde bedelli artırımı sonrasında hisselerin
borsada 63 TL civarında oluşması bekleniyor.
kararı alarak kasasına 280 milyon TL koyacak bir karara imza attı.
Cimbom'un 2.7 milyon TL olan çıkarılmış sermayesi, 13.9 milyon TL'ye
çıkacak. Mevcut ortakların rüçhan haklarının nominal değeri 1 TL olan
hisse için 25 TL karşılığında kullandırılacak. Yani elinde bir GS
hissesi olan 100 lira ödemek zorunda kalacak. Normalde bedelli sermaye
artırımlarında 1 TL nominal hisse için 1 TL isteniyor. Galatasaray 1
hisse için ortaklarından 25 TL isteyecek. Böylece Galatasaray'ın
kasasına 280 milyon TL girecek. Galatasaray daha önce tepki gören
yüzde 9.900'lük bedelli sermaye artırımına gitmesi halinde de kasasına
yaklaşık aynı parayı koymuş olacaktı.
Galatasaray yönetimi kayıtlı sermaye sistemine geçiş ile adeta hokus
pokus yapmış oldu. Galatasaray hisselerinin dünkü kapanış fiyatının
217 TL olduğu düşünüldüğünde bedelli artırımı sonrasında hisselerin
borsada 63 TL civarında oluşması bekleniyor.
2 Mayıs 2012 Çarşamba
Bedelsiz beklerken bedelli asker olmayın!
http://www.haberturk.com/blog/baris-erkaya
Borsanın bazı muammaları vardır. Sihrini kimsenin çözemediği, asla ve
asla yıllardır anlam veremediği... Ben bu mesleğe başladığımdan beri
de aynı terane döner durur. Bir hisse senedi bir anda kanatsız uçuşa
geçer, sorarsınız bir bilenine "hayırdır" diye. "Bedelsiz beklentisi"
yanıtını aldınız mı ambale olmaya hazır olmanız gereken bir soru
işareti beliriverir kafanızda.
Bedelsiz beklentisi ne demek yahu? Şirketi bedelsiz mi verecekler
ortaklarına? Onun için mi kapış kapış gidiyor hisse senedi? Yok artık,
elbette değil...
Ne peki?
Şirketler yıllar boyunca bazı yedek sermayeleri ve dağıtmadıkları
kârları özsermayelerinin altında fakat ödenmiş yani nakit
sermayelerine ilave etmeden taşır dururlar. Orada yıllarca biriken
kaynaklar öyle bir boyuta ulaşır ki şirketin sermayesi burada biriken
varlıkların yanında devede kulak kalıverir.
Örneğin bir şirketin sermayesi yıllardır doğru düzgün artırılmadığı
için 1-2 milyon liradır. Fakat yedek sermaye kalemlerinde biriken para
10 milyon liraları bulur hatta geçer. Bu yüzden 1-2 milyon lira
sermayeli şirketin özsermayesi ulaşır 14-15 milyon liraya.
Ödenmiş sermayesi bir türlü artmadığı yani piyasadaki hisse sayısı da
artırılmadığı için derinlik dizboyunu geçmez bu hisse senetlerinde ve
tek bir hisse senedinin fiyatı bile fezaya ulaşır. 300-500 liralardan
işlem yapan hisse senedinden öyle yüzlerce binlerce adet almak için
büyük paralar gerekir ki çoğu zaman da o kadar hisseyi toplasanız
zaten şirketi ele geçirirsiniz.
Bugünlerde işte bu türden hisse senetleri bir uzay turuna çıktı. Hisse
fiyatları 2-3 katına yükselmeye başladı. Durdurabilene de aşkolsun.
Peki nedir bu hisseleri roketleyen sebep? Aynı cevap yine: Bedelsiz
beklentisi...
Fakat bu defakinin çünküsü de var. Yeni TTK, şirketleri sermaye
yedeklerinin hissedarlarına dağıtılmasına ya da teknik tanımıyla
ödenmiş sermayelerine ilave etmesine zorluyor. Bu da özellikle
yıllardır yedek sermaye ve kâr biriktiren ve dağıtmayan şirketlerde
yine bir bedelsiz fırtınası oluşmasına sebep oldu.
Hisse fiyatları yükselişe geçti.
Fakat sıkı durun biraz: Bu yükselişlerin reel hiçbir mantığı yok. Evet
doğru duydunuz, bedelsiz hisse verecek olan bir şirketin bir hissedara
aslında reel hiçbir faydası olamaz. Sonuçta şirketin ödenmiş sermayesi
artar, hissedara yüzde 100 bedelsiz mi verecek, fiyatı da aynı oranda
düşer. Yani bir hissedarın elinde daha önce 100 hisse varsa, hisse
sayısı 200'e çıkar. Fiyatı 100 lira mıydı? O da 50 liraya düşer.
Sonuç? Sıfıra sıfır elde var sıfır.
Ha, ne olur? Hisse sayısı artan şirketin borsadaki derinliği artar.
Daha fazla adetteki hissesi işlem görmeye başlar. 100 lirası olmayan
kişilerin alamadığı hisseler artık 50 lirası olanların da ilgi alanına
girmeye başlar. Daha fazla hissedarın radar ekranına girer.
Fakat spekülasyon ve bazen de manipülasyon bu türden psikolojik
fırsatların kaçınılmazıdır. Yıllardır bölünen bir hisse senedinin
bölündükten sonra bölünmeden önceki fiyatına geri getirileceği yönünde
bir beklenti yayılarak pazar oluşturur spekülatörler.
Bazen olur bu, bazense bu söylenti yayıldığı ve küçük yatırımcı buna
kanarak hisseye yapıştığı anda elinde patlar hisse ve büyük bir zarar
rallisi başlayıverir.
Bedelli sermaye artırımının bir mantığı vardır. Şirket mevcut
ortaklarına başvurarak der ki; bana para verin. Bu çağrıya kulak
vermeyen, elindeki hisse oranı azaldığı için nispi bir zarar eder.
Katılan ise katılmayanların oranını da aldığı için kârlı çıkar. Şirket
dışarıdan taptaze bir kaynak yaratarak ilave sermayeyle daha güçlü
yoluna devam eder.
Halbuki bedelsizde böyle bir durum da yoktur. Bedelsiz hisse diye
sermayeye eklenecek olan varlık zaten şirketin bünyesindedir normalde
de, sadece yeri değişir ve ödenmiş sermayenin içinde görünür hale
gelir.
İşte bugünlerde bir çılgınlık haline gelmiş olan bu türden hisse
hareketlerine çok ama çok dikkat etmek gerekir. Bedelsiz diye
heyecanlanırken hisse senedindeki ömrünüz bir anda bedelli askerlik
ızdırabına dönebilir. Aman dikkat!
kaynak:http://www.haberturk.com/haber/haber/738496-aman-ha-bedelsiz-beklerken-bedelli-asker-olmayin
Borsanın bazı muammaları vardır. Sihrini kimsenin çözemediği, asla ve
asla yıllardır anlam veremediği... Ben bu mesleğe başladığımdan beri
de aynı terane döner durur. Bir hisse senedi bir anda kanatsız uçuşa
geçer, sorarsınız bir bilenine "hayırdır" diye. "Bedelsiz beklentisi"
yanıtını aldınız mı ambale olmaya hazır olmanız gereken bir soru
işareti beliriverir kafanızda.
Bedelsiz beklentisi ne demek yahu? Şirketi bedelsiz mi verecekler
ortaklarına? Onun için mi kapış kapış gidiyor hisse senedi? Yok artık,
elbette değil...
Ne peki?
Şirketler yıllar boyunca bazı yedek sermayeleri ve dağıtmadıkları
kârları özsermayelerinin altında fakat ödenmiş yani nakit
sermayelerine ilave etmeden taşır dururlar. Orada yıllarca biriken
kaynaklar öyle bir boyuta ulaşır ki şirketin sermayesi burada biriken
varlıkların yanında devede kulak kalıverir.
Örneğin bir şirketin sermayesi yıllardır doğru düzgün artırılmadığı
için 1-2 milyon liradır. Fakat yedek sermaye kalemlerinde biriken para
10 milyon liraları bulur hatta geçer. Bu yüzden 1-2 milyon lira
sermayeli şirketin özsermayesi ulaşır 14-15 milyon liraya.
Ödenmiş sermayesi bir türlü artmadığı yani piyasadaki hisse sayısı da
artırılmadığı için derinlik dizboyunu geçmez bu hisse senetlerinde ve
tek bir hisse senedinin fiyatı bile fezaya ulaşır. 300-500 liralardan
işlem yapan hisse senedinden öyle yüzlerce binlerce adet almak için
büyük paralar gerekir ki çoğu zaman da o kadar hisseyi toplasanız
zaten şirketi ele geçirirsiniz.
Bugünlerde işte bu türden hisse senetleri bir uzay turuna çıktı. Hisse
fiyatları 2-3 katına yükselmeye başladı. Durdurabilene de aşkolsun.
Peki nedir bu hisseleri roketleyen sebep? Aynı cevap yine: Bedelsiz
beklentisi...
Fakat bu defakinin çünküsü de var. Yeni TTK, şirketleri sermaye
yedeklerinin hissedarlarına dağıtılmasına ya da teknik tanımıyla
ödenmiş sermayelerine ilave etmesine zorluyor. Bu da özellikle
yıllardır yedek sermaye ve kâr biriktiren ve dağıtmayan şirketlerde
yine bir bedelsiz fırtınası oluşmasına sebep oldu.
Hisse fiyatları yükselişe geçti.
Fakat sıkı durun biraz: Bu yükselişlerin reel hiçbir mantığı yok. Evet
doğru duydunuz, bedelsiz hisse verecek olan bir şirketin bir hissedara
aslında reel hiçbir faydası olamaz. Sonuçta şirketin ödenmiş sermayesi
artar, hissedara yüzde 100 bedelsiz mi verecek, fiyatı da aynı oranda
düşer. Yani bir hissedarın elinde daha önce 100 hisse varsa, hisse
sayısı 200'e çıkar. Fiyatı 100 lira mıydı? O da 50 liraya düşer.
Sonuç? Sıfıra sıfır elde var sıfır.
Ha, ne olur? Hisse sayısı artan şirketin borsadaki derinliği artar.
Daha fazla adetteki hissesi işlem görmeye başlar. 100 lirası olmayan
kişilerin alamadığı hisseler artık 50 lirası olanların da ilgi alanına
girmeye başlar. Daha fazla hissedarın radar ekranına girer.
Fakat spekülasyon ve bazen de manipülasyon bu türden psikolojik
fırsatların kaçınılmazıdır. Yıllardır bölünen bir hisse senedinin
bölündükten sonra bölünmeden önceki fiyatına geri getirileceği yönünde
bir beklenti yayılarak pazar oluşturur spekülatörler.
Bazen olur bu, bazense bu söylenti yayıldığı ve küçük yatırımcı buna
kanarak hisseye yapıştığı anda elinde patlar hisse ve büyük bir zarar
rallisi başlayıverir.
Bedelli sermaye artırımının bir mantığı vardır. Şirket mevcut
ortaklarına başvurarak der ki; bana para verin. Bu çağrıya kulak
vermeyen, elindeki hisse oranı azaldığı için nispi bir zarar eder.
Katılan ise katılmayanların oranını da aldığı için kârlı çıkar. Şirket
dışarıdan taptaze bir kaynak yaratarak ilave sermayeyle daha güçlü
yoluna devam eder.
Halbuki bedelsizde böyle bir durum da yoktur. Bedelsiz hisse diye
sermayeye eklenecek olan varlık zaten şirketin bünyesindedir normalde
de, sadece yeri değişir ve ödenmiş sermayenin içinde görünür hale
gelir.
İşte bugünlerde bir çılgınlık haline gelmiş olan bu türden hisse
hareketlerine çok ama çok dikkat etmek gerekir. Bedelsiz diye
heyecanlanırken hisse senedindeki ömrünüz bir anda bedelli askerlik
ızdırabına dönebilir. Aman dikkat!
kaynak:http://www.haberturk.com/haber/haber/738496-aman-ha-bedelsiz-beklerken-bedelli-asker-olmayin
1 Mayıs 2012 Salı
Bedelsiz beklerken bedelli asker olmayın!
http://www.haberturk.com/blog/baris-erkaya
Borsanın bazı muammaları vardır. Sihrini kimsenin çözemediği, asla ve
asla yıllardır anlam veremediği... Ben bu mesleğe başladığımdan beri
de aynı terane döner durur. Bir hisse senedi bir anda kanatsız uçuşa
geçer, sorarsınız bir bilenine "hayırdır" diye. "Bedelsiz beklentisi"
yanıtını aldınız mı ambale olmaya hazır olmanız gereken bir soru
işareti beliriverir kafanızda.
Bedelsiz beklentisi ne demek yahu? Şirketi bedelsiz mi verecekler
ortaklarına? Onun için mi kapış kapış gidiyor hisse senedi? Yok artık,
elbette değil...
Ne peki?
Şirketler yıllar boyunca bazı yedek sermayeleri ve dağıtmadıkları
kârları özsermayelerinin altında fakat ödenmiş yani nakit
sermayelerine ilave etmeden taşır dururlar. Orada yıllarca biriken
kaynaklar öyle bir boyuta ulaşır ki şirketin sermayesi burada biriken
varlıkların yanında devede kulak kalıverir.
Örneğin bir şirketin sermayesi yıllardır doğru düzgün artırılmadığı
için 1-2 milyon liradır. Fakat yedek sermaye kalemlerinde biriken para
10 milyon liraları bulur hatta geçer. Bu yüzden 1-2 milyon lira
sermayeli şirketin özsermayesi ulaşır 14-15 milyon liraya.
Ödenmiş sermayesi bir türlü artmadığı yani piyasadaki hisse sayısı da
artırılmadığı için derinlik dizboyunu geçmez bu hisse senetlerinde ve
tek bir hisse senedinin fiyatı bile fezaya ulaşır. 300-500 liralardan
işlem yapan hisse senedinden öyle yüzlerce binlerce adet almak için
büyük paralar gerekir ki çoğu zaman da o kadar hisseyi toplasanız
zaten şirketi ele geçirirsiniz.
Bugünlerde işte bu türden hisse senetleri bir uzay turuna çıktı. Hisse
fiyatları 2-3 katına yükselmeye başladı. Durdurabilene de aşkolsun.
Peki nedir bu hisseleri roketleyen sebep? Aynı cevap yine: Bedelsiz
beklentisi...
Fakat bu defakinin çünküsü de var. Yeni TTK, şirketleri sermaye
yedeklerinin hissedarlarına dağıtılmasına ya da teknik tanımıyla
ödenmiş sermayelerine ilave etmesine zorluyor. Bu da özellikle
yıllardır yedek sermaye ve kâr biriktiren ve dağıtmayan şirketlerde
yine bir bedelsiz fırtınası oluşmasına sebep oldu.
Hisse fiyatları yükselişe geçti.
Fakat sıkı durun biraz: Bu yükselişlerin reel hiçbir mantığı yok. Evet
doğru duydunuz, bedelsiz hisse verecek olan bir şirketin bir hissedara
aslında reel hiçbir faydası olamaz. Sonuçta şirketin ödenmiş sermayesi
artar, hissedara yüzde 100 bedelsiz mi verecek, fiyatı da aynı oranda
düşer. Yani bir hissedarın elinde daha önce 100 hisse varsa, hisse
sayısı 200'e çıkar. Fiyatı 100 lira mıydı? O da 50 liraya düşer.
Sonuç? Sıfıra sıfır elde var sıfır.
Ha, ne olur? Hisse sayısı artan şirketin borsadaki derinliği artar.
Daha fazla adetteki hissesi işlem görmeye başlar. 100 lirası olmayan
kişilerin alamadığı hisseler artık 50 lirası olanların da ilgi alanına
girmeye başlar. Daha fazla hissedarın radar ekranına girer.
Fakat spekülasyon ve bazen de manipülasyon bu türden psikolojik
fırsatların kaçınılmazıdır. Yıllardır bölünen bir hisse senedinin
bölündükten sonra bölünmeden önceki fiyatına geri getirileceği yönünde
bir beklenti yayılarak pazar oluşturur spekülatörler.
Bazen olur bu, bazense bu söylenti yayıldığı ve küçük yatırımcı buna
kanarak hisseye yapıştığı anda elinde patlar hisse ve büyük bir zarar
rallisi başlayıverir.
Bedelli sermaye artırımının bir mantığı vardır. Şirket mevcut
ortaklarına başvurarak der ki; bana para verin. Bu çağrıya kulak
vermeyen, elindeki hisse oranı azaldığı için nispi bir zarar eder.
Katılan ise katılmayanların oranını da aldığı için kârlı çıkar. Şirket
dışarıdan taptaze bir kaynak yaratarak ilave sermayeyle daha güçlü
yoluna devam eder.
Halbuki bedelsizde böyle bir durum da yoktur. Bedelsiz hisse diye
sermayeye eklenecek olan varlık zaten şirketin bünyesindedir normalde
de, sadece yeri değişir ve ödenmiş sermayenin içinde görünür hale
gelir.
İşte bugünlerde bir çılgınlık haline gelmiş olan bu türden hisse
hareketlerine çok ama çok dikkat etmek gerekir. Bedelsiz diye
heyecanlanırken hisse senedindeki ömrünüz bir anda bedelli askerlik
ızdırabına dönebilir. Aman dikkat!
Kaynak:http://www.haberturk.com/haber/haber/738496-aman-ha-bedelsiz-beklerken-bedelli-asker-olmayin
Borsanın bazı muammaları vardır. Sihrini kimsenin çözemediği, asla ve
asla yıllardır anlam veremediği... Ben bu mesleğe başladığımdan beri
de aynı terane döner durur. Bir hisse senedi bir anda kanatsız uçuşa
geçer, sorarsınız bir bilenine "hayırdır" diye. "Bedelsiz beklentisi"
yanıtını aldınız mı ambale olmaya hazır olmanız gereken bir soru
işareti beliriverir kafanızda.
Bedelsiz beklentisi ne demek yahu? Şirketi bedelsiz mi verecekler
ortaklarına? Onun için mi kapış kapış gidiyor hisse senedi? Yok artık,
elbette değil...
Ne peki?
Şirketler yıllar boyunca bazı yedek sermayeleri ve dağıtmadıkları
kârları özsermayelerinin altında fakat ödenmiş yani nakit
sermayelerine ilave etmeden taşır dururlar. Orada yıllarca biriken
kaynaklar öyle bir boyuta ulaşır ki şirketin sermayesi burada biriken
varlıkların yanında devede kulak kalıverir.
Örneğin bir şirketin sermayesi yıllardır doğru düzgün artırılmadığı
için 1-2 milyon liradır. Fakat yedek sermaye kalemlerinde biriken para
10 milyon liraları bulur hatta geçer. Bu yüzden 1-2 milyon lira
sermayeli şirketin özsermayesi ulaşır 14-15 milyon liraya.
Ödenmiş sermayesi bir türlü artmadığı yani piyasadaki hisse sayısı da
artırılmadığı için derinlik dizboyunu geçmez bu hisse senetlerinde ve
tek bir hisse senedinin fiyatı bile fezaya ulaşır. 300-500 liralardan
işlem yapan hisse senedinden öyle yüzlerce binlerce adet almak için
büyük paralar gerekir ki çoğu zaman da o kadar hisseyi toplasanız
zaten şirketi ele geçirirsiniz.
Bugünlerde işte bu türden hisse senetleri bir uzay turuna çıktı. Hisse
fiyatları 2-3 katına yükselmeye başladı. Durdurabilene de aşkolsun.
Peki nedir bu hisseleri roketleyen sebep? Aynı cevap yine: Bedelsiz
beklentisi...
Fakat bu defakinin çünküsü de var. Yeni TTK, şirketleri sermaye
yedeklerinin hissedarlarına dağıtılmasına ya da teknik tanımıyla
ödenmiş sermayelerine ilave etmesine zorluyor. Bu da özellikle
yıllardır yedek sermaye ve kâr biriktiren ve dağıtmayan şirketlerde
yine bir bedelsiz fırtınası oluşmasına sebep oldu.
Hisse fiyatları yükselişe geçti.
Fakat sıkı durun biraz: Bu yükselişlerin reel hiçbir mantığı yok. Evet
doğru duydunuz, bedelsiz hisse verecek olan bir şirketin bir hissedara
aslında reel hiçbir faydası olamaz. Sonuçta şirketin ödenmiş sermayesi
artar, hissedara yüzde 100 bedelsiz mi verecek, fiyatı da aynı oranda
düşer. Yani bir hissedarın elinde daha önce 100 hisse varsa, hisse
sayısı 200'e çıkar. Fiyatı 100 lira mıydı? O da 50 liraya düşer.
Sonuç? Sıfıra sıfır elde var sıfır.
Ha, ne olur? Hisse sayısı artan şirketin borsadaki derinliği artar.
Daha fazla adetteki hissesi işlem görmeye başlar. 100 lirası olmayan
kişilerin alamadığı hisseler artık 50 lirası olanların da ilgi alanına
girmeye başlar. Daha fazla hissedarın radar ekranına girer.
Fakat spekülasyon ve bazen de manipülasyon bu türden psikolojik
fırsatların kaçınılmazıdır. Yıllardır bölünen bir hisse senedinin
bölündükten sonra bölünmeden önceki fiyatına geri getirileceği yönünde
bir beklenti yayılarak pazar oluşturur spekülatörler.
Bazen olur bu, bazense bu söylenti yayıldığı ve küçük yatırımcı buna
kanarak hisseye yapıştığı anda elinde patlar hisse ve büyük bir zarar
rallisi başlayıverir.
Bedelli sermaye artırımının bir mantığı vardır. Şirket mevcut
ortaklarına başvurarak der ki; bana para verin. Bu çağrıya kulak
vermeyen, elindeki hisse oranı azaldığı için nispi bir zarar eder.
Katılan ise katılmayanların oranını da aldığı için kârlı çıkar. Şirket
dışarıdan taptaze bir kaynak yaratarak ilave sermayeyle daha güçlü
yoluna devam eder.
Halbuki bedelsizde böyle bir durum da yoktur. Bedelsiz hisse diye
sermayeye eklenecek olan varlık zaten şirketin bünyesindedir normalde
de, sadece yeri değişir ve ödenmiş sermayenin içinde görünür hale
gelir.
İşte bugünlerde bir çılgınlık haline gelmiş olan bu türden hisse
hareketlerine çok ama çok dikkat etmek gerekir. Bedelsiz diye
heyecanlanırken hisse senedindeki ömrünüz bir anda bedelli askerlik
ızdırabına dönebilir. Aman dikkat!
Kaynak:http://www.haberturk.com/haber/haber/738496-aman-ha-bedelsiz-beklerken-bedelli-asker-olmayin
S&P Türkiye'nin kredi notunu revize etti
Kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor's, Türkiye'nin "pozitif"
olan kredi notu görünümünü "durağan" olarak revize etti.
Standart & Poor's Türkiye Bölge Müdürü Zeynep Holmes ve Türkiye Baş
Analisti Eileen X. Zhang'ın değerlendirmelerinde, revize kararının
küresel ekonominin kırılganlığı nedeniyle enerji fiyatları üzerindeki
baskının oluşturduğu risklerden kaynaklandığı vurgulandı.
Revizyon kararına rağmen S&P analisti Zhang, Türkiye'nin makul
borçlanma, mali fleksibilite ve genel olarak etkili para politikasına
sahip olduğunun altını çizdi. Zhang, Türkiye'nin cari açığının tek
başına risk oluşturmadığını, fakat cari açığın finansmanının daha
fazla önem teşkil ettiğini belirtti.
olan kredi notu görünümünü "durağan" olarak revize etti.
Standart & Poor's Türkiye Bölge Müdürü Zeynep Holmes ve Türkiye Baş
Analisti Eileen X. Zhang'ın değerlendirmelerinde, revize kararının
küresel ekonominin kırılganlığı nedeniyle enerji fiyatları üzerindeki
baskının oluşturduğu risklerden kaynaklandığı vurgulandı.
Revizyon kararına rağmen S&P analisti Zhang, Türkiye'nin makul
borçlanma, mali fleksibilite ve genel olarak etkili para politikasına
sahip olduğunun altını çizdi. Zhang, Türkiye'nin cari açığının tek
başına risk oluşturmadığını, fakat cari açığın finansmanının daha
fazla önem teşkil ettiğini belirtti.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)